Hastalığın bulguları
arasında kaşıntılı,
deriden kabarık, kızarık
0,5cm ila çok büyük
ölçülerde deride plaklar
bulunur. Bu plakların
bazıları birleşme
eğilimindedir. Plakların
sınırlarını net olarak
çizmek herzaman mümkün
olmaz. Lezyonlar
genellikle birkaç saat
içerisinde solar, yerine
başka alanlarda yenileri
çıkabilir.
Ayrıca bazı ürtiker
vakalarına “anjioödem”
dediğimiz tablo da eşlik
edebilir. Anjioödem
genelde göz kapaklarında
(genellikle tek
taraflı), dudakta, yüzün
diğer kısımlarında, kol
ve bacaklarda,
parmaklarda, genital
bölgelerde oluşabilir.
Bunlarda da özellikle
şişlik ön plandadır. Her
iki hastalıkta da
deriden kabarık olan
durumu ortaya çıkaran
şey deri içinde ödem
olmasıdır. Anjioödemde
derinin alt tabakaları
da olaya iştirak ettiği
için şişlik çok ön
plandadır. Şişliğe
kaşıntıdan ziyade yanma
hissi eşlik edebilir.
Daha
önce de bahsedildiği
gibi 6 haftadan kısa
süreli kurdeşen akut
ürtiker olarak anılır.
Bu hastalıkta neden
genellikle allerjidir.
Bu allerji de genellikle
ağız yolu ile alınan
allerjenlerle oluşur.
Yani gıdalar ve ilaçlar
akut ürtikerdeki en
önemli sebeplerdir.
Bunun dışında çok nadir
de olsa solunum yolu ile
alınan bazı allerjenler
(örneğin ev tozu
akarları) de akut
ürtiker yapabilir.
Kronik ürtikerin altında
ise allerji pek
bulunmaz. Bu hastaların
ancak %3-5’ inde allerji
rol oynayabilirler. Bu
allerjenler de genel
olarak ağız yolu ile
alınan allerjenlerdir
(gıdalar...). Bunun
dışında bu hastalığın
çok değişik sebepleri
olabilir. Bunlar
içerisinde otoimmun
hastalıklar (otoimmün
tiroidit, sistemik lupus
eritematozus vb.),
kronik enfeksiyonlar (tuberküloz,
bruselloz vb.), fokal
enfeksiyonlar (sinüzit,
diş ve dişeti
enfeksiyonları vb.),
Helikobacter pylori
enfeksiyonları, bazen
hepatitler, bazen bazı
kanser türleri vardır.
Bu nedenle bir çok
araştırma yapmak
gereklidir. Tüm
ayrıntılı araştırmalara
rağmen %60-65 vakada
hiçbir neden
bulunamayabilir. Bu
hastalar da idiyopatik
(sebebi bilinmeyen)
kronik ürtiker olarak
adlandırılır.
Hastalarda iyi bir
hastalık öyküsü sonrası,
allerji testlerini
içeren araştırmalar
yanında diğer bahsi
geçen hastalıkların
araştırmaları
yapılmalıdır.
Altta
yatan hastalığın
tedavisi sonucunda genel
olarak ürtiker
kendiliğinden geçer ve
tekrar etmez. Ancak
sebebi bilinmeyen
ürtiker hastalarında
antiallerjik ilaçlardan
faydalanılır. Bu
hastalarda kalsik olarak
sabahları sedatif
olmayan antiallerjikler,
akşamları sedatif
antiallerjikler ve H2
reseptör blokerleri
birlikte kullanılır. H2
reseptör blokerleri asıl
itibari ile mide
asiditesini azaltmak
için kullanılan
ilaçlardır. Ancak
derideki histamin
reseptörlerinin % 20
kadarı H2 tipinde olduğu
için bu tür ilaçlar bu
hastalarda faydalı
olmaktadır. Bunun
dışında bunlara cevap
vermeyen hastalarda
kortizon dahi
kullanılabilir.
Bunlar dışında ayrıca
değişik kurdeşen türleri
de vardır. Aşağıdaki
tabloda bu ürtiker
tiplerini görmektesiniz:
-
Fiziksel ürtiker
-
Aquajenik ürtiker
(su ile temas sonucu
oluşan)
-
Kolinerjik ürtiker
(terleme, aşırı efor
sonucu oluşan)
-
Soğuk ürtikeri
(soğuk havada
oluşan)
-
Dermografizm (ciltte
çizik ile veya
kaşınma ile oluşan
ürtiker)
-
Gecikmiş basınç
ürtikeri
-
Solar ürtiker (güneş
ışınları ile oluşan)
-
Vibratuvar ürtiker
(vibrasyon yapan
aletlerle oluşan)
-
Herediter ürtiker
(ailenin diğer
fertlerinde de
görülen tip)
-
Ürtikeryal vaskülit
(ürtiker plaklarının
24 saatten uzun
sebat ettiği damar
iltihabı ile giden
tip)
-
Diğerleri.
Sağlıklı günler
dileğiyle..