|
Son yıllarda hem dünyada
hem de ülkemizde babalık
rolünde büyük
değişiklikler
olmaktadır. Birkaç kuşak
önceki babalar,
kendilerini ebeveynlik
rolünde annenin
yanındaki ikincil kişi
olarak görüyorlardı.
Şimdilerde ise
çocuklarının bakımında
birincil rolü üstlenen
pek çok baba
bulunmaktadır.
Araştırmalar ne diyor?
Babaların bebek bakımına
dahil olmasının etkisini
inceleyen araştırmalar
çocuk gelişimindeki
kazanımlara işaret
etmektedir. Örneğin,
bebeklik döneminde
babası ilgili olan
çocukların, okul
yaşlarında sadece IQ
bakımından değil espri
anlayışı, dikkat süresi
ve öğrenme hevesi
bakımından da avantajlı
durumda olduğu
bulunmuştur. Bu
çalışmalar babanın
çocukla vakit
geçirmesinin çocuğun
ufkunu genişlettiğini
göstermektedir: çünkü
babanın ilgili olduğu
ailelerde çocuğun
hayatında özdeşleşecek
tek bir kişi yerine iki
önemli yetişkin
bulunmaktadır. Ayrıca
bu çalışmalar, eğer baba
ilgiliyse çocuğun
arkasında hissettiği
desteğin daha sürekli
olduğunu göstermektedir.
Hatta yapılan
araştırmalardan biri,
babanın ilgisinin
ergenlik döneminde
çocuğun kendi
değerlerine daha kolay
sahip çıkmasını
sağladığını ve arkadaş
baskısına direnme gücünü
arttırdığını
göstermiştir.
Babalar yeni işlerini
öğrenebilmek için fırsat
istiyor !!!
Pek çok baba, bebeğini
hastanede ilk kez
gördüğünde içinden taşan
dalga şeklinde bir
mutluluk ve coşku
duygusu hissettiğini
söylemektedir. Bu
aşamadan sonra önemli
olan şey, babalara
bebekleriyle
ilgilenebilmeleri için
fırsat tanınmasıdır. Pek
çok araştırma, yenidoğan
döneminde bebeğin
davranışlarını
gözlemleme şansı
verildiğinde babaların
bebeklerini anlamaya
daha hevesli ve bebeğin
ağlamalarına daha
duyarlı hale geldiğini
göstermiştir. Bebekle
vakit geçirme fırsatı
yakalayan babalar,
bebeğin davranışlarına
çok daha hızlı şekilde
cevap vermektedir.
Ayrıca, bu babalar
bebeğin ne zaman gazının
çıkarılacağını, bebekle
ne zaman konuşulacağını
ve bebeğinin altının ne
zaman değiştirileceğini
kısa zamanda
öğrenmektedir. Yani,
yenidoğan döneminde
bebeğin davranışsal
ipuçları babayla
paylaşıldığında baba,
bebek için önemini daha
iyi fark etmekte ve
bunun sonucu olarak
bebeğin kendine özgü
“dilini” öğrenmeye
çalışmaktadır. Bu
çalışmalar, “Erkekler
bebeklere bakamazlar.”
şeklindeki önyargıların
doğru olmadığını
göstermektedir.
Erkeklerin ihtiyacı olan
tek şey baba olarak yeni
işlerini öğrenmelerine
fırsat verilmesidir.
Emzirilen
bir bebeğe babalık
yapmak mümkün
mü?
Bebek bakımını eşit
şekilde paylaşmak
isteyen yeni anne
babaların sıklıkla
sorduğu sorulardan biri
şudur: “Eğer anne
emziriyorsa baba besleme
işini nasıl paylaşacak?”
Hastaneden eve dönülen
ilk günden itibaren
baba, annenin emzirirken
rahat edebileceği doğru
pozisyonu bulmasına
yardımcı olarak ve
beslenmeler için bebeği
beşiğinden alıp anneye
getirerek tüm aile için
büyük bir fark
yaratabilir. Annenin
sütü bollaştıktan sonra
ailelerin bebeği
beslemek için emzirmeyle
birlikte biberon
kullanmaya başlaması
önemlidir. Bu sayede,
babanın besleme sürecine
dahil olma şansı artar.
Biberona geçmek için en
doğru zaman, bebeğin
emme konusundaki rolünü
tamamen öğrenmesinden
sonradır- emzirme
uzmanları biberon ya da
emziği tanıştırmadan
önce 4 ya da 6 hafta
kadar beklemeyi
önermektedir. (İPC’de
ailelerle yürüttüğümüz
çalışmalardan, günde bir
ya da iki besleme
biberonla olacak şekilde
bebeklerin 3-4
haftalıkken biberona
rahatlıkla geçebildiğini
ve anne memesiyle diğer
memeleri karıştırma
problemi yaşamadıklarını
görmekteyiz. Bebek, anne
memesinden beslenme
konusunda iyice hevesli
hale geldikten sonra
biberona geçmek mantıklı
gözükmektedir. Biberona
geçişi bekletmek bazen
sorun yaratabilir: bazı
bebeklerin 4 haftadan
sonra biberona ya da
emziğe geçme konusunda
zorlanma yaşadıklarını
görmekteyiz.)
Babalar biberona anne
sütü koyarak bebeklerini
güvenle besleyebilirler.
Eğer biberon baba
tarafından günün sonunda
ya da gece
beslenmelerinden birinde
veriliyorsa bu annenin
fazlaca ihtiyaç duyduğu
dinlenme ihtiyacını
karşılayacaktır. Ayrıca,
baba için bebeğiyle baş
başa kalıp bebeğini
tanıma şansı yakalamak
çok keyif verici bir
deneyimdir. Bebek
bakımı konusunda rolü
paylaşmak sadece babaya
bebeğini daha iyi tanıma
şansı vermekle kalmaz,
kendisinin yardıma
muhtaç, bağımlı, minik
bir varlığa bakım veren
bir kişiliğe nasıl
dönüşebildiğini de daha
iyi anlamasını sağlar.
Bebekler babalarını ne
zaman tanır?
Bir bebek 2 haftalık
olduğunda babasının
sesini öğrenir ve bu
sesi diğer erkek
seslerinden ayırt
edebilir. Dört haftalık
olduğunda ise anneye,
babaya ve yabancılara
karşı öngörülebilir
davranış farklılıkları
gösterir. Bir bebeğin
kiminle olduğunu
görmeden, davranışlarını
gözlemleyerek annesiyle
mi, babasıyla mı yoksa
bir yabancıyla mı
iletişim kuruyor
anlayabiliriz. Genelde
babaylayken bebeklerin
omuzları kabarır,
yüzünde hevesli bir
bekleyişin ve oyun
isteğinin ifadesi olur-
kaşları havadadır,
ağzını açar, gözleri
parlar. Babasının sesini
uzaktan duyduğunda bile
bu hevesli bakış fark
edilir. Dört
haftalıkken, babasından
annesine göre daha
heyecanlı bir ses
tonuyla konuşmasını
beklemeye başlar.
Babanın görüntüsü
uzaktan belirdiğinde
bebeklerin kendine özgü
beden dili “İşte
buradasın! Hadi beni
al!” der.
BEBEKLİK DÖNEMİNDE
ANNE-BABA REKABETİ
Değişen babalık
yaklaşımı ile birlikte,
annelerin babalara bebek
bakımına ne zaman dahil
olacaklarını söyleme işi
sona ermiştir. Artık
babaların çoğu, bebek
bakımına katılmayı
kendiliklerinden
istemekte ve yoğun
yaşamları içinde
çocuklarına vakit
ayırmak için
kendiliklerinden güçlü
bir motivasyon
hissetmektedir.
Bu dönemde ailelerde
yaşanan sorun daha çok
ebeveynler arası
rekabetten ve hatta
bazen de annenin bebeği
babadan uzak tutma
çabasından
kaynaklanmaktadır.
Bunlar, bir çocuğa bakan
tüm yetişkinlerde
görülen evrensel
duygulardır. Bir çocuğa
ne kadar çok bakarsanız
onun o kadar çok size
ait olmasını istersiniz.
Çok doğal olan bu
sahiplenme duygusu
ebeveynleri
bilinçaltından birbirine
rakip haline
getirebilir. Her bir
ebeveyn yeni rolünü
öğrenmeye çalışırken
diğerinin yaptığı
hataları görür. Ebeveyn
olmayı öğrenmek genelde
başarılarımızdan çok
hatalarımızdan ders
çıkarmayı
gerektirmektedir. Bu
zorlu işte, ebeveynler
birbirleriyle
özdeşlemeyi ve
birbirlerini
desteklemeyi
benimsediklerinde çocuk
için pek çok kazanım
gerçekleşir. Kişinin
kendi hatalarını kabul
etmesi diğer ebeveynin
yaptığı hatalara
toleranslı olabilmeyi
kolaylaştırır.
Çocukların her konuda
anlaşan ve her şeyi aynı
şekilde yapan
ebeveynlere ihtiyacı
yoktur. Bebekler çok
erken dönemlerden
itibaren anneden ve
babadan farklı şeyler
beklemeyi öğrenirler.
Yine de eğer ebeveynler
bilinçli şekilde
birbirlerinin ayağını
kaydırmaya çalışıyorsa
bu durum çocuklar için
kafa karıştırıcı olur.
Bebeklerin ihtiyacı olan
şey her iki ebeveynin de
kendini adaması ve
etrafta sakinliğin hüküm
sürmesidir. Bebekle
ilgili konularda
rekabete girmek, derin
bir anlaşamazlığın değil
yoğun bir bakım verme
duygusunun işaretidir.
Bu rekabet hislerinin
aranızda kızgınlığa yol
açmasına izin vermeyin.
Aksine, bu rekabet
duygusunu kimin hangi
işi yapacağını
netleştirmek için
kullanın. Her iki
tarafın da yapacağı
fazlaca iş
bulunmaktadır. Rekabet,
her iki ebeveynin de
elinden gelenin en
iyisini yapması
konusunda güçlü bir
motivasyon
oluşturabilir. Benim
tavsiyem bu rekabeti
hissettiğinizde birlikte
oturup bu konuyu
tartışmanız. Böylece
rekabetin ve
anlaşmazlığın gücü
zayıflayacaktır.
Gelişim Uzmanı Psikolog
Sinem Olcay
İstanbul Parenting Class
Zeytinoğlu Cad. Arzu 1
Apt.
No:2 Diare:27
Etiler/İstanbul
T&F: 212 351 90 01
sinem@istanbulparentingclass.com
www.istanbulparentingclass.com
03.11.2009
|