|
Annenin yaşamındaki
belki de en güzel
deneyim olan doğum
sürecini tatsız bir
deneyime dönüştürebilen
bu sancıların doğumun
seyrini olumsuz yönde
etkilemeden önleyebilmek
için pek çok araştırma
yapılmış ve pek çok
yöntem denenmiştir.
Doğum
sancılarının
hafifletilmesi veya
giderilmesi için damar
yolu ile verilen
ilaçların bazı
dezavantajları ve yan
etkileri olabilir.
Bu yan
etkilerin en önemlisi
sersemlik ve uyku hali
yaratmasıdır. Ayrıca
bulantı, kusma, solunum
güçlüğü, kaşıntı,
kabızlık ve mesanede
idrar birikmesi gibi yan
etkiler de görülebilir.
Anne sütünün gelmesi ve
emzirmenin başlaması
gecikebilir. Bu nedenle
alternatif arayışlar
içine girilmiştir.
Ağrısız doğum için
rejyonel (bölgesel)
anestezi ilk kez 1900
yılında kullanılmıştır.
Her yeni uygulamada
olduğu gibi başlangıçta
bazı olumsuz etkiler
görülmüş, ancak zaman
içerisinde yapılan
klinik çalışmalar sonucu
günümüze gelinmiş, yeni
ilaç, yöntem ve
teknikler ve ağrısız
doğum konusunda
uzmanlaşmış
anestezistler sayesinde,
ağrısız doğum güvenli
bir seçenek olarak
yaygınlaşmıştır.
Epidural aralık,
omuriliğin çevresindeki
zar ile omurların
arasındaki bağ dokusunun
arasındaki milimetrik
boşluktur. Bu aralığa
amaca uygun olarak
omuriliğin çeşitli
seviyelerinden ilaç
uygulanarak pek çok
ameliyatın yapılması,
ameliyat sonrası
ağrıların dindirilmesi
ve kronik dindirilemeyen
ağrıların tedavisi
mümkündür.

Burada analjezi ve
anestezi kavramlarını
birbirinden iyi ayırmak
gerekir. Analjezi
ağrısızlık, anestezi ise
duyusuzluk demektir.
Normal doğum sırasında
bel bölgesinden epidural
yolla sağlanan analjezi,
yani ağrının ortadan
kaldırılması yeterli
olurken, sezaryen ile
doğum sırasında epidural
anestezi uygulamak
gerekir. İşlem yönünden
her iki uygulama da
aynıdır, fark sadece
verilen ilaç
dozlarındadır.
Halk arasında “ağrısız
doğum” olarak bilinen
epidural analjezi ile
doğum, günümüzde oldukça
yaygınlaşmaktadır.
Bel
hizasına yerleştirilen
milimetrik bir tüp olan
kateterden uygulanan bir
ilaçla, vücudun alt
yarısından gelen ağrı
sinyallerinin iletimi
geçici olarak durur ve
ağrılı uyarının çıktığı
bölgede ağrı duyulmaz.
Burada seçilen doz
sadece rahim kasılmaları
sırasındaki ağrıyı
ortadan kaldıracak,
ancak rahim
kasılmalarını
azaltmayarak doğumun
normal seyrini
etkilemeyecek şekilde
ayarlanır. Bu
yöntemde sadece ağrı
iletimi bloke olur,
dokunma duyusu ve
hareket kısıtlanmaz.
Anne adayı uygulamadan
sonra doğum süreci
içerisinde kalkıp
oda içinde yürüyebilir,
her türlü ihtiyacını
görebilir. Rahim
kaslarının kasılması ve
doğum eylemine anne
adayının aktif katılımı
etkilenmez,
anne doğum anında
ağrıdan arınmış olarak
fizyolojik olarak
bebeğine kavuşur.
Genelde anne adayları
bebeğini normal yolla
doğurmak isterler ancak
bazı durumlarda sezaryen
gerekebilir. Bu durumda
Epidural Anestezi
uygulanır. Teknik olarak
yapılan işlem aynıdır,
epidural aralığa ayni
kateter yerleştirilir
ancak verilen ilaç dozu
farklıdır. Normal doğum
sezaryene döndüğünde de
yapılan şey aynı
kateterden ilave ilaç
verilerek epidural
anestezi oluşturmaktır.
Anne ameliyat masasında
belden aşağısı tamamen
uyuşmuş halde yatar,
ancak yattığı yerde
ayaklarını oynatabilir,
yani epidural anestezi
uygulamasından sonra
bacaklarda hareketin
tamamen kaybolması söz
konusu değildir. Motor
blok olarak adlandırılan
hareket kaybının olması
durumu omurilik sıvısına
lokal anestezik madde
verilerek yapılan spinal
anestezide görülür.
Spinal anestezi de
günümüzde sık uygulanan
bir anestezi yöntemidir.
Bazen de epidural
anestezi ile spinal
anestezi kombine
edilerek birlikte
uygulanır. Spinal
anestezinin avantajları
teknik olarak epidural
anesteziye göre daha
kolay uygulanabilmesi,
etki başlama süresinin
çok daha kısa olması
gibi avantajlarına
karşın, bacaklarda 4-5
saat süren hareketsizlik,
bazen uygulama sonrası
görülen baş ağrısı,
bulantı ve tansiyon
düşmesi gibi bazı
istenmeyen etkileri
vardır. Burada anestezi
uzman doktoru kendi
deneyim ve becerisi
doğrultusunda hasta için
en uygun yöntemi
belirleyip hastasına
önerecektir.
Epidural ile normal
doğum sürecinde
sırasında neler
yaşayacaksınız?
Doğum
sancıları rahatsız
etmeye başladığında yani
doğum kanalı açıklığı 4
cm olduğunda anne işlem
odasına alınır. Koldan
serum takılır, tansiyon,
nabız ve parmak ucundan
oksijen durumu takip
edilir.
Başarılı bir epidural
uygulama için annenin
hekimi ile iyi bir uyum
içinde olması, uygun
pozisyonu alabilmesi
esastır. Genelde
uygulama oturur durumda
yapılır ve vücut dik
durumdayken hafifçe
geriye doğru yaslanırken
vücut omur çıkıntılarını
birbirinden ayıracak
şekilde belden öne doğru
bükülür, çene göğse
doğru yaslanır ve her
iki omuz aşağıya doğru
bırakılır. Bu şekilde
pozisyon oluşturulduktan
sonra sırta ve bel
bölgesine antiseptik
ilaç sürülerek bölge
mikropsuz hale getirilir
ve bölge steril
örtülerle örtülür.
Uygulamanın yapılacağı
hizada cilt ve cilt
altındaki dokular ince
bir iğne ile uyuşturulur.
İşlem sırasında sadece
bu ince iğnenin girişi
hissedilir. Daha sonra
başka bir özel iğne ile
epidural aralığa
girilerek buraya kateter
denilen ince tüp
yerleştirilir ve vücuda
flasterler yardımı ile
sabitlenir. Kateterden
ilaçların verilmesinden
kısa bir süre sonra
sancılar sona erer ancak
rahim kasılmaları
engellenmez, ayni
şekilde devam eder.
Katetere bağlanan bir
ağrı pompası ile hasta
kontrollü analjezi
yöntemi kullanılarak
sancısızlığın devamı
sağlanır. Bu andan
itibaren doğum
gerçekleşinceye kadar
her şey aynıdır, ancak
sancı hissedilmeyecektir.
Epidural ile ağrısız
normal doğum yapan bir
annenin izlenimleri:
“…Hamileliğim süresince
normal doğum (epiduralli)
olmasını istiyor ve
hakkında pek çok şey
okuyordum. Epidural
opsiyon beni rahatlatsa
da okuduklarım bende
şüphe yaratmıştı. Ancak
anestezi doktorum gelip
bizimle sabahtan tanışıp,
anlatınca yapacaklarını
hiç sorgulamadan
güvendim kendisine.
Ağrılarım başladığında
ekibi ve ekipmanı ile
odaya geldi. Açıkçası
hazırlık o kadar uzun
sürmüştü ki korkmadım
diyemem. Zaten
kendisiyle de bu duygumu
hemen paylaştım. Bana
dedi ki bizim
hazırlığımız uzun sürer,
detaycılığımızdan. Hepsi
sizin rahat etmeniz için.
Belime bir iğne
yapılacağı için sırtım
dönük bütün olanları
sadece duyabiliyor,
hiçbir şey
izleyemiyordum. Yapılan
işlem o kadar kısa sürdü
ki ne olduğunu, ne zaman
epiduralin takıldığını
anlayamadım bile. İlaç
sayesinde doğum
stresinin yanında bir de
ağrıların zorluğunu
yaşamadan daha rahat,
kolay doğum süreci
geçirdim. Bu yöntem
olmadan asla normal
doğum yapamazmışım.
Bebek ve anne için
stressiz bir doğum
yapabilmek için büyük
bir nimet….”
Sezaryende Epidural
Anestezi
Bir mucizeye tanıklık
etmek, en kısa tanım bu
olsa gerek. Nasıl mı?
Bilinciniz
tamamen yerinde,
omuzlarınızdan aşağıya
örtüler altındasınız,
önünüzde bir perde,
bedeninizin alt yarısı
uyuşmuş, ameliyat
sırasında acı veya ağrı
dışında her şeyin
farkındasınız.
Ameliyathanedeki herkes
yanınızda ve size destek
oluyor,
size her detay hakkında
bilgi veriliyor,
hatta koşullar uygunsa
baba da doğuma
alınabiliyor.
Bu vaziyette
bebeğinizin doğumunu
hissetmek ve bir
taraftan ameliyatınız
devam ederken onun
kokusunu anında duymak
işin mucize boyutu. Daha
sonra doktorunuz
ameliyatı sürdürürken
bir yandan sohbet
edebiliyorsunuz.
Epidural anestezi
gerçekten de doğru
olarak uygulandığında
sezaryen ile doğumda da
oldukça uygun bir
yöntemdir. Uygulanış
şekli açısından normal
doğumdakinden hiçbir
farkı yoktur. Fark
yalnızca verilen ilacın
dozundadır. Ameliyat
ağrısının duyulmaması
için normal ağrısız
doğumda kullanılandan
daha fazla ilaç vermek
gerekir. Verilen ilaç da
tamamen ayni yani sadece
lokal anesteziktir.
Epidural anestezi
uygulandıktan sonra
sinirlerin ilaç
tarafından bloke edilip
iyice uyuşması için bir
süre beklemek gerekir.
Bu süre 15 dakika
kadardır. Bu süre
sonunda ameliyat hemen
başlamaz, önce size
küçük bir uyarı verilip
ağrı duyup duymadığınız
sorulur, anestezinin
tamamen yerleştiğinden
emin olduktan sonra
ameliyata başlanır.
Ameliyatın başlaması ile
bebeğin rahim dışına
alınması arasında geçen
süre 5 dakika
civarındadır. Bu süre
operasyonun en heyecanlı
bölümüdür, bebeğin
doğumu ile birlikte
heyecan mutluluğa
dönüşür, ameliyat
salonunda bulunan Çocuk
Sağlığı ve Hastalıkları
Uzman Doktoru ilk
kontrollerini yaptıktan
sonra anne bebeğini ilk
kez öpüp, koklama
olanağını bulur. Bundan
sonra yaklaşık yarım
saatlik bir bekleme
süreci yani ameliyatın
tamamlanma süreci vardır.
Ameliyat tamamlanıp, son
cilt dikişleri konduktan
sonra son kontroller
yapılıp anne bebeğine
bilinci tamamen yerinde
olarak kavuşacaktır.
Ameliyat sonrası
normalde ağrılı geçen
ilk 48 saatlik süre
içerisinde epidural
uygulama sırasında
yerleştirilmiş olan
kateterden (ince bir tüp)
bir ağrı pompası yardımı
ile epidural yolla
sürekli düşük dozda ilaç
verilerek bu dönemin
tamamen ağrısız geçmesi
sağlanır. Şayet ilaç
dozu az gelip de ağrı
yeniden başlarsa anne
cihazın butonuna basarak
önceden belirlenmiş olan
ek dozu kendisine
uygulayabilir. Buna
hasta kontrollü analjezi
diyoruz. Özetle
epidural anestezi ile
sezaryen sonrası anne
uyumuyor, bebeğinin
doğduğunu görebiliyor,
doğar-doğmaz bebek anne
yanına verilebiliyor,
hatta koşullar uygunsa
baba da doğuma
alınabiliyor. Bu tür
durum ve duygular da
müsait olduğu için daha
tercih edilebilir bir
yöntem olarak
sunulabiliyor. Böylece
aileye yeni bir bireyin
katılmasıyla, yeni bir
dönem keyifle başlamış
oluyor.
“Epiduralli sezaryen”
ile bebeğine kavuşan
gazeteci-yazar Elif
Şafak duygularını şu
şekilde ifade etmektedir.
“…düpedüz
şahitlik ediyorsunuz bir
mucizeye. İnsan denilen
mucizenin dehre gelişine.
Nasıl mı? Üzerinizde bir
perde, bedeninizin
yarısı uyuşmuş, kalan
yarısı ise alarm halinde.
Bilinciniz yerinde,
ameliyat esnasında
yapılan her şeyi
duyumsuyorsunuz, ağrı
veya acı hariç.
Gözlerinizi çevirdiğiniz
noktada lambalar ve
doktorların yüzleri.
İşte öyle bir anda
gördüğünüz insanların
güler yüzlü olması, size
uzun uzun, ince ince
özenle her şeyi
anlatmaları, bilgi
vermeleri o kadar önemli
ki. Bu vaziyette bebeğin
doğumuna şahitlik ediyor,
ameliyatın hem nesnesi
hem de aynı zamanda bir
aktörü oluveriyorsunuz.
Doktor ameliyatı
sürdürürken bir yandan
sohbet ediyoruz. Tuhaf
bir duygu bu. Kesilip
biçilirken felsefeden,
edebiyattan, sanattan,
tarihten konuşmak. ..eşsiz
bir tecrübeymiş bir
kadının doğum anına
tanıklık edebilmesi.
Sessiz bir kamera
kesilip her şeyi dakika
dakika izleyebilmesi.
Derken, adeta
kendiliğinden, bir başka
boyuttan gelircesine bir
ağlama sesi. Perdenin
öteki yanından
uzatıveriyorlar bebeği.
Ve size düşen tek bir
şey var öyle bir anda,
yapabileceğiniz tek bir
şey: Katıla katıla,
şükrede şükrede ağlamak.”
İnternetten alıntı:
http://www.tchaber.com/haber.php?haber_id=19301,
http://www.tumgazeteler.com/?a=4007295
Epidural
anestezi-analjezi
kimlere uygulanabilir:
Genelde genç ve sağlıklı
anne adayları içi
epidural uygulamalar
için kısıtlayıcı bir
neden yoktur, yani hemen
her anneye epidural
anestezi-analjezi
uygulanabilir. Ancak
nadir de olsa uygulamayı
zorlaştıran veya
olanaksız kılan bazı
nedenler bulunabilir.
Bel omurlarında
uygulamayı engelleyecek
sorunlar, uygulama
yapılacak bölgede
enfeksiyon varlığı,
kanama pıhtılaşma
bozuklukları bunlara
örnektir. Yapılan
kontrollerde uygulama
için herhangi bir engel
olmadığına karar
verildikten sonra son
karar anne adayına
aittir. Anne epidural
konusunda bilgili,
bilinçli, istekli ve
psikolojik olarak hazır
durumda olmalıdır.
Anestezi uzman doktoru
annenin her türlü
sorusunu cevaplayarak
onu en iyi şekilde
aydınlatmalıdır. Ancak
ısrarcı ikna çabaları
olumlu sonuç vermez,
anne hiçbir şekilde
epidural uygulamayı
kabul etmeyebilir. Bu
durumda genel anestezi
daha iyi bir seçenek
olacaktır. Bazen anne
epidural ile başlayan
operasyonun bir
aşamasında ağrı duymasa
da rahatsız olabilir,
etrafında olanları
görmek istemeyebilir,
nadiren de anestezi tam
tutmayabilir, bu durumda
zaten daha öncesinde
genel anestezi koşulları
hazır olduğundan
ameliyatın genel
anestezi tamamlanması
mümkündür. Ancak bu
nadir görülen bir
durumdur.
Olası komplikasyonlar
Bel
omurları, omurilik
bölgesi denilince doğal
olarak akla `Sinirler
harap olur mu, felç olur
muyum?` gibi sorular
gelebilir. Uygun
koşullarda, konusunda
uzman olan hekimler
tarafından
uygulandığında bu
endişelere yer yoktur.
Yapılacak bölgesel
uyuşturma uygulamaları
esnasında ve sonrasında
ortaya çıkabilecek
düzeltilmesi mümkün olan
sorunlar şunlardır:
·
Tansiyon ve nabız
düşmesi: Gebelik nedeni
ile bebeğin ana
toplardamara baskısının
da katkısıyla en sık
görülen yan etki ani
tansiyon düşmesidir. Baş
dönmesi, göz kararması,
kendini fena hissetme
gibi belirtilerle fark
edilir. Önceden damar
yolundan yeterli sıvı
(-serum) verilmesi veya
bazı damar daraltıcı
ilaçlarla kolayca
önlenebilir. Ameliyat
sırasında veya
sonrasında nabız ve
tansiyonda düşme
olabilir. Her an
yanınızda olan anestezi
uzmanı doktorunuz
gerektiğinde müdahale
edecektir. Bu nedenle
aşırı stres dışında pek
görülmez.
·
Baş ağrısı: Spinal
anestezi uygulamaları
sonrası ortaya
çıkabilir. Epidural
anestezinin yan etkisi
değildir, genellikle
işlem sırasında hareket
edildiğinde veya çok
deneyimli olmayan
ellerde uygulandığında
dura zarının kaza ile
delinmesi sonucu nadiren
görülebilir. Dura
zarının delinmesine
bağlı dura dışına sıvı
kaçmasıyla oluştuğu
düşünülür. Hareket
edince, ayağa kalkınca
çoğalan bazen oldukça
şiddetli olabilen
karakteri vardır.
Bulantı da eşlik
edebilir. Çok sıvı ve
kafein içeren içecekler
alınarak, batın içi
basıncı artırıcı
uygulamalarla,
olabildiğince yatak
istirahatı ile ve
gerekirse çeşitli
ilaçlarla yok edilir.
·
Bel Ağrısı: Bazı
doğumlardan sonra
epidural yapılsa da
yapılmasa da bel ağrısı
görülür. Hamileliğe
bağlı vücudun ağırlık
merkezinin zamanla öne
kaymasıyla bel
kaslarının bunu
karşılamasının, doğum
sonrası aniden
değişmesine bağlayanlar
vardır.
·
Bulantı
ve kusma: Ameliyat
sırasında veya
sonrasında nadiren
ortaya çıkabilir.
Gerekli
müdahale anestezi uzmanı
doktorunuz tarafından
yapılacaktır.
·
Enfeksiyon: Her
enjeksiyonda olduğu gibi
bu girişimlerde de
enfeksiyon oluşabilir.
Oluşmaması için özen
gösterilmektedir.
·
Kullanılan ilaçlara
bağlı yan etkiler ortaya
çıkabilir. Bazı
hastalarda hafif alerjik
reaksiyonlar
görülebilir. Bölgesel,
geçici kaşıntı
kendiliğinden veya basit
bir ilaç yardımıyla
geçer.
·
Sinirsel
komplikasyonlar:
Bölgesel anestezi
sonrası geçici veya
kalıcı sinirsel hasarlar
nadiren de olsa ortaya
çıkabilir. (10
000-100 000 de birden az)
·
Başarısız blok: Epidural
anestezi uygulaması ile
ameliyata başlandıktan
sonra hastanın ağrı
duyması ya da ameliyatın
süresinin sinirin
uyuşturulması için
kullanılan ilacın etki
süresinden uzun
sürmesine bağlı olarak
hastanın ameliyatına
devam edilebilmesi için
anestezi uzmanı
doktorunuz uygun gördüğü
ek bir uygulama (sedasyon
veya genel anestezi)
yapmak zorunda kalabilir.
Kaynak:
www.florence.com.tr
Group Florence
Nightingale
|