Bu
durumda allerjik
hastalık ve hamilelikle
ilgili bazı sorular akla
gelmektedir.
-
Allejik hastalığın
doğal gidişi üzerine
hamileliğin etkileri
nelerdir?
-
Allerjik hastalığın
hamilelik, bebek ve
doğum üzerindeki
etkileri nelerdir?
-
Hemilelikteki
problemler nelerdir?
Jinekolojik Durum:
Allerjik hastalıklar
problemli gebeliklerdeki
en sık rol oynayan
hastalıklardır. Bu durum
nedeniyle hekimler
Kortikosteroid (KS),
Antihistaminik (AH),
Dekonjestan (DK),
Kromolin (K), Teofilin
(T), Sempatomimetik
(SM), Antikolinerjik
(AK) kullanırken
sıkıntıya düşerler.
Astma
özellikle hamileliğin 24
ve 26. Haftalarında
semptomatik pik yapar.
Bu durumda günlük KS
dozlarını arttırmak
gereklidir. Hamileliğin
son üç ayında ise
teofilin gibi ilaçların
klirensi azaldığı için
kullanımında dikkatli
olunmalı.
Hamilelikte rinitin ne
olduğuna dair çok az
bilgi vardır. Özellikle
vazomotor rinit
(allerjik olmayan rinit)
artan kan volumü ile
nasal vasküler göllenme
nedeni ile semptomatik
olabilir. Yine
progesteronun
vazodilatatör etkisi
nedeni ile vasomotor
rinit semptomları
görülebilir.
Hamilelikte anafilaksi
görülme insidansında bir
azalma vardır. Plasental
olarak üretilen
histaminaz, histamin
gibi endojen aminlerin
yıkılmasını sağlayarak
bunu yapabilir. Bununla
birlikte tedavi
hamilelik dışındaki
gibidir.
Ürtiker ve anjioödem
hamilelikte prgesteronun
allerjik etkilerinen
dolayı en çok
karşılaşılan
durumlardır. Bununla
birlikte bunları gebelik
kaşıntısından ayırt
etmek gereklidir.Atopik
dermatit üzerine
hamileliğin çok az yada
hiç etkisi yoktur.
İlaç
allerjisi, hamilelik
dışı duruma göre oldukça
az görülür çünkü bu
durumda zaten belirgin
bir ilaç kullanımı
azalması vardır. Ancak
kullanımı zorunlu olduğu
taktirde penisiline,
insüline ve nisbeten az
da görülse oksitosin
allerjisine
duyarsızlaştırma
yapılabilir.
Akciğer Durumu:
Son
20 yıl içinde
endüstriyel
memleketlerde bronşial
hastalık insidansında
bir artış olduğu
gerçektir. Astma da
hamilelikte en sık
rastlanılan
hastalıklardan (%1-4)
olup, tedavi edilmezse
anne ve fetüs için risk
getirir. Bir çok çalışma
ağır ve tedavi edilmeyen
astmanın hamilelik
sonunda erken doğum,
düşük doğum kilosu,
yenidoğan hipoksisi ve
ölüm gibi çocuğa ait;
aşırı bulantı, vajinal
kanama ve toksemi gibi
anneye ait problemlerle
ilişkili olduğunu
göstermiştir.
Tüm
bu bilgiler ışığında
hamilelikteki astma ve
özellikle ataklar çok
daha agressiv bir
şekilde tedavi
edilmelidir.
Tedavi Yaklaşımları:
Hamilelik esnasında
optimal bir astma
tedavisinin 4 komponenti
vardır:
-
Anne ve bebeğin
oksijenasyonu çok
iyi gözlemlenmeli,
-
Çevre faktörlerinin
iyi kontrolü,
-
İlaç tedavisi,
-
Hasta eğitimi.
Objektif akciğer
fonksiyonu ölçümü diğer
gebelik nefes darlığı
takiplerinden çok daha
önemlidir. Günde 2 kez
PEF metre ile ölçüm
gereklidir.
Özellikle ev içi
allerjenlerin (mite’lar,
evcil hayvanlar, hamam
böcekleri ve küf
mantarları) kontorlü çok
önemlidir. Sigara içimi,
pis kokular, hava
kirleticiler gibi
non-spesifik irritanlar,
bazı gıda katkıları
(sülfitler) bazı
ilaçlardan (aspirin,
betablokerler vb) uzak
durulmalı. Yine
özellikle viral ve
bakteriyel solunum
infeksiyonlarından
korunulmalı.
Özellikle ilk üç ayda
ilaç tedavisi pek
önerilmez. Bunula
birlikte kötü kontrollü
astmalı hamilelerde bu
hastalığın potansiyel
hayatı tehdit edici
durumlarında hamile
olmayanlar gibi tedavi
edilmelidir.
Astma
için inhale ilaçlar
kullanılmaya başlayılı
beri bu tedavilerin çok
az sistemik yan etki
yarattıkları
görülmüştür. Özellikle
inhalasyonla kullanılan
kısa etkili beta2
agonist (ventolin gibi)
en güvenilir ilaç olup,
atak tedavisinde de ilk
seçenektir. Bununla
birlikte yüksek
konsantrasyonda beta2
agonistler doğuma yakın
zamanlarda
kullanılabilirler. Uzun
etkili beta2
agonistlerle ilgili çok
az çalışma olup gece
astmadan korunmada
kullanılabiliriler.
Teofilinle ilgili
yapılan çalışmalar bunun
konjenital
malformasyonla veya
fetal ölümle ilişkili
olmadığını göstermiştir.
Bununla birlikte son üç
ayda bu ilacın vücuttan
atılımı azaldığı için
kan düzeyinin çok iyi
takibi gereklidir.
Bugünkü çalışmalar
sistemik KS’ lerin artık
bebek üzerinde eskisi
gibi korkutucu
olmadığını gösteriyor.
Yarar/zarar oranı ile
düşük dozlardaki KS’
lerin ağır astma
kontrolünde önerildiği
bir gerçektir.
Prednisone ve
prednisolon, bebeğe
geçişi iyi olmadığı için
önerilen ilaçlardır.
Beklametazon gibi inhale
KS’ ler hamilelik
esnasında
antiinflamatuvar olarak
uzun süreli
kullanılabilecek bir
seçenektirler.
Kullanımları ile
belirgin şekilde
sistemik KS kullanımında
azalma oluşur.
K ve
Nedokromil Na gibi
ilaçların gebelikte
kullanımı ile ilgili ne
hayvan ne de insanlarda
yan etki oluşmamıştır.
AK
ilaçların ise özellikle
beta2 agonistlerle
karşılaştırıldığında çok
güvenli olmadıkları
bilinmektedir.
Dermatolojik Durum:
Cilt
yüzeyine uygulanan
(topikal) steroid ve AH
ilaçların kullanımı
güvenlidir. Yapılan
çalışmalarda topikal
steroidlerin sistemik
steroidlerden daha az
yan etkiye sahip
oldukları bulunmuş.
Hamilelikte uygun
dozlarda
kullanılabileceği
kanısına varılmıştır.
Topikal AH’ ler; bu
ilaçların allerjik
dermatozlarda
kullanımının çok faydalı
olmadığı biliniyor.
Dermatolojistler
gebelikte bunun yerine
sistemik AH kullanımının
daha uygun olacağını
belirtmektedirler.
Allerjistlerin Durumu:
Allerjik rinite
hamilelikte genel
yaklaşım:
%20
kadında hamilelik
döneminde hormonal
değişikliklere bağlı
rinit ve burunda tıkanma
olur. Semptomlar ilk üç
ay sonunda başlar ve
doğumdan sonra da devam
edebilir. Özellikle
burun kemiğinde eğriliği
olan kadınlarda hormonal
değişkliklere bağlı
rinit riski daha
fazladır.
Hamilelikte rinit
tedavisi oldukça zorlu
olup, genellikle burun
içine uygulanan
tedaviler
kullanılmaıdır.
İlaç
Tedavisi:
Özellikle topikal AH, K
ve KS kullanımı düşük
doz ve hızlı etkileri
nedeni ile seçkindirler.
Burun
içine uygulanan K türü
ilaçlar güvenli ilaçlar
olup allerjiden
korunmada yararlıdırlar.
Göz damlası ve buruna
uygulanan kromolinle
yapılmış açık kontrollü
çalışmalarda uzun süre
kullanımda dahi her
hangi bir yanetki
görülmemiştir.
Nedokromil, kromolinden
daha güçlü olarak
histamin salınımını
bloke eder.
Lodoksamid ise
kromolinden 2500,
nedokromil sodyumdan ise
25 kat daha güçlü etkiye
sahiptir. Şu an sadece
göz damlası formu olarak
kullanılmaktadır. Günlük
iki kez kullanımı
önerilmektedir.
Spaglumik asit de mast
hücrelerinden histamin
salınımını engelleyerek
anti allerjik etkiye
neden olur. Göz damlası
formu vardır.
Topikal AH’ler:
Levokobastin göz damlası
ve nasal solusyonu
allerjik
rinokonjonktivit
tedavisinde
kullanılabilir.
Azelastin,
antihistaminik etkili
olup aynı zamanda
özellikle nötrofil,
eozinofil ve
makrofajlardan çeşitli
mediatörlerin sentez ve
salınımını inhibe ederek
antiinflamatuvar etki
gösterir.
Flutikazon topikal nasal
steroidler içinde
güvenilirlik çalışması
en fazla olan ürün olup
kullanımı
önerilmektedir.
Hamilelikte Allerjen
İmmünoterapi:
Allerjen immünoterapi
(SIT), allerjik rinit ve
astmada etkili bir
tedavi olarak
kabuledilmektedir. Bu
tedavi bronşial
hiperreaktiviteyi
azaltmakta ve
allerjideki geç faz
yanıtı inhibe
etmektedir.
Gebelikte astma ve
allerjik rinitin
alevlendiği
bilinmektedir. Burada
yapılması gereken ilk iş
allerjenlerden uzak
durmaktır.
Bunun
dışında SIT de
hamilelikte
uygulanabilir. Doz
artımları esnasında çok
iyi bir monitorizasyon
gereklidir. Anafilaksi
riski azalsa da bu
esnada oluşan
hipotansiyon özellikle
bebek dolaşımı için çok
büyük risk taşır.
SIT
aynen normal insanlar
gibi gebelikte de etkili
bir tedavidir. Genel
populasyon ve kontrol
grubu ile
karşılaştırıldığında
güvenlik açısından, anne
ve yeni doğan için bir
fark göstermemiştir.
Anne karnında ve
yenidoğan ölümleri,
erken doğum, konjenital
malformasyon, toksemi
gibi durumlarda bir
artış görülmemiştir.
Bunun dışında SIT gören
bir annenin bebeğinde
atopi sıklığında bir
artış veya atopiden
korunmada bir değişiklik
olmaz.
Tüm
bu bilgiler ışığında
eğer hasta hamilelikten
önce SIT’ e başladıysa
tedavisi hamilelikte de
devam edebilir.
Genellikle kabul edilen
doz artımı devam ettikçe
az da olsa görülen
sistemik reaksiyonun
riski artacağı için doz
artımı durdurulmalıdır.
Hamilelik sonuna kadar
sabit dozla devam
edilmelidir.
Çoğu
hastada tanı için
anamnez çok değerli
bulgular verir. Ancak
tanı amaçlı yapılacak
olan ID (deri içi)
testlerin de sistemik
reaksiyon yaratma riski
olduğu için önerilen
tanı testi RAST’ tır.
SONUÇ:
Allerjik hastalık
tedavisinde bir çok ilaç
kullanılmaktadır. Bu
ilaçların
güvenilirliliği
açısından yapılan liste
tablodadır:
|
İlaç |
Kategori |
|
Steroidler |
C |
|
Antihistaminikler |
B |
|
Kromonlar |
B |
|
Adrenerjikler |
C |
|
Teofilin |
C |
|
Antikolinerjikler |
C |
| |
|
FDA
kategorisi; B=
İnsanlarda herhangi bir
risk kanıtı yoktur.
C=
Risk dışlanamamıştır.
Sağlıklı günler
dileğiyle..