|

Hareket etmek daha uygun
bir terimle söylersek
“fizik aktivite” en çok
yarar sağlayan, bunun
yanı sıra uygun düzeyde
yapıldığında yan etkisi
olmayan hem koruyucu hem
de tedavi edici
hekimlikte alternatifi
olmayan en iyi ilaçtır.
Modern yaşantının bir
gereği olarak her
işimizi kumandalarla
yapmaya alıştık, öyle ki
kumandaları aramak için
yerimizden kalkmak için
bile üşenir olduk. Bunun
için evde kaybettiğimiz
kumanda için bulucu
aletler ürettik. Birçok
iş günlük yaşam biçimi
hareket etmeyi
gerektirmez. Ancak insan
doğası hareket etmek
üzerine kurulmuştur.
Doğar büyürüz yirmili
yaşlarda gücümüzün,
kuvvetimizin,
hareketliliğimizin zirve
yaptığı yaşlardır.
Otuzlu yaşlar ise artık
kuvvet, güç,
dayanıklılık, esneklik
gibi birçok fiziksel
özelliklerde azalmaların
başladığı yaşlardır.
Başlangıçta bu azalma
yavaş yavaş olur. Çoğu
zaman farkında bile
olamayız. Yıllar
içerisinde bu azalmanın
hızı daha da artar ve
kendini hissettirmeye
başlar. Kırklı yaşlarda
kendimizi 20 ler, 30
larda hissederiz ancak
vücudumuzun ve dokuların
zaman zaman bize
hatırlattığı şey hiçte
öyle olamadığıdır. Çok
rahat yapabildiğimiz
kolay hareketler artık o
kadar da kolay değilmiş
gibi gelir. Basit
hareketlerde alışık
olmadığımız ağrılar
duymaya başlarız. Kalp
krizi geçiren
yaşdaşlarımızın
haberlerini daha sık
duyar oluruz. Pek te
kabullenmek istemeyiz
işin doğrusu. Aslında
tüm bunlar yaşlanma
denilen doğal bir
süreçtir.
Fiziksel aktivitenin
yaşamı uzattığı
konusunda kesin bulgular
yoktur. Düzenli yapılan
orta şiddetteki
egzersizlerin yaşlanma
hızını azalttığı,
yaşlanma sürecinin
getirdiği olumsuz
etkileri azaltarak yaşam
kalitesini artırdığı ve
bazı hastalıklara karşı
koruyucu rol oynadığı
bilimsel olarak kabul
edilmiştir. Yapılan
çalışmalarda antrenmanlı
65 yaşandaki bir bireyin
35 yaşındaki
antrenmansız ve sedanter
birinden daha iyi bir
fiziksel çalışma
kapasitesine sahip
olabileceği
gösterilmiştir.
Kanıtlanmış birçok
olumlu etkisini biliriz
ama gene de egzersizi
yapmamak için bahanemiz
eksik olmaz.. Egzersiz
için spor salonuna
gitmek gerektiği kanısı
yaygındır. Günlük yaşam
içerisindeki hareket
fırsatlarını çoğu zaman
pek fazla
önemsemeyiz..merdivenleri
kullanmak, arabayı daha
az kullanmak, bahçe
işleri, ev işleri yapmak
gibi.
Düzenli fizik
aktivitenin sağlık
açısından birçok olumlu
etkisi olduğu değişik
çalışmalarla kabul
edilmiştir. Birçok
hastalık için hem
koruyucu etkisi
nedeniyle hem de
hastalık tedavisinde
diğer yöntemlerle
birlikte tedavi edici
özellikleri nedeniyle
fizik aktivite
gereklidir;
-
Koroner arter hastalıkları, kan yağları düzensizliği, yüksek
tansiyon, tip iki
diyabet gibi
hastalıkların
tedavisinde ve
korunmasında etkilidir.
Bağışıklık sistemini
güçlendirir, kas, kemik
bağ dokusunu
güçlendirir, kemik
erimesine karşı hem
koruyucu hem tedavi
edici etkisi vardır,
vücut ağırlığı
kontrolünde etkilidir,
kalp akciğer
kapasitesini
geliştirerek kondisyonu
artırır, kas kuvveti,
dayanıklılık, esneklik,
eklem hareketliliği,
koordinasyon denge, gibi
birçok biyomotorsal
özellikleri geliştirerek
yaşam kalitesini
artırmada önemli rol
oynar, kişinin kendine
olan güvenini artırır,
stres, depresyon gibi
bazı ruhsal
bozukluklara karşı hem
koruyucu hem tedavi
edici rol oynar,
Fiziksel aktivite
amacıyla günlük
aktiviteleri artırma
yanı sıra sağlık için
egzersiz yapmaya karar
verirken kişisel
yetenekler, fiziksel ve
çevresel koşullar
dikkate alınmalıdır.
Tekrarlı, ritmik,
aerobik karakterde
aktivitelerin (yürüme,
jogging, koşu, bisiklet,
yüzme, dans gibi…)
düzenli yapılması
gereklidir. Gene de
unutulmaması gereklidir
ki çok seyrek yapılan
egzersiz bile hiç bir
şey yapmamaktan daha
iyidir.
En sık önerdiğimiz
aktivite Yürümedir.
Diğer aktivitelere göre
birçok avantajı vardır.
Egzersize başlamak için
en uygun aktivitedir.
Her yaşta yapılabilir.
Kolaydır. Özel bir
eğitim gerektirmez.
Ucuzdur, pahalı
malzemelere gerek
yoktur. Grