|
Gıda yaşam için
elzemdir. Genellikle
hemen tüm kültürlerde 3
ana öğün ve arada
atıştırılan bir çok ek
gıda günlük menüyü
oluşturur. Batılı
ülkelerde ortalama bir
insan yaşamı boyunca
yaklaşık 2-3 ton kadar
gıda tüketir. Bu yüzden
gıda allerjisi gibi
gıdalarla oluşacak
rahatsızlıkların da sık
görülmesi sürpriz
olmamalıdır. Bugün bir
çok gazete, dergi,
radyo, televizyon
programı, kitap ve web
siteleri gıda allerjisi
başlığını işlemektedir./flushboth>
Tıbbın
babası olan Hipokrat
2000 yıl önce gıda ile
oluşan reaksiyonları
tanımlamıştır. 1. ve 2.
YY.’ da Yunan bilginler
inek sütü ile oluşan
reaksiyonlardan
bahsetmişlerdir. Yumurta
ile oluşan ilk
anafilaktik reaksiyon
Marcello Donati
tarafından 16. YY.' da,
balık ile oluşan
anafilaksi ise Philipp
Sach tarafından 17. YY.’
da tanımlanmıştır.
20. YY.’ ın başlarında
klinisyenler ekzaması
olan çocuklarda
rashların gıda allerjisi
ile ekzaserbe olduğunu
rapor etmişlerdir.
Bunlarla birlikte
Loveless’ in 1950’ de
yaptığı plasebo
kontrollü gıda uyarı
çalışmalarına kadar,
tanı hastalık hikayesi
ile konuluyordu. 1976’
da May’ in gıda
allerjisi tanısı için
önerdiği çift kör,
plasebo kontrollü oral
gıda uyarı testi şu anda
gıda ile oluşan allerjik
hastalıkların tanısında
altın standart olmuştur./flushboth>
Nomenklatürde birlik
sağlamak amacıyla gıda
ya da gıda katkıları ile
oluşan reaksiyonlar
European Academy of
Allergy and Clinical
Immunology tarafından
mekanizmaya bağlı olarak
sınıflandırılmıştır.
Gıda ile oluşan
reaksiyonlar; toksik ya
da non-toksik
reaksiyonlar olarak
sınıflanabilir. Toksik
reaksiyonlar
o gıdanın yeterli dozda
alınması ile oluşur
(örneğin zehirli
balıktaki histamin).
Nontoksik reaksiyonlar
ise allerji-aşırı
duyarlılık gibi immün
mekanizmalar veya
intolerans gibi non-
immün mekanizmalarla
oluşur. IgE aracılı gıda
allerjileri daha iyi
tanımlanmış olup,
özellikle mide barsak
bulguları gibi IgE
aracılı olmayan immün
reaksiyonlar yeni yeni
tanımlanmaya
başlamıştır. Gıda
intoleransı gıda
reaksiyonları içinde en
sık görüleni olup
gıdanın kimyasal içeriği
(eski kaşardaki tiramin
ile oluşan başağrısı,
kahvedeki kafein ile
oluşan sinirlilik gibi),
kişinin duyarlılığı
(laktaz eksikliği) veya
idiosenkrazik (önceden
tahmin edilemeyen)
cevaplarla ilgilidir./flushboth>
Gıda
Aşırı Duyarlılığının
Sıklığı:/flushboth>
3
yaşına kadar takib
edilen 480 yenidoğanın
özelikle yaşamlarının
ilk yılında daha sık
olmakla birlikte %28’
inde gıda reaksiyonu
saptanmıştır. Bunların ¼
(% 8)’ ünde gıda uyarı
testi ile onaylanmış
gıda allerjisi vardır.
Birkaç ülkede yapılmış
çalışmalarda 1 yaşına
kadar olan çocukların
%2,5’ uğunda inek sütü
allerjisi
saptanmıştır. Bu
allerjilerin %60’ı IgE
aracılıdır. Süt
allerjisi olan vakaların
%35’ i diğer bazı
gıdalara da allerjik
reaksiyon gösterirler.
