|
Erken doğan bebeklerde
ise görme gelişimi daha
geç oluyor. Bu yüzden bu
bebeklerin doğumdan
hemen sonraki dönemde
özellikle retina
tabakasının gelişimi
açısından yakın takibi
gerekiyor. Görme
yeteneğinin geliştiğinin
ilk göstergesi ise
genellikle bebeğin
çevresindeki insanları
gözleriyle takip etmesi
oluyor. Zaman içinde
bebeğin görme refleksi
gelişiyor ve bebek görme
fonksiyonlarını yavaş
yavaş kazanıyor.
Çocukluk çağında görme
duyusunun tam olarak
gelişimi ise 7 ile 10
yasları arasındaki
dönemde tamamlanıyor.
Doğumdan bu zamana kadar
geçen süre içerisinde
oluşan görme
bozuklukları, özellikle
küçük yastaki çocukların
şikâyetlerini tam olarak
anlatamaması nedeniyle
çok uzun süre fark
edilemeyebilir
Görme bozuklukları okul
öncesi dönemde her 20
çocuktan birini
etkiliyor. Okul
döneminde ise her 4
çocuktan birinde göz
hastalıkları görülüyor.
Gözlerin duruşu veya
çocukların bazı
hareketleri olası bir
görme sorununun
habercisi
olabileceğinden anne ve
babalar böyle işaretler
açısından uyanık olmalı
ve zaman geçirmeden bir
göz doktoruna
başvurmalıdır. Çocuğunuz
sizinle göz teması
kurduğunda her iki gözü
birbirine paralel
duruyor mu? Gözlerden
birinde içe ya da dışa
kayma ya da iki göz
birbirinden bağımsız
hareket ediyormuş
izlenimi var mı? Okurken
veya televizyon
seyrederken başını
sürekli bir yöne
çevirme, başını eğme,
bir gözünü kapalı tutma,
sık sık göz kırpma,
gözlerini kısma ya da
ovalama, Okur veya
yazarken çok yakından
bakma, satır kaydırma
veya sürekli parmakla
takip etme, yakın işleri
sevmeme, kısa sürede
dikkat dağılması veya
dalgınlaşma oyun
oynarken topu tutma,
ayakkabı bağlama veya
düğme ilikleme gibi
el-göz koordinasyonu
gerektiren işlerde
zorlanma, okulda tahtayı
netleştirebilmek ve
yazılara odaklanabilmek
için sürekli kendini
zorlama sonucu
oluşabilecek sık baş
ağrısı şikayeti olan
çocuklarda göz bozukluğu
olma ihtimali
yüksektir..Bu tür
şikayetleri olan
çocuklar bilgisayarlı
yada retinoskopi denilen
göz muayenesinde
geçirilmeli ve göz
bozukluğu varsa tespit
edilmeli ve tedavi
edilmelidir.Göz
genişletici damlalar
kullanılarak yapılan bu
muayene sonucunda
çocukta miyop,
hipermetrop, astigmat
olup olmadığı tespit
edilir.
Miyopi nedir?
Miyopi, halk arasında
"uzağı net görememe"
olarak biliniyor. 5 ile
18 yaş arası artan ciddi
bir sorun. Basit miyopi,
toplumda yüzde 25
oranında görülüyor ve
düzeltmeyle tam görme
kazanılır. Ara tip
miyopide düzeltme sonucu
göz tamamen ya da
tamamına yakın şekilde
görebiliyor. Bu tip
sorunların yüzde 60'ında
retinayla ilgili
sorunlar ortaya çıkıyor.
Dejeneratif miyopi ise
ilerleyici miyopi ya da
yüksek miyopi olarak
adlandırılıyor. Yüksek
dereceli miyopların
yüzde 30'unda göz içi
basıncı yüksek
seyrediyor ya da glokom
göz tansiyonu gelişme
riski vardır.
Neden çoğu
zaman kalıtsaldır.
Hastaların bir kısmı iyi
göremediğinin farkında
olmuyor. Yakını net
gördükleri için
uzaklaştıkça cisimlerin
netliklerini
kaybetmelerini doğal
karşılıyorlar. Bunun
sonucunda da, kırma
kusurları uzun süre fark
edilmeyebilir.
Hipermetropi nedir?
Halk
arasında "yakını
görememe" olarak
biliniyor. Genelde neden
kalıtsaldır. Yaş
ilerledikçe uyum
yeteneği azaldığı için
yakını ve uzağı görme
sorunu baş gösteriyor.
Fakat gözde zorlanma
olduğundan dolayı bunun
sonucunda gözün
sulanması ve ağrıması
gibi bir takım
komplikasyonlar da
ortaya çıkar. Ağır ve
çok ağır hipermetrop ise
her yaşta, hem uzağı hem
de yakını az görüyorlar.
Hipermetroplarda kusur
genellikle iki gözde
birden oluşur. Ancak,
bazı durumlarda sorun
sadece tek gözde de
gelişebiliyor. İşte, bu
durumun özellikle
çocukluk çağında hemen
tespit edilmesi
gerekiyor. Bu sorun
erken teşhis edilmediği
takdirde "göz
tembelliği" sorunu
ortaya çıkıyor.
Hipermetropinin erken
teşhis ve tedavisi
özellikle çocuklarda çok
önemli. Çocukların göz
numaraları saptanmalı,
her iki göz arasında
ciddi bir derece farkı
varsa, zayıf olduğu
bilinen göz,
egzersizlerle
çalıştırılmalıdır.
Dolayısıyla, her çocuğun
sorunu olsun olmasın en
geç 2 yaşında mutlaka
bir göz doktoru
tarafından muayene
edilmesi gerekiyor.
Ancak ailede bilinen bir
göz hastalığı, anne ve
babada çok yüksek bir
gözlük derecesi varsa,
rutin muayenelerin daha
da erken yaşlarda
yapılması, çocuğun göz
sağlığı açısından önemli
rol oynuyor.
Hipermetropi tedavisinde
de yine gözlük, kontakt
lens ve lazer
yönteminden
yararlanılıyor. Bu kez
görüntü arkadan öne
toplanmaya çalışıldığı
için kenarları ince,
ortası kalın mercek
kullanılıyor.
Astigmat nedir?
Gözün
kırıcı ortamlarında
özellikle korneada
değişik meridyenlerdeki
kırılma miktarının aynı
olmaması durumuna
astigmatizma deniyor.
Düzensiz astigmatizma,
korneada, keratit,
kornea ülseri ya da
travmaya bağlı
düzensizlikler olur.
Astigmatta da neden
genellikle kalıtsaldır.
Bulanık, çift görme ve
gölgeli görme, baş ile
göz ağrısı, sık arpacık
çıkarmak, kirpik dibi
iltihabı gibi
belirtilerle ortaya
çıkıyor. Ağır astigmatı
alan hastalar
çevrelerindeki nesneleri
çarpık ve bozuk görür.
Bu bozukluğu olan
çocuklar tembellik
gelişmemesi açısından
tedavi edilmelidirler.
Konjonktivit
Gözlerde yanma, batma,
kaşıntı, kanlanma ve
çapaklanma gibi
şikâyetler genellikle
konjonktivit dediğimiz
göz yüzeyini örten ince
saydam zarın iltihabına
işaret eder. Bazen
korneanın iltihapları da
bu tip şikâyetlere yol
açabilir. Hatta kornea
ve konjonktivanın
iltihapları birlikte
seyredebilir. Gözde bu
tip şikâyetlere neden
olan üçüncü bir yapı ise
kapaklardır.
Konjonktivanın
iltihapları enfeksiyöz,
allerjik, immünolojik,
toksik veya travmatik
olabilir. Enfeksiyöz
olanlar bakteri, virüs
ve parazitlere bağlıdır.
Genellikle temizlik
kurallarına riayet
edilmediği ve hastalıklı
kişilerin eşyaları ortak
kullanıldığı zaman
meydana gelirler. Ayrıca
bünyenin zayıflaması da
enfeksiyonlara
yatkınlığı artırır.
Bebeklik döneminde
meydana gelen
konjonktivitler çok
şiddetli olabilir.
Allerjik kökenli olan
konjonktivitler
genellikle bahar
aylarında ortaya
çıkmakla birlikte tüm
mevsimlerde de
görülebilir. Kaşıntı ve
sulanma ön planda olur.
Çocukluk çağında bahar
alerjileri sıktır. Bazı
allerjik durumlar çok
şiddetli seyredip
görmeyi dahi bozabilir.
Tedavileri zor olsa da
ihmal edilmemeleri
gerekir. İmmünolojik,
yani bağışıklık
sisteminin
bozukluklarıyla ilgili
konjonktivitler daha çok
yaşlılarda görülmekle
birlikte çocuklarda da
görülebilir ve ağır
seyreder. Toksik ve
travmatik olan
konjonktivitler ilaçlar
ve kimyasal maddelere
karşı gelişir. Yeni
doğan bebeklerde
konjonktivit
tehlikelidir. Doğumdan
sonra ilk 24 saat de
çıkan konjonktivit göze
damlatılan koruyucu
damlalardan oluşurken 2.
gün ve sonrası bebeğin
gözünde görülen
çapaklanma ve kızarıklık
mikrobik bir iltihabın
belirtisidir ve tedavi
edilmelidir.
Şaşılık
Bakılan yere her iki
gözün birlikte bakması
gerekir. Gözlerden biri
istenen hedefe bakarken
diğeri başka yönlere
bakıyorsa kişide şaşılık
var demektir. Şaşılık
her yaşta görülmekle
birlikte çocukluk
döneminde daha sıktır.
Tek bir hastalık
değildir. Değişik
tipleri vardır. Çocukluk
döneminde meydana gelen
şaşılıklarda çocuk,
genellikle bir gözünü
tercih ederek çift
görmeyi engeller. Tercih
edilmeyen gözde ise
tembellik gelişir. Göz
tembelliği, tedavisi
ancak çocukluk döneminde
yapılabilen ciddi bir
bozukluktur. Çocuklarda
en sık görülen şaşılık,
gözlerin buruna doğru
kayma yaptığı
şaşılıktır. Gözlerin
dışa, yukarı veya aşağı
doğru kaydığı şaşılıklar
daha nadirdir. Her
şaşılık, anne, baba veya
yakınların
anlayabileceği şekilde
ileri düzeyde
olmayabilir. Hatta bazı
şaşılıklar basit bir
muayene ile bile tespit
edilemeyebilir ve ileri
incelemeler gerekebilir.
Bazen de şaşılığı taklit
eden durumlar görülür.
Bunlara yalancı şaşılık
denir. Yalancı
şaşılıklar genellikle
göz çukurlarının
anormalliği, asimetrisi,
göz kapağı bozuklukları
ve burun kökü basıklığı
gibi durumlarda meydana
gelebilir. Şaşılığı
taklit eden bu
durumların ayırıcı
tanısı yapıldıktan sonra
bir kısmında etkene
yönelik tedavi
yapılırken bir kısmında
da çocuğun gelişimini
takip etmekle
yetinilecektir.
Toplumumuzda yaygın olan
bir terim de gizli kayma
ya da gizli şaşılıktır.
Tıbbi olarak gizli
kayma, normal durumda
yokken belli testlerle
ortaya çıkarılabilen
kaymalar olarak
açıklanabilir. Ayrıca
çocuğun sağlıklı olduğu
durumlarda görülmezken
sıkıntılı veya
hastalıklı zamanlarında
ortaya çıkan kaymalar da
olabilir. Tipi ne olursa
olsun her tip kayma önem
taşır ve bir an önce
teşhis edilerek tedavi
ve takip planının
yapılması gerekir.
Doğumsal
Katarakt
Yeni doğan bebeğin
gözbebeğinde beyazlık
görüldüğünde, hemen
doktora başvurulmalıdır.
Bu durum, çoğunlukla
doğuştan kataraktın
belirtisidir; tek gözde
veya her iki gözde
olabilir ve ameliyatı
gerektiren bir durumdur.
Yine gözbebeğinde
beyazlık veya parlama
ile ortaya çıkan ve
bebeklerde görülen bir
göz içi tümörü de mevcut
olabilir. Bu durum da
acil olarak göz
doktoruna başvurmayı
gerektiren önemli bir
hastalıktır.
Yaşlılardaki katarakt
ameliyatının hemen hemen
aynısıdır. Yaşlılarda
görülen katarakttan
farklı olarak
saydamlığını kaybeden
göz merceğinin arka zarı
da bu ameliyatla
alınabilir. Bebek 2
yaşından küçük ise
mercek yerleştirilmez, 2
yaşından büyük ise
mercek yerleştirilir
Nistagmus
Gözlerde sağa-sola,
yukarı-aşağı veya dönme
tarzında titreşimler
meydana gelmesine
nistagmus denir. Hasta,
bu hareketleri kontrol
altına alamaz. Daha çok
kas hareketlerini
kontrol eden merkezlerin
bozukluğu olmakla
birlikte bazen görme
azlığı yapan katarakt,
albinizm, glokom ve göz
sinir tabakası
bozukluklarına işaret
edebilir. Tedavisinde
her ne kadar cerrahi
girişim yapılsa da
sonuçlar yüz güldürücü
olmadığı için özellikle
görme azlığına bağlı
gelişen tiplere karşı
önceden tedbir almak
gerekir.
Göz
tembelliği
Göz tembelliği, bir
gözün diğerinden az
görmesidir. Göz
tembelliği ancak küçük
yaşlarda tespit edilirse
tedavi
edilebileceğinden,
anne-babaların bu konuda
son derece hassasiyet
göstererek, erken
yaşlarda çocukların göz
muayenesi olmalarını
sağlamaları gerekir. Az
gören veya bozuk gören
gözün beyne ilettiği
görüntünün zamanla beyin
tarafından
algılanmasında azalma
olmasıyla göz tembelliği
oluşur.7 yaşına kadar
çocuklarda çift gözle
görme dengesi
oluştuğundan tembelliğin
tedavisi bu yaşa kadar
yapılmalıdır. Göz
tembelliğine sebep olan
durumların bir an önce
ortadan kaldırılması ve
görme sinirinin
uyarılmaya başlanması
gerekir.
Göz tembelliğinin
nedenleri şunlardır:
1. Şaşılık: İki göz ayrı
ayrı yönlere bakıyorsa
beyne iki ayrı görüntü
gider ve çift görme
meydana gelir.
Çocuklarda bir şekilde
bu durum engellenerek
beyin, gözlerden
birinden gelen görüntüyü
baskılar ve tek gözle
görme sağlanır. Bu arada
görüntüsü baskılanan
gözde tembellik
gelişmeye başlar.
2. Kırılma kusurları:
Mevcut olan yüksek
kırılma kusuru nedeni
ile bir göz diğerinden
çok bulanık görüyorsa,
bu göz tembel hale
gelir. Görünüşte göze
çarpan herhangi bir
problem olmadığı için
tespit edilmesi zordur.
3. Diğer göz
hastalıkları: Bu grupta
görme eksenini kapatan
hastalıklar sayılabilir.
Bunlar, kornea, iris,
lens ve vitreus gibi
gözün kırıcı
ortamlarının kesiflik
veya anormal pozisyonda
olmaları ile ilgili
hastalıklardır. Göz
tembelliğinin tedavisi
ilk 6 yaş içinde
yapılmalıdır, 10
yaşından sonraki
tedaviler yararlı
değildir. Tedaviye ne
kadar erken başlanırsa
alınacak sonuç da o
denli başarılı
olacaktır.
Göz tembelliği
tedavi yöntemleri:
Şaşılık tedavisinde
cerrahi tedaviye
gerektiğinde
başvuruluyor. Ancak
ameliyat tek başına
yeterli değil.
Cerrahiden sonra da,
gözlük ve kapama
tedavisine devam edilir.
Kapama, hangi yaşta
olursa olsun çocukların
hoşuna gitmeyen bir
uygulamadır. Gözlük
kullanımı gibi oyun
haline getirilerek
uygulanmalıdır. Bu
uygulamada özel kapama
bantlarının kullanılması
en uygunudur. Gözlük
camı üzerinden yapılan
kapamalarda çocuk
kapamanın yan veya
üstünden bakmak
isteyecektir, çünkü açık
gözü az görmektedir.
Kapama ile birlikte
yakın çalışması
yapılmalıdır. Boyama,
resim yapma gibi
işlemler öncelikle
görsel uyaran sağlamakta
ve ayrıca çocuğu
oyalamaktadır. Göz
tembelliğinin tek nedeni
gözlük ihtiyacı
değildir. Doğuştan
katarakt, göz kapağı
düşüklüğü, kornea lekesi
gibi durumlarda da,
yeterli görsel uyaranın
taraf gözden beyindeki
görme merkezine
ulaşamadığından meydana
gelebilir. Organik
dediğimiz bu durumların
ameliyatla zamanında
tedavisi ile göz
tembelliği önlenebilir
Gözyaşı
yolları tıkanıklığı
Gözyaşı yollarının alt
ucu doğumda açılmamış
olsa bile, ilk birkaç
hafta içinde
kendiliğinden açılacağı
için klinik bir sorun
oluşturmaz. Ancak bu
açılma gerçekleşmezse
gözyaşı akması şeklinde
bir durum ortaya çıkar.
Bu durum devamlı veya
aralıklıdır. Gözün iç
alt kısmındaki gözyaşı
kesesine hafifçe baskı
yapılırsa gözyaşı
yollarından iltihabi
materyal gelebilir.
Gözde sulanmaya yol açan
doğumsal göz tansiyonu
yüksekliği ile
karıştırılmamalıdır.
Tedavisinde gözyaşı
yollarına masaj ve
antibiyotikli damlalar
kullanılır. 1 yaşına
kadar yüzde 90 başarı
ile gözyaşı kanalları
açılır. Çocuk 12-18
aylık olduktan sonra
hâlâ şikâyet varsa,
genel anestezi altında
gözyaşı yolları özel bir
sonda yardımıyla
açılmaya çalışılır. Yine
de başarı elde edilmezse
özel tüpler
yerleştirilir ya da
balon uygulaması
yapılabilir. Bunlara
rağmen cevap yoksa en
son tedavi şekli 7
yaşlarında yapılacak bir
cerrahi girişimdir.
Bebeklerde Kornea
Hastalıkları
Kornea
gözün en dışındaki şefaf
tabakadır. Korneanın
iltihabına keratit
denir. Doğuştan veya
çocukluk döneminde,
kerarit veya korneanın
doğuştan bozukluğuna
bağlı dış tabakada beyaz
opasiteler ve
kızarıklıklar
görülebilir.Korneanın
yapısının hassas
oluşundan kaynaklanan ve
herhangi bir darbeyle
oluşabilecek çizikler
veya yabancı cisim,
mikrobik hastalıkları,
bebeklerde de
görülebilir.
-
Gözde aşırı sulanma,
-
Kırpıştırma,
-
Işığa tahammülsüzlük,
-
Çapaklanma,
-
Gözde kızarıklık gibi
belirtiler bebeğin
kornea dokusunda olan
bir enfeksiyonu,
zedelenmeyi veya
yabancı cismin
belirtisi olabilir.
Ayrıca bebeklerde üveit
yani göz içi
inflammasyonu nadirdir
ve genellikle tümör gibi
altta yatan başka bir
nedenden kaynaklanır.
Bebekte bu tarz
şikâyetler var ise zaman
kaybetmeden bir göz
hekimine başvurulması
gereklidir.
Prematüre
retinopatisi
ROP (Retinopathy
of prematurity); bazı
erken doğmuş bebeklerde
görülen bir göz
hastalığıdır. Cenin
gözünde gelişebilen
normaldışı göziçi kan
damarları ve diğer
zararlı retinal
değişiklikler ile
karakterizedir. ROP
aşamalı bir hastalık
olup, damarlarda küçük
değişimlerle başlar ve
muhtemelen daha şiddetli
değişimler ile devam
eder. Prematüre
bebekler; retinal
damarların gelişimini
tamamlamadan uterus’un
koruyucu ortamından
zamanından önce
alındıklarından dolayı
ROP’a maruz kalma
olasılıkları da
yüksektir; bu durumda
ilaç tedavisi, yüksek
miktarda oksijen ve
çeşitli ışık ve ısı
değişimi ile karşı
karşıya kalmaktadırlar.
ROP görülen bebeklerin
çoğu hızlı bir şekilde
iyileşip, normal santral
görme özelliğini
geliştirebilmektedirler.
Fakat gerileme gösteren
bazı bebekler de ise
glokom, katarakt
strabismus (şaşılık)
(gözün yanlış
hizalanması) ve myopia
(yakın görüşlülük) gibi
ROP’a bağlı
komplikasyonlar ile
karşılaşabilirler.
ROP’un ileri
evrelerinde, normal dışı
kan damarları ve buna
bağlı fibrotik yara
dokusu retinal ayrılma
ve tedavi edilmediği
takdirde körlüğe yola
açabilir. Erken tanı
konmalı tedavi
edilmelidir. Bu nedenle
tüm erken doğan
prematüre bebekler 40.
gün ROP konusunda uzman
göz doktoru tarafından
muayene edilmeli,
gerekirse dondurma
işlemi veya laser
yapılarak hastalığın
ilerlemesi
durdurulmalıdır.
Retinoblastom
Çocukluk çağının en
yaygın kötü huylu
tümörüdür. Çok nadir
görülür. 20 bin canlı
doğumdan birinde ortaya
çıkar. Her iki cinste
rastlanabilir. Vakaların
çoğunluğu üç yaşından
önce belirgin hale
geçer. Tümör
irsî/kalıtsal olabilir
veya olmayabilir.
Vakaların yüzde 60’ı
irsî değildir. Hastalık
çeşitli belirtiler ile
ortaya çıkar. En sık
görülen belirti
gözbebeğinin beyaz
görünümlü oluşudur (lökokori).
Daha az sıklıkla şaşılık
şeklinde karşımıza
çıkabilir. Bu nedenle
şaşılık şikâyeti olan
çocukların vakit
geçirmeden göz
hastalıkları uzmanına
muayene ettirilmesi
gerekmektedir. İhmal
edilmiş vakalarda göz
etrafı dokularında
şişme, gözün öne
fırlaması şeklinde de
belirtiler izlenebilir.
Hastaların yetkin
merkezlerde tedavisi
gereklidir
Doğumsal
glokom (göz tansiyonu)
10 bin doğumdan birinde
görülür. Hastaların %
65’ini erkek çocuklar
oluşturur. Bu hastaların
ailelerinde aynı
hastalık olabilir veya
olmayabilir. Vakaların %
75’inde iki göz birden
tutulur. Korneal
bulanıklaşma (saydam
tabakada bulanıklık) ilk
fark edilen bulgudur.
Beraberinde gözyaşı
artışı, ışığa hassasiyet
ve göz kapaklarında
spazm bulunabilir.
Daha bebeklik döneminde
ışıktan etkilenme, gözde
sulanma, gözleri kısma
ve kırmızı göz gibi
şikâyetler meydana
getirir. Kornea
dediğimiz gözün
ortasındaki saydam yapı
büyür ve kesifleşmeye
başlar. Göziçi basıncı
tek taraflı arttığında
korneadaki büyüme daha
belirgin olarak izlenir.
Göz tansiyonunun
yükselmesi sonucu göz
küresi büyür ve iri
gözlü çocuk sendromu
oluşur. Tek taraflı
olduğunda daha çabuk
fark edilir. İki taraflı
olduğunda ve başlangıç
dönemlerinde zor fark
edilir. Erken tanı çok
önemlidir. Hastalığın
tedavisi cerrahidir.
Uzun süreli takipleri
gereklidir.
Erken müdahale
edilmediğinde kalıcı
körlüğe yol açan ciddi
bir bozukluktur.
Çocuklarda göz muayenesi
ne zaman yapılmalı?
Doğumdan hemen sonra her
bebek göz kontrolünden
geçirilmelidir. Bununla
beraber çocukların görme
yeteneği her yaşta
kontrol edilmelidir.1
yaşında,3 yaşında ve
okul öncesi 6 yaşında
rutin göz muayenesi
mutlaka bir göz doktoru
tarafından yapılması
gerekir.
Kaynak:
www.florence.com.tr
Group Florence
Nightingale
(0212) 4440436
08.06.2009 |