|
Aksi takdirde tanı,
tedavi ve izlem
açısından yeterliliği
sağlamak pek mümkün
olmaz. Çocukluk çağında
tüm hastalıklarda olduğu
gibi gastroözafageal
reflün ve bununla ilgili
diğer hastalıkların (ki
en sıklıkla üst ve alt
solunum yolu
hastalıklarıdır) başarı
ile tedavi edilebilmesi
ve nüksünün
engellenebilmesi için
hekim, çocuk ve aileyi
bir bütün olarak
görülmelidir. Bunu da
hastanın sorumluluğunu
alan bir çocuk hekimi
olmalıdır.

Ayrıca mümkünse bu
konuda yeterli bir uzman
olmalıdır. Her ne kadar
geleneksel sağlık
problemlerin yönetiminde
hekim hastayı bir kitle
gibi görüp “sadece hasta
olan organına bakıp
oradaki sorunla
ilgilense” ve hatta
anne-babalar “çocuğunun
sorunun her ne olursa
olsun bir an önce
gidermek” fikrine sahip
olsa da bu yanlış bir
yaklaşımdır. Çünki
sorunu ile uğraşılan
varlık bedeni, ruhu ve
sosyal çevresi gelişen
dinamik bir
“biyopsikososyal (çocuk
= biyolojik + ruhsal +
sosyal bütün)” bir
bütündür. Yani
gastroözafageal reflüsü
olan bir çocuğun sadece
özafagus (yemek borusu)
ve midesi yoktur. Bu
çocuğun aynı zamanda
akciğeri, kalbi,
barsaklarının diğer
bölümleri, beyni vs de
vardır. Sağlığı hem
sorun olan organı, hem o
organın etkilediği tüm
vücudu etkiler. Bu süreç
direk ve indirek
yönleriyle hem
hastalıktan etkilenen
henüz olgunlaşmamış ruhu
hem de organik hastalık
ve ruhunun yaşadığı
dengesizlik nedeniyle
arkadaş, okul çevresi vs
de oluşan sorunların
tümüyle ilgilidir.
Sağlığına tekrar
kavuşması ve toplumun
dinamiğine hazırlanması
için tümünün global
olarak düzeltilmesi
gerekir. Bu global
değerlendirmede hekim
aile ile birlikte
çocuğun tüm biyolojik,
ruhsal ve sosyal
yönlerini kapsayacak
şeklide işbirliği
oluşturmalı ve gerekli
kararlar onun yerine
verilmelidir. Hele
gastroözafageal reflü
gibi sadece bulunduğu
organda değil aynı
zamanda boğazda, ses
tellerinde, bronşlarda
bulguları olan bazısı
kalp hastalıkları ile
karışan oldukça atipik
seyirli bir durumda bu
daha da önemlidir (Bu
konuda önceki bölümlere
bakınız). Maalesef böyle
bir yaklaşımın olmayışı
yüksek sıklıktaki
çocukluk çağı alerjik
hastalıklarının
tedavisinde akla hayale
gelmedik yanlışlıklar,
eksiklikler ve bunlardan
doğan çok yönlü
zararlara yol
açmaktadır. Bu
zararların en başta da
hastalığın gereğinden
fazla tanı alması ve
bazen gereğinden fazla
tedavi edilemesi ile
başlayan ve temelde bir
çok sorunu daha da
karmaşık hale getiren
süreçle devam eden bir
tablo çizmektedir.

Gastroözafageal reflü
erişkinde olduğu gibi
çocukluk çağında da sık
görülür. Hatta bu sıklık
larenjit, otit,
astım-benzeri ve benzeri
tablolara yl açtığı için
gerçekten genel çocuk
sağlığı uzmanlığı (genel
pediatrist), KBB
uzmanları ve diğer özel
bilim dallarının oldukça
ilgisini çekmektedir.
Hatta bu açıdan çocukluk
çağında sık görülen
diğer bir hastalık grubu
olarak alerjik
hastalıklara benzer.
Hatta verilen tedavi ve
gastroözafageal reflünün
hayati tehlike
oluşturmaması nedeniyle
konu hakkında gerekli
deneyime sahip olmayan
meslektaşlarımızın da
kazanç açısından
iştahını kabartmaktadır.
Bu hastalığın bulgusunun
görüldüğü organa göre
tıp disiplinlerinin
ilgilenmesiyle
olmaktadır. Örneğin sık
krup ve öksürük olan bir
çocuk bu şikayetleri
nedeni ile KBB
uzmanlarına, reflüye
bağlı karın ağrısı ve
mide ekişmesi olan çocuk
erişkin gastroenterolog
yad adahiliye hekimine
ve hatta astım benzeri
bulguları olan çocuklar
ise erişkin göğüs
hekimlerine başvurmakta
ve daha da vahimi bu
meslektaşlarımız da bu
çocukları izlemektedir.
Ancak hastalık çocuğun
yaşam tarzı, beslenmesi,
kilosu, alerjik
hastalığını varlığı (en
önemlisi besin alerjisi)
ve tüm vücüdu
ilgilendiren bir
hastalık olduğu için ve
değişik zamanlarda
değişik bulgular
çıkabileceği hep
unutulur. Bu nedenle
çocuk konu ile ilgili
bir “Çocuk Hastalıkları
Uzmanı” tarafından bütün
olarak ele alınmalı ve
izlemi planlanmalıdır.
Bu en profosyonel
şeklide mide-barsak
yakınmaları ön planda
olan bir çocuk için
pediatrik
gastroenteroloji uzmanı
ama mide-barsak
yakınmaları ön planda
olmayan olgular için ise
sıklıkla yakınma solunum
yolunu ilgilendireceği
için bir çocuk solunum
uzmanı olmalıdır. Çocuk
uzmanlığı disiplini
dışındaki hekimlerin
çocuk deneyiminin
olmaması nedeniyle bu
çocukların yıllar sonra
görünen yada görünmeyen
ağır komplikasyonlarla
gelmektedir. Örneğin
benim oldukça sık
gördüğüm en dramatik
hata bu çocuklara erken
tanı konulmaması tanı
konulsa da akciğerleri
korunmaması dolaysıyla
yıllar sonra geriye
dönüşümsüz bronş
genişlemesi (bronşiektazi)
ile gelmeleridir. Aile
ise sosyo-entellektüel
düzeyine göre bu tabloyu
şöyle tanımlamaktadır:
“Ben çocuğumu her
şikayetinde doktora
götürdüm. Doktorların
söylediği her şeyi
yaptım. Suçlu kim ?
Neden böyle oldu….”.
Ancak bir başka yönden
bakılacak olursa çocuk
sağlığı deneyimi olmayan
disiplinlerin izleminde
erişkin hastalarla aynı
ortamda bulunan bir
çocuk “hastalıktan
etkilenen bir ruhu
unutulduğu” için bir çok
psikolojik reflekse
sahip olmaktadır.
Bu nedenle çocukluk
çağındaki
“gastroözafageal reflü
hastalığının” tedavisi
çocuğun biyopsikososyal
yapısı doğrultusunda,
aile ile birlikte ve
çocuk alerji uzmanı
denetiminde olacak
şeklide yeniden
şekillendirilmedilidir.
Konulan teşhis
doğrultusunda hastalık
ailenin anlayabileceği
bir dille
anlatılmalıdır. Bu
anlatımda hastalığın ne
olduğu, nelere yol
açabileceği ve nasıl
olduğu vurgulanmalı,
ağırlığı, olası
komplikasyonları ve
izleminin ne şeklide
yapılacağı hakkında
bilgi verilmelidir.
Tedavi içeriği hakkında
bilgi ve en önemlisi
gastroözafageal reflünün
yaşam tarzı ile ilişkisi
ve bunun düzeltilmesi
konusunda eğitim
verilmelidir. Örneğin
çocuğa istenildiği kadar
tedavi verilsin eğer
günlük beslenmesinde bıl
katkı maddesi, reflü
yapan gıda ve asit
içerik varsa tedavini
başarılı olamayacağını
aileye bildirilmelidir.
Bu bilinç çoğu zaman iyi
bir tıbbi tedavi kadar
etkilidir.
Çocuğun hastalığı ve
onun tedavisi yanında
yukarıda anlatıldığı
gibi çocuk bir
biyopsikososyal varlık
olarak, aile ise bu
biyopsikososyal varlığın
kökeni olarak ele
alınmalıdır. Bu nedenle
ilaçlarını kullanımı,
semptomlarının olmaması,
bizden memnun olması
yanında onların yaşam
kalitelerinin ne düzeyde
olduğu saptanmalı ve
gerekirse
iyileştirilmelidir.
Çünki yaşam kalitesinde
artış sağlamayan bir
gastroözafageal reflü
hastalığının yönetimi
çocuk için yalnızca
organizmasına biyolojik
olarak müdahele etmek
ama ruhunu öldürmek
olur. Aile için ise
organı sağlam ama
davranışsal açıdan hala
hastalığı devam eden bir
çocuğa sahip olma
demektir. Bu nedenle
beslenme, önlemler
konusundaki önerilerde
çocuğun kendi istekleri,
ailesi ve sosyal ortamı
göz önüne alınarak plan
yapılmalıdır. Eğer evde
bol miktarda çukulata
bulunuyor ve çocuğa
yememesi öneriliyorsa
tedavinin beyhude
olacağı ve çocuğa stres
dışında işe yaramayacağı
ortadadır. Benzeri
örnekler arttırılabilir.
Çocuğun hastalığı,
ilaçları, izlemi ve
ilerisi konusunda zaman
zaman aileler ile eğitim
toplantıları
yapılmalıdır. Bu
toplantılarda en az
konuda ihtisas sahibi
çocuk uzmanı, hemşiresi
ve hatta mümkünse
psikologu olmalıdır.
Hatta gastroözafageal
reflü açısından
kompolike olmuş hasta
çocuklar (bronşiektazi,
obliteratif bronşiolit…)
için de bu hastalık
konusunda yalnız
olmadığını göstermek,
aynı hastalığı yaşayan
arkadaşlarını bulabilmek
vs için buluşma günleri,
oyun ve oyuncak paylaşım
günleri vs
düzenlenmelidir.
Sonuç olarak
gastroözafageal reflü
hastalığı ve bununla
ilgili solunum yolu
hastalıkları çocukluk
çağında sıktır. Bu
hastalık yaşamlarını
tehdit etmese de iyi
tedavi edilmedikleri
takdirde organik ve
ruhsal komplikasyonlara
yol açmaktadır. Bu
nedenle hasta çocuklar
ve aileler bir para
kaynağı ve hastalığın
tedavisi de asit
baskılayıcı birkaç ilaç
yazmak olarak
görülmemelidir. Bu
çocukların yönetimi
hekim-aile çemberinde
çocuğun en yüksek sağlık
ve yaşam kalitesi
şartlarına kavuşmasına
yönelik planlanmalıdır.
Çünki “O”nlar her
şeyimiz ve……….
 |