İngiltere ve ABD’ de
yumurta allerjisi
sıklığı % 1.3,
yerfıstığı allerjisi %
0.5 sıklığında
saptanmıştır.
Atopik hastalığı olan
çocuklarda gıda
allerjisi prevalansı
daha fazla saptanmıştır.
Orta-ağır düzeyde atopik
dermatiti olan vakaların
%35’ inde bulgular gıda
aşırı duyarlılığı ile
alevlenebilmektedir.
Astması olan vakaların %
6’ sında gıda ile
uyarılmış wheezing
(öter tarzda solunum)
saptanmıştır. Gıda
katkıları ile oluşan
reaksiyonlar ise
çocuklarda %1’ den az
oranda rapor edilmiştir./flushboth>
Erişkinlerdeki gıda
allerjisi sıklığı
çalışmaları daha azdır.
Amerika’ daki sıklık
çalışmaları yerfıstığı
ve fındık allerjisinin
erişkinlerin %1.3’ ünde
olduğunu göstermiştir.
İngiltere’ de
erişkinlerde gıda ile
oluşan reaksiyon sıklığı
%1.4-1.8 bulunmuş, gıda
katkı maddeleri ile ise
%0.01- 0.23
saptanmıştır. Hollanda’
da benzer bir çalışmada
bu reaksiyonların
sıklığı %2 olarak
saptanmıştır. Ortalama
%0.5’ inde kabuklu deniz
mahsülü allerjisi
tanımlanmıştır./flushboth>
Gıda
Aşırı Duyarlılık
Reaksiyonu Patogenezi:/flushboth>
Barsak Bariyeri/flushboth>
Doğumun hemen ardından
birkaç saat içinde yeni
doğan barsak lenfoid
dokusu (barsak bariyeri)
bakteri ve gıda
antijenlerindeki yabancı
proteinlerle karşılaşır./flushboth>
Barsak bariyeri;
bakteri, virüs,
parazitler, gıda
proteinleri için
immünolojik ve non-immünolojik
bariyerdir./flushboth>
Yenidoğanlarda bu
bariyerin olgunlaşmaması
penetrasyonun artmasına
sebep olur. Örneğin; 1.
ayda bazal asit salınımı
rölatif olarak azdır.
Barsak proteolitik
aktivite ancak 2 yaş
civarında olgunlaşır.
Barsak mikrovillüs
gelişimi de erken
yaşlarda tam değildir.
Bu nedenlerle antijenin
mukozal transportu
kolaylaşır./flushboth>
1200 vakalık bir
araştırmada, ilk 4 ayda
alınan solid gıdaların
diğerlerine göre çok
daha fazla atopik
dermatit oluşma
olasılığı var./flushboth>
Ö:Artmış
mide asiditesi ve diğer
gıdalarla birlikte
alınması emilimi
azaltır.
/flushboth>
Ö:Antiasidler
vb. gibi nedenlerle mide
asiditesinde azalma ve
alkolle birlikte
alınma emilimi arttırır.
Bir çok vakada
immünolojik olarak
tanınabilen proteinlere
tolerans gelişir. Fakat
duyarlı vakalarda bu
proteinler aşırı
duyarlılık yaratır./flushboth>
Gıda
Allerjenleri:/flushboth>
Diyette yüzlerce
gıda olmasına rağmen
bunlardan sadece birkaç
tanesi major allerjenik
etkiye sahiptir.
Çocuklarda süt, yumurta,
yerfıstığı, soya, buğday
hipersensivite
reaksiyonlarının
yaklaşık %90’ ından
sorumludur. Erişkinlerde
ise yerfıstığı, balık,
kabuklu deniz mahsülleri,
fındık bu reaksiyonların
%85’ ini oluşturur.
Son zamanlarda özellikle
kiwi, kavun, susam,
haşhaş ve kolza dikkati
çekmektedir. Gıdaların
allerjenik fraksiyonları
genellikle ısıya
dayanıklı, suda
çözünebilen, 10-70 kd
büyüklüğünde
glikoproteinlerdir./flushboth>
Mide-barsaktaki
Gıda Aşırı Duyarlılık
Reaksiyonları:/flushboth>
IgE aracılı
reaksiyonlar:/flushboth>
Erken
mide-barsak aşırı
duyarlılık reaksiyonları
IgE aracılıdır ve daha
çok akciğerleri ve
deriyi de
etkilemektedir./flushboth>
Eski çalışmalarda IgE’
ye bağlı olarak ”besin
aşırı duyarlılığı”
radyolojik olarak
gösterilmiştir. Bir
çalışmada besin alerjisi
olan 4 hastaya
baryum-besin karışımı
verilmistir. Bu
karışımların yarattığı
etkiler radyografik
olarak incelenmislerdir.
Gastrit, barsakta aşırı
hareket ve kalın
barsakta spazm
görülmüştür./flushboth>
Flouroscopic bir çalışma
sonucu alerjisi olan 12
çocuga baryum sülfatlı
alerjen içeren ve
alerjensiz olan besinler
uygulanmis ve
karsilastirma
yapilmistir. Mide
hareketlerinde azalma,
mide çıkışında spazm ve
barsaklarda aşırı
hareketlenme
gözlenmiştir./flushboth>
Gastroskop kullanılarak
erken allerjik
reaksiyonları 6
allerjili hastada
incelemiştir. Belli bir
miktar besin allerjeni
mide mukozasına
yerleştirilmiştir ve 30
dk sonra tekrar
incelenmistir. Mukozada
kırmızı ödem, bununla
beraber kalın gri bir
mukus ve kanama odakları
görülmüştür./flushboth>
Son dönemlerde, yine
endoskopi yardımı ile
yapılan ve daha önceki
gözlemlerdeki sonuçlar
elde edilen çalışmalarda
buna ek olarak biopsi
sonucunda burada mast
hücreleri (allerji
hücreleri)
gösterilmiştir./flushboth>
Deri testi veya RAST
birçok allerjen
besinlere pozitif yanit
vermekte (%95)./flushboth>
Bulantı, karın ağrısı,
kusma ve/veya ishal gibi
bulgular yemek yendikten
2 saat sonra ortaya
çıkar. Çocuklarda kusma
çok spesifik bir bulgu
değildir; iştahsızlık,
kilo alamama ve karın
ağrısı gibi bulgular
daha değerlidir./flushboth>
Son dönemlerde oral
allerji
sendromu adı ile bir
sendrom tanımlanmıştır.
Huş ağacı, Amerikan
nezle otu poleni ve
pelin’ e allerjisi
olanlarda oluşur.
Reaksiyonlar genelde
dudaklarda, dilde,
boğazda görülmektedir.
Bu bulgular genellikle
kısa sürer ve çoğunlukla
kavun, karpuz ve muz
yenmesinden
sonra oluşur. Huş ağacı
allerjisi olanlarda
patates, havuç, kereviz,
çeviz ve kiwi yedikten
sonra oluşabilir. Bunun
nedeni huş ağacı poleni
ile bu sebze ve
meyvelerdeki allerjik
proteinler arasındaki
çapraz reaktivitedir./flushboth>
IgE ve
non-IgE aracılı miks
reaksiyonlar:/flushboth>
Allerjik eozinofilik
özefajit, gastrit ya da
gastroenterit, yemek
borusu, mide ve/veya
barsak duvarında
eozinofil (allerji
hücresi) infiltrasyonu
ile karakterizedir./flushboth>
Hastalığın patogenezi
tam olarak anlaşılmış
değildir./flushboth>
Allerjik eozinofilik
özefajit, genelde
çocukluk ve gelişme
çağında süregen reflü
(mideden yemek borusuna
gıda ve mide
içeriklerinin geri
kaçması), tekrarlayan
bulantı, iştahsızlık,
karın ağrısı, yutma
güçlüğü, irritasyon,
uyku problemi ile
karşımıza çıkar. Olağan
reflü
tedavisine yanıt
vermeyebilir./flushboth>
Alerjik eozinofilik
gastroenterit herhangi
bir yaşta meydana gelip
yemek borusu iltihabı
ve/veya gastrit
bulguları yaratabilir.
Kilo kaybı veya gelişme
geriliği görülür./flushboth>
IgE’ den
bağımsız reaksiyonlar:/flushboth>
Diyete bağlı protein
enterokolit sendromu
genelde bebekliğin ilk
aylarında irritasyon,
kusma, ishal gibi
bulgularla
karakterizedir. Kusma
genelde gıda alımından
1-3 saat sonra
belirmekte, kanlı ishal,
kansızlık, karın ağrısı,
gelişme geriliği
görülür. Bu bulgular,
genelde inek
sütü veya soya proteini
içeren besinlerle
olabilmektedir; ama
genelde anne sütü ile
olmaktadır. Yumurta,
buğday, pirinç, yulaf,
fıstık, fındık, tavuk,
hindi ve balığa karşı
sensitivite rapor
edilmiştir.
Yetişkinlerde kabuklu
deniz ürünleri (karides,
istakoz
vs.) buna benzer
sendromlara neden olup
karında kramp, kusma ve
bulantıya sebep olur.
Deri prick testi
negatiftir./flushboth>
Celiac (Çölyak)
hastalığı, protein
kaybettiren bir
enteropatidir. Süregen
ishal, gaz, karın
ağrısı, kilo kaybına
neden olan bir
hastalıktır. Oral ülser
görülebilir. Celiac
hastaları gliadine
hassastırlar (bugday,
yulaf ve tahıllardaki
bir protein). Celiac
hastaları, kronik olarak
gluten içerikli gıda
alımı ile T hücreli
lenfoma gibi kanserlerin
geli?imi için risk
taşırlar. Bu vakalarda
diyetten
gliadinin
uzaklaştırılması
bulguların ve hastalığın
iyileşmesi ile
sonuçlanır./flushboth>
Deride
Oluşan Gıda Aşırı
Duyarlılık
Reaksiyonları:/flushboth>
IgE aracılı
reaksiyonlar/flushboth>
Besin alerjisi olan
hastalarda akut ürtiker
ve anjioödem en çok
görülen bulgulardır.
Bulgular çok ani
gelişebilir. Sorumlu
besinler genelde
şunlardır: balık,
kabuklu deniz ürünleri,
fıstık, fındık; çocuk
yaştakilerde ise
yumurta, süt, fıstık ve
fındık. Ancak meyveler
ve sebzelerde bu grup
içersine girmeye
başlamıştır./flushboth>
Kronik ürtikerse gıda
allerjisi olanlarda çok
nadiren oluşur. 554 tane
gıda allerjisi olan
vakanın sadece %1,4’
ünde kronik ürtiker ve
anjioödem bulunmuştur.
226 kronik ürtikerli
çocuğu değerlendiren bir
çalışmada %31 pozitif
cilt testi saptanırken
bunların sadece %4’ ünde
gıda uyarı testi ile
pozitif sonuç
alınmıştır./flushboth>
IgE ve
non-IgE aracılı miks
reaksiyonlar:/flushboth>
Atopik dermatit, bir
ekzema türüdür ve
genelde erken çocuk
yaşta başlar. Kaşıntı,
tekrarlayan lezyonlar,
astım ve allerjik rinit
en önemli bulgularıdır.
Allerjen sp. IgE, bu
hastalığın patogenezinde
rol oynar. Langerhans
hucreleri deride artış
gösterir ve yüzeylerinde
allerjen sp. IgE
bulunur. Atopik
dermatiti ve gıda
allerjisi olan
çocuklarda yapılan oral
gıda uyarı testi
sonucunda serum histamin
seviyesi belirgin artar,
eozinofil
aktivasyonu oluşur./flushboth>
IgE
aracılı olmayan
reaksiyonlar:/flushboth>
Gluten duyarlı
enteropati hastalarının
bazılarında çok
kaşıntılı eritemli cilt
lezyonları olan
dermatitis herpetiformis
görülür. Atopik dermatit
ile karıştırılır. Kol ve
bacakların dış
yüzlerinde ve kalçalarda
süregen, kaşıntılı,
simetrik deriden kabarık
içi sıvı dolu kırmızı
lezyonlar vardır./flushboth>
Solunumsal Gıda Aşırı
Duyarlılık
Reaksiyonları:/flushboth>
IgE aracılı
reaksiyonlar:/flushboth>
Gıda
uyarı testi ile hem üst
solunum hem alt solunum
yolu reaksiyonları
oluşturulabilir. Bu
reaksiyonlar genelde
deri ve mide-barsak
bulguları ile
birliktedir. RAST ile
gıda sp. IgE
gösterilebilir. 480 adet
gıda reaksiyonu veren
vakanın
değerlendirildiği bir
çalışmada çift kör
plasebo kontrollü
yöntemle % 16 vakada
solunumsal bulgu
saptanmıştır./flushboth>
Bulgular gıdanın
alımından 15-90 dakika
sonra oluşmaktadır.
Burunda ve göz etrafında
kaşıntı en erken
bulgular olup bunun
ardından hapşurma ve
burun akması oluşur./flushboth>
Respiratuvar
reaksiyonlara yol açan
gıdalar, balık,
kabuklular, yumurta, nohutdur./flushboth>
IgE
aracılı olmayan
reaksiyonlar:/flushboth>
Heiner sendromu çok
nadir görülen, gıda ile
ortaya çıkan, pnömoni,
akciğer infiltrasyonları,
hemosideroz (dokulara
demir çökmesi), mide
kanaması ve demir
eksikliği kansızlığı ile
karakterli bir
hastalıktır. Genelde
inek sütü ile oluşur.
Gelişme geriliği oluşur.
İnek sütüne reaktif
antikorlar saptanmış
olup hastalığın
immünolojik mekanizması
tam olarak
bilinmemektedir./flushboth>
Anafilaksi:/flushboth>
Hastahanelerdeki acil
servise başvuran
jeneralize
anafilaksilerin 2/3’ ünü
arı sokması
oluştururken, 1/3’ ünü
gıda allerjileri
oluşturur. Her yıl ABD’
de 100 tane gıda ile
indüklenmiş ölümcül
fatal reaksiyon
bildirilmektedir.
Anafilaksinin tüm
bulgularının oluşmasına
rağmen bu hastaların
serum triptazlarında
major yükselmeler olmaz./flushboth>
Gıda ile
İlişkili Egzersizle
Ortaya Çıkan Anafilaksi:/flushboth>
Sık olmayan bu
form gıda alımından
sonraki 2-4. saatlerde
egzersiz yapan vakalarda
görülür. Egzersiz
olmadan alınan gıda ile
gözlemlenebilen herhangi
bir reaksiyon oluşmaz.
Bu hastalığın insidansı
son 10 yılda toplumların
egzersize yönelmesi ile
artmaktadır. Hastalarda
genellikle astma veya
diğer atopik hastalıklar
olup, sorumlu gıda ile
pozitif cilt testi
saptanır. Bu hastaların
geçmişlerinde de bu
gıdalarla reaksiyon
vardır. Kadınlarda iki
kat daha sıklıkla ve 30’
lu yaşlarda daha sık
görülür. Yulaf, kabuklu
deniz mahsülleri, meyve,
süt, kereviz ve balık
sorumlu gıdalardır. |