|
Her bebek
düşünme, görme,
duygu gibi beyin
fonksiyonlarından
sorumlu yaklaşık
100 milyar sinir
hücresi ile
doğar. Hayatın
ilerleyen
dönemlerinde ise
bu doğuştan
gelen 100 milyar
sinir hücresinin
üzerine yenileri
üretilmemektedir.
Sinir hücreleri
sinaps adı
verilen küçücük
boşluklarla
birbirlerine
bağlanırlar ve
beynin çeşitli
fonksiyonlarını
yerine getiren
kümeler
oluştururlar.Doğumdan
sonraki ilk
sekiz ay boyunca
sinir hücreleri
arasında bağ
oluşumu
şaşırtıcı
derecede
hızlıdır. Sekiz
ayın sonunda
yaklaşık 1000
tirilyon sinaps
oluşmuştur. Bu
sinapsların
günlük yaşamdaki
ihtiyaclara ve
uyaranlara bağlı
olarak bir kısmı
korunur,
kullanılmayanlar
ise zamanla
kaybolur ve
çocuk 10
yaşlarına
geldiğinde
sinaps sayısı
erişkinlerdeki
seviyesine ( 500
tirilyon) iner.
Yaşamın ilk
aylarında oluşan
bu bağlantılar
bebeğe dışarıdan
gelen
uyaranlarla
güçlendirilmekte
ve kalıcı hale
getirilmektedir.
Bu uyaranları
verenler de
çoğunlukla
bebeğin anne
baba ve yakın
çevresi ile
bakımında
yardımcı olan
kişilerdir. |
|
BEYİN
AĞIRLIĞI |
| Doğum öncesi 20 haftalık: 100 gr. |
| Doğumda: 400 gr |
| 18 Aylık: 800 gr. |
| 3 yaş: 1100 gr. |
| Erişkin: 1300-1400 gr. |
|
|
|
|
HANGİ
MÜZİK ? |
|
Yapılan
bir
araştırmada
mozart
dinleyen
çocuklarda,
IQ
oranının
% 30
lara
varan
bir
artış
gösterdiği,
diğer
güncel
müzikleri
dinleyen
çocuklarda
ise bu
artışın
çok daha
düşük
seviyelerde
kaldığı
bildirilmektedir. |
|
|
|
|
İstatistiklere
göre 18-20
aylık bir
bebek her
gün 10'dan
fazla yeni
kelime
öğrenmektedir.
Uykuda
olduğu süre
çıkarılırsa
bu her 90
dakika da
bir kelimeye
denk
gelmektedir.
6 yaşındaki
bir çocuğun
ise kelime
hazinesinde
yaklaşık
13.000
kelime
vardır.Ancak
bu iyi bir
çevresel
etkileşim ve
iyi
beslenmeye
bağlıdır. |
|
|
|
Görme ve konuşma
yeteneğini oluşturan
beyin sistemleri çok
erken dönemlerde
şekillenmektedir.(ilk
8 ay) Araştırmalar
bebeğin doğumundan
hemen sonraki erken
dönemlerden başlamak
üzere gördüğü ve
duyduğu tüm
olayların ileriki
donemlerde kendi
görüş ve konuşma
yetenekleri üzerinde
derin bir etki
bıraktığını ve
şekillendirdiğini
göstermektedir.
Öğrenme yeteneği
3-10 yaşları
arasında en üst
seviyelere ulaşır
ancak ömür boyu
devam eder.
10-18 ay arasında
bebeğin duyguları
gelişmektedir.
Duygular uzun vadeli
bellek ile yakından
ilişkilidir.
İlk 10 yıl boyunca
müzik, dil eğitimi
ve diğer ömür boyu
sürecek yetenekler
öğrenilmektedir.
Burada kısaca
beyinin
bölümlerinden de söz
etmemiz gerekirse:
-
Serebral
Kortex:
Beyinin
yüzeyindeki ince
kabuktur.
-
Oksipital
Lob:Kafanın
arka tarafında yer
alır ve görme
işlevi ile
ilgilidir.
-
Temporal
Lob:Tabanda
yer alır. Duyma,
konuşma ve dil
gelişimi ile
ilgilidir.
-
Parietal
Lob:Yanlarda
yer alır.Duyusal
uyaranlar ile
ilgilidir.
-
Frontal
Lob:Alın
kısmında yer alır.
Konuları
değerlendirme ve
problem çözme
işlevi burada
yapılır.
-
Limbik
Sistem:
Duygular ve uzun
vadeli belleği
kontrol eder.
-
Beyincik:Otomatik
hareketleri ve
dengeyi kontrol
eder.
Tüm bu gelişme
sürecinde bebeğin
çevresi ve yaşam
koşulları önemli rol
oynamaktadır. Evdeki
sıcak ilişkiler ve
mutlu ortam beyin
gelişiminde olumlu
rol oynayacak, bunun
tersi olarak gergin
ortam ise olumsuz
bir rol
oynayacaktır.
Bebeğin
ebeveynlerinin ve
bakımından sorumlu
olan kişilerin beyin
gelişiminde rol
oynayacakları
kaçınılmazdır. Bu
sebeple aşağıda
dikkat edilmesi
gereken birkaç
önemli nokta
verilmiştir.
-
Sıcak ve
sevecen
olmalısınız:
Çocuklar
ilişkilerinde
duygusaldırlar.Bebeğinize
sevgi ile
yaklaştığınız
takdirde sevgiyi
öğrenecektir.
Bebeğinize
gülümseyin, onunla
konuşun, ona
dokunun, şarkı
söyleyin. İhmal
edilen bebeklerin
beyinlerinin tüm
bölgeleri
gelişmesini
tamamlayamazlar.
Ayrıca özellikle
ona dokunmakla
beynindeki büyüme
hormonu
salgılanmasını
arttırırsınız.Günde
3 kez onbeşer
dakiklık hafif
masajlar yapın.
Konuşurken
cildinizin
birbirinize
temasını sağlayın.
-
Bebeğinizin
çıkardığı seslere,
yüz ifadelerine ve
hareketlerine
karşı duyarlı
olun.
Bebekler
kendilerini ifade
etmek için
kelimeleri
kullanamazlar.
Onların
kendilerini ifade
etme biçimi
çıkardıkları
sesler, yüz
ifadeleri ve
hareketleridir.
Bunlara karşı
duyarlı olup
istedikleri
yanıtları
verdiğiniz
takdirde size
güvenleri
artacaktır.
Ağladığında
rahatının
kaçtığını,
acıktığını anlayıp
onu doyurun,
güldüğünde oyun
istediğini anlayıp
onunla oynayın.
-
Bebeğinizle
konuşun,hikayeler
okuyun, şarkılar
söyleyin.
Bebeğiniz
söylediklerinizin
anlamını bilmese
bile bu konuşma ve
dil öğrenme
kapasitesini
arttıracaktır.
Araştırmalara göre
bebeğiyle sık sık
konuşan annelerin
bebekleri 2 yaşına
geldiğinde
bebekleri ile
seyrek konuşan
annelerin
bebeklerine oranla
300 kelime daha
fazla
bilmektedirler.
Okuma yetenekleri
de gelişmektedir.
Çocuğunuza resimli
kitaplar okumanız
ve ona resimlerde
gördüklerini
sormanız onun
beyin gelişimine
olumlu etki
yapacaktır.
-
Belirli
kalıplar ve
alışkanlıklar
oluşturun:
Böylece çocuklar
ne beklemeleri
gerektiğini
öğreneceklerdir.
Örneğin her gün
uyuma vaktinde
perdeleri
kapatmanız ve
ninni söylemeniz
onun yatağa girme
vaktini
öğrenmesini
sağlar.Bu tür
etkileşimler
çocuğa ne yapması
gerektiğini tahmin
etmeyi
öğretecektir.
-
Çocuğunuzun oyun
oynaması, merak
etmesi ve
keşfetmesi için
onu
cesaretlendirin.
Ona oyun
oynarken eşlik
edin ve yeni
oyunlar öğretin.
Biraz daha
büyüdüğünde ise
arkadaşları ile
oynamasını,
meraklarını
gidermesini mümkün
olduğunca
engellemeyin.
-
Seyrettiği
TV programları
konusunda seçici
olun:
Küçük çocukların
hayal ile gerçek
arasındaki farkı
yeni yeni
öğrenmekte
olduğunu
unutmayın. Bazı
programlar çocuğun
kelime hazinesini
geliştirebilir
ancak bazıları da
çocuğun kafasını
karıştırır ve
korkutur. Bu
nedenle çocuğun
seyrettiği
programlar
konusunda seçici
olmalısınız.
Televizyonu asla
bir bebek bakıcısı
gibi çocuğunuzu
oyalayabilecek bir
aracı olarak
görmeyin.
-
Çocuğunuzu
disiplinize edin
ve bazı limitler
koyun:
-
Çocuğunuzun
ihtiyaçlarını dile
getirmesine izin
verin.
Onu dinlerken
tarafsız ve olumlu
olun. Yapmasını
istemediğiniz
şeyleri sebepleri
ile birlikte sevgi
ile anlatmaya
gayret gösterin.
Bazı
davranışlarının
diğer insanları da
etkileyebileceğini
anlatın.
Duygularını, hayal
kırıklıklarını
anlatmalarına
yardımcı olun.
Olumlu
davranışlarını
onaylayın.
Verdiğiniz
görevler de
aşırıya kaçmayın.
-
Her bir
çocuğun bir
diğerinden farklı
olduğunu
unutmayın.
Her
çocuğun kendine
özgü bir kişiliği
vardır ve büyüme
özellikleri de
farklıdır.
Çocuğunuzu
kardeşleri veya
başka çocuklarla
kıyaslamayın.
Kendine özgü
kişiliğini
yansıtmasına
yardımcı olun.
-
Çocuğunuzu
kreş veya
anaokuluna
vermeniz
gerekiyorsa
seçimde özenli
olun. Bu
seçim ailenin en
önemli
kararlarından biri
olacaktır.Çünkü
seçtiğiniz kuruluş
çocuğunuzun erken
beyin gelişiminde
çok önemli rol
oynayacaktır.Öncelikle
çocuğunuzu vermeyi
düşündüğünüz
merkezi kendiniz
görün,
değerlendirin.
-
Son olarak
kendinize de özen
gösterin.
Anne-baba çocuğun
yaşamının en
önemli
parçalarıdır.
Bebeğinize tüm
ihtiyaçlarını
ancak sizler
sağlayabilirsiniz.
Bu sebeple kendi
sağlığınız,
mutluluğunuz çok
önemlidir. İyi
beslenin, gerekli
tıbbi
kontrollerinizi
zamanında
yaptırın, egzersiz
yapın,
dinlenmenize özen
gösterin,
kendinize de zaman
ayırın. Ancak
böyle iyi ana-baba
olabilirsiniz.
|