Polikistik Over Sendromu ilk defa 1935 yılında adet görememe, vücutta tüylenme ve obeziteden oluşan bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Hastalığın toplumda görülme sıklığı % 4-6 arasındadır.

Polikistik Over Sendromu olan hastaların % 80’ninde ultrasonografide yumurtalıklarda büyüme, yumurtalık kapsülünde kalınlaşma ve kapsülün hemen altında birçok (10 taneden fazla) küçük kist görülür. Ancak bu görünümün olması her zaman polikistik over sendromu olduğunu göstermez, çünkü normal kadınların % 23’ünde de ultrasonografide aynı bulgulara rastlanabilir.

Hormon tetkiklerinde LH hormonunda artma gözlenirken, FSH hormonu değişme göstermez veya hafif azalabilir (LH/FSH oranı 3’ün üzerindedir). Ayrıca erkeklik hormonları olarak bilinen testosteron ve androstenodion’da artma görülebilir. Hastaların % 50’sinde DHEAS ve % 20’sinde Prolaktin hormonunda artış gözlenebilir.

Polikistik Over Sendromu olan hastalarda bütün laboratuvar tetkikleri ve ultrasonografi normal olabilir. Hastalığın tanısı daha çok klinik bulgulara dayanmaktadır. Hastada adetlerin seyrek olması veya hiç olmaması ve tüylenme olması tanı için en önemli bulgulardır. Ayrıca hastaların % 60’ında obezite ve yine bazı hastalarda kısırlık görülebilir. Hastaların %30’unda ciltte akantozis nigrikans adı verilen değişiklikler gözlenir. Özellikle obez ve kanda erkeklik hormonu yüksek olan hastalarda bu cilt değişikliklerine daha sık rastlanmaktadır. Adet görememe veya seyrek adet görmenin nedeni bu hastalarda yumurtlamanın gerçekleşmemesi veya seyrek olarak gerçekleşmemesidir.

Polikistik Over Sendromu olan hastalarda diğer önemli bir nokta da insülin direncidir. İnsulin direnci sonuç olarak şeker metabolizmasında bozukluk ve şeker hastalığına eğilimi artırmaktadır. Genel olarak hastaların % 50’sinde insülin direncine rastlanır. Obez hastalarda daha sık görülmektedir. İnsülin direncinin belirlenebilmesi için polikistik over sendromu olan bütün hastalara ağızdan şeker yükleme testi yapılması önerilmektedir. İnsülin direncinin hastalığın bir belirtisi mi veya hastalığın esas nedeni mi olduğu tam olarak bilinmemektedir. Ancak insülin direncini azaltan ilaçlarla yumurtlama fonksiyonunun normale dönmesi insülin direncinin hastalığın belirtilerinin oluşmasında önemli bir rolü olduğunu düşündürmektedir.

Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Stress, obezite, insülin direnci, sinir sistemindeki bazı hormonların salınımındaki bozukuluklar ve genetik faktörlerin rolü üzerinde durulmaktadır.

TEDAVİ YAKLAŞIMI

Kilolu hastalarda sadece kilo kaybı ile yumurtlama fonksiyonları ve dolayısı ile adet düzeni normale dönebilmektedir.

Çocuk istemeyen hastalarda en iyi tedavi seçeneklerinden birisi doğum kontrol haplarıdır. Ayrıca DHEAS düzeyine bağlı olarak tedaviye Dexametazon eklenebilir. Tüylenme yakınması kontrol edilemeyen hastalarda tedaviye Ciproteron Asetat, Sipranolakton, Flutamide veya Finasterid gibi ilaçlar eklenebilir.

Çocuk İsteyen Hastalar: Erkekte sorun yok ise yumurtlamayı uyaran ilaçlar kullanılır. Genel olarak Klomifen Sitrat’la başlanıp yanıt alınamazsa daha etkin ilaçlara geçilmektedir.

İnsülin Duyarlılığını Artıran İlaçlar. Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan bu ilaçlar artık bu hastalarda da yaygın olarak kullanılmaktadır. Çocuk isteyen hastalarda tek başına bu ilaçların verilmesi veya tedaviye yumurtlamayı uyaran ilaçların eklenmesi ile çok iyi sonuçlar alınabilmektedir. Polikistik Over Sendromu olan hastalarda gebelikte düşük olasılığı normale göre yüksek olmakla birlikte, bu ilaçları kullanan hastalarda düşük olasılığının daha az olduğu bildirilmiştir. Ayrıca çocuk istemeyen hastalarda da doğum kontrol haplarına ek olarak veya tek başına kullanılabilir.

BİLİNMESİ GEREKENLER

Polikistik Over Sendromu olan hastalarda ileride rahim kanseri, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve kolesterol yüksekliği normal kadınlara göre daha sık görülmektedir. Bu nedenle bu grup hastaların kilolarına ve yaşam stillerine dikkat etmeleri önerilmektedir.

Doç. Dr. Ramazan MERCAN

CEVAP VER

Yorumunuzu girin
İsminizi girin