Hasan Yüksel

Bu yıl dünyamız giderek hızlanan ve hunharca devam eden insan beyni ve eliyle gerçekleştirilen çevre kirliliği ve ekolojik zararlanmayı kaldırmadığını bize gösterdi. Hem de hiç şek ve şüphe duymayacak şeklide. Global ısı artışı , çevre değişikliği ve tabi dengenin bozulması çok şeye malolacak. Maalesef. Bunun en vahim ceremesini de çocuklarımız çekecek.

Giderek artan alerjik hastalıkların sıklığı ve hastalıkların ağırlığı olasılıkla daha da artacak. Ve biz neye yaradığını anlayamadığımız bu koşuşturmanın içinde dünyamıza verdiğimiz zararı arttırdıkça bu süreç daha da hızlanacak. Küçük, kapitalist ve egoist bir insan grubunun dünya hakimi olmak uğruna verdiği tatmin bilmez endüstriyel ve finansal savaşın cezasını çocuklarımız çekecek. O zavallı ve isteği dışında dünyaya getirdiğimiz; varlığımızın yegane nedeni, karşılıksız sevebildiğimiz, canımızı verebildiğimiz …. ve ne milletten olursak olalım aynı şeyleri haklarında düşündüğümüz çocuklarımız. Bizim çocuklarımız.

Her zaman biz çocuk alerji uzmanlarına sorulan bir sorular dizisi vardır: “Çocuklarda bu alerjik hastalıklar daha önceden yok muydu ? Neden bizlerde (anne-baba) çocuğumuzda var ? Alerjik hastalıklar arttı mı, hala artıyor mu ….?”. Cevap: “Evet. Alerjik hastalıklar çocuklarda artıyor. Sizde genetik olarak var olan alerjik hastalık yatkınlığı iyi bir çevrede yaşadığınız için görülmüyordu. Ama çocuğunuz bozulmuş bir çevrede (ekolojik ortam) da yaşıyor ve gelişiyor. Bu nedenle çocuklarımızda alerjik hastalıklar ve astım sıklığı giderek daha da artıyor ve hastalık ağırlığı daha belirginleşiyor. Elbette bunda çevre değişikliği baş rolü oynamak yanında beslenme alışkanlığındaki değişikliklerin, stresin, sık antibiyoitk kullanımının vs rolü var.

Global iklim ve çevre değişiklikleri atmosferik ısıyı beklenenin üzerine çıkardı.

Bu nedenle yeşil ortamı sağlayan bitkilerin (çayır, çimen, ot, ağaç..) üremede erkek gametleri olan polenler atmosfere erken çıktı. Bu nedenledir ki polen alerjisine bağlı saman nezlesi, bahar nezlesi (= biz çocuk alerji uzmanları buna alerjik rinit deriz), alerjik göz nezlesi (buna da alerjik konjoktivit deriz) ve polene bağlı astım erken görülecek. Olasılıkla da bulguları çocuklarımız da bu yıl daha ağır geçecek. Burada çok önemli tehlike var: Bunlardan ilki ve en önemlisi bu alerjisi olan çocuklarımızın sıradan bir üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlanarak hekimler tarafından sürekli gereksiz öksürük, nezle ilaçları ve antibiyotiklerle tedavi edilmesi. Hatta daha da vahimi erişkin göğüs hastalıkları, Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları vs uzmanları tarafından izlenmeleri. ikinci bir tehlike ise alerjik çocuklarımızın tedavisinde kullanılan ilaçların gerekenden daha fazla ve bilinçsizce kullanılmasıdır.

Bu nedenle lütfen sık ve süregen nezle-grip yakınması olan çocuklarınızda alerjik hastalık olabileceğini düşünün. Öküsürük yakınması olan ve can sıkıcı boyuta ulaşan çocukarda hele doktorunuz “bronşit” teşhisi koymuşsa alerjik astım olabileceğini düşünün. Bir başka yönü de düşünün: Tüm bu çocukluk çağı alerjik hastalıklarının erken teşhis konulduğu ve uygun izlendiği takdirde çok kolay tedavi edilebileceğini, yaşam kalitesini arttıracağını ve hiç bir zarar görmeyeceğini de bilin. Lütfen bu durumda bir çocuk alerji uzmanına başvurun. Burun alerjisi olan bir çocukda alerjik astımın da çok yüksek sılıkta olabileceğini unutmayın. Burun alerjisi olan bir çocuğunu KBB uzmanı değil, öksüren birçocuğun göğüs hastalıkarı uzamanı değil … bir ÇOCUK ALERJİ UZMANI izlemelidir.

Çevrenin verdiği engellenemeyen şanssızlığı bir de siz çocuklarımıza yaşatmayın.

Çünki onlar herşeyimiz, geleceğimiz, neslimiz…..

CEVAP VER

Yorumunuzu girin
İsminizi girin