Hepiniz çocuklarınızın okulda başarılı bir öğrenci olmasını ve günümüzün bu zor şartlarında okuyarak hayatlarını kazanmalarını istiyorsunuz. Peki, bu sadece çocuklarınızın yoğun bir şekilde ders çalışması ile mi olur? Cevabımız kesinlikle hayır; çünkü çocuğunuz yoğun çalışması yanında beslenmesine de kesinlikle dikkat etmelidir.

Okul çağındaki bireylerin iyi beslenememesi demek o toplumun geleceğinin sağlıksız olması anlamına gelmektedir. Peki, okul çantasına konulacak besinlerden, evde yemesi gereken besinlere kadar genel bir bakış açısı ile bakarsak neler yapmalıyız?

Okul çağındaki çocuklara kesinlikle sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazandırılmalıdır. Bu dönemde kazanılan beslenme alışkanlığı ömür boyu devam etmekte ve çocuğunuzun gelecekteki sağlığını dahi etkilemektedir.

NASIL SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIĞI KAZANDIRILABİLİNİR?

Bu dönemde en önemli görev anneye düşmektedir. Çünkü anne şimdiye kadar çocuğunun yediği tüm besinleri yanında oldu için rahatlıkla takip ederken, artık çocuğunun okula başlaması nedeni ile takip etmek çok daha zor olacaktır.

Anneler işte yapmanız gerekenler;

—Özellikle sabah kahvaltısına çok önem verin; çünkü yapılan araştırmalar, sabah kahvaltısı yapıp okula giden çocukların, kahvaltı yapmayanlara göre daha başarılı olduklarını göstermiştir. Kahvaltı için, peynir, zeytin, yumurta, ekmek, içecek olarak ise taze sıkılmış meyve suları veya süt tercih edilmeli.

—Çocuğunuzun içtiği içeceklere dikkat edin; çünkü bu yaştaki bireylerde asitli içeceklere, meşrubatlara, hazır meyve sularına eğilim fazladır. Hiç vermeyin demiyoruz ama mümkün olduğunca az olmalı, bunların yerine süt, ayran, taze sıkılmış meyve suyunu tercih edin.

çocuk beslenme

—Yaşam boyu her bireye önerdiğimiz gibi okul çağındaki bireylerde fiziksel aktivite yapmalıdır. Bırakın çocuğunuz koşsun, terlesin, oyun oynasın, bu bilgisayarın veya televizyonun başında oturmasından çok daha iyidir.

—Çocuğunuz sizin yaptığınız davranışları örnek alacağını unutmayın. Şimdi düşünün, siz baba veya anne olarak çocuğunuzun önünde süt içmezseniz veya herhangi bir besini sevmediğinizi söylerseniz, çocuğunuzun o besini sevmesi inanın bir mucize olur. Bu nedenden dolayı ona iyi örnek olmalı ve gerekirse kendi beslenme alışkanlığınızı bile değiştirmelisiniz.

—Çocukların en çok sevdiği abur-cubur besinlerin (cips, çikolata, şekerler) kesinlikle bir sınırı olmalı. Bu besinleri özellikle yemeklerden önce vermemek gereklidir. Bu besinler çocuğunuzun iştahını kapatır ve ana öğünde kendi için gerekli besinleri ve besin öğelerini alamaz. Bu da büyüme ve gelişme geriliğine neden olur ki sanırım bu durumu hiçbir anne ve baba istemez.

—Yemekler hazırlanırken buna çocuğunuzun da katılmasını sağlayın ve sofrayı beraber kurun. Özellikle yemeklerin ailece yenmesi çocuğu yemeye teşvik eder. Çocuğunuzun tabağına yemeği direkt kendiniz koyacağına, onun hangi yemekten ne kadar yemek istediğini sorun. Bu hem yemeği sevmesini hem de psikolojik olarak kendine güvenmesini sağlayacaktır.

—Son olarak ise; çocuğunuzun okulunda yemek veriliyorsa, çıkan menülere dikkat edilmelidir. Eğer okulda verilen yemekler sebze ağırlıklı ise siz akşam tercihen etli bir yemek tercih edebilirsiniz. Eğer okulda etli bir yemek verilmiş ise akşama sebzeli bir yemek yapmak çok daha akıllıca olur.

Eğer çocuğunuza okulda yemek verilmiyor ve evden götürülüyorsa; çocuğunuzun beslenme çantasına koyduğunuz besinlere önem gösterilmeli.

Genelde okullar beslenme listelerini çocuklara söylemekte ve aileler bunları hazırlamaktadır. Serbest günlerde patates kızartması, kola, bol yağlı gıdaları tercih etmemelisiniz. Bunların yerine tavuklu veya peynirli sandviç, ayran ve meyve tercih edilmelidir.

Çocuğunuzun sağlığını düşünen siz aileler; çocuğunuzun hasta olmasını engellemek, obezite, kalp hastalığı, şeker hastalığı gibi hastalıklara çocuğunuzun şimdiden temel atmasını engellemek sizlerin ellerinde.

CEVAP VER

Yorumunuzu girin
İsminizi girin