(Hanlar
döneminde
yazılmış
olan
“Karakterlerin
Analitik
Sözcüğü”
isimli
kitapta
bianın
tedavi
maksadı
ile
kullanılan
taş
olarak
nitelendirildiği
görülmektedir.)
Daha
sonra
bambu
iğneler,
bronz ve
metal
çağlarında
ise
metal
iğneler
yapılmıştır.
Günümüzde
ise
altın,
gümüş ve
çelik
iğneleri
kullanmaktayız.
Zamanımıza
kadar
gelen
ilk
yazılı
eser M.Ö.200
yıllarında
Huangdi
Neijing’
in
yazdığı
Canon of
Medicine
(Sarı
İmparatorun
Dahili
Tıp
Kanunları)
adlı
kitaptır.
Bu
kitapta
ilk
tıbbi
tecrübeler
ve
teorik
bilgiler
vardır.
Huangdi
Neijing’den
günümüze
kadar
Çinlilerde
ve
Batılılarda
sayısız
gözlemler
yapılmış
ve
bunlar
sayısız
kitaplarda
toplanmıştır.
3. ve 4.
Yüzyılda
Tsinn ve
Soe
soyları
, Orta
Tang
hanedanlığı
zamanında
Chen-Chang-Chi,
6.ve 10.
Yüzyılda
Soun-Se-Miao,
Tchenn-Tsiuann
önemli
eserler
yazdılar.
1027’ de
Wang Wei
önderliğinde
iki tane
normal
insan
ölçülerinde
bronz
heykel
yapıldı,
akupunktur
noktaları
ve
ondört
kanal bu
heykel
üzerinde
işaretlendi.1068
yılında
akupunktur
eğitimi
veren
ilk
fakülte
kuruldu.
17.yüzyıl
başlarında
ilk
Hristiyan
misyonerler
özellikle
Cizvitler
Akupunktur
tedavisini
Avrupa’
ya
taşıdı,
1950
yılından
sonra
akupunkturun
bilimsel
görüşle
tanımı
ve
bilimsel
teorileri
hakkında
yoğun
çalışmalar
başladı.
Dr. Paul
Nogier
bugünkü
modern
aurikulaterapinin
(kulak
akupunkturu)
temel
prensiplerini
ortaya
koydu.
1972
yılında
ABD
Başkanı
Nixon’
un Çin
gezisi
sırasında
geçirdiği
apandisit
krizinin
akupunktur
anestezisi
ile
opere
edilmesinden
sonra
ABD ‘
den
yoğun
bir ilgi
başladı.
Ülkemize
akupunkturun
girişi
Kafkas
Dr.
Kayir
Doy ile
olmuştur.
Rusya’
da tıp
eğitiminden
sonra
Çin’ e
giden ve
akupunktur
eğitimi
alan Dr.
Doy
dönüşte
Fransa’
ya
yerleşmiştir.
Akupunkturda
başarılı
uygulamaları
ile üne
kavuşmuştur.
Fransa
büyükelçimiz
Dr. Doy’
u
Türkiye’
ye davet
etmiş ve
1960
yılında
İstanbul’
da ilk
akupunktur
tedavi
kliniği
açılmıştır.
Günümüzde
halkımızın
ve
hekimlerimizin
Akupunktur
tedavisine
ilgisi
giderek
artmaktadır.
Amacımız
tüm
dünyada
olduğu
gibi
ülkemizde
de
Akupunktur
eğitiminin
Üniversitelerde
verilmesi,
kürsülerinin
açılması
ve
bilimsel
çalışmaların
Üniversitelerde
yapılmasıdır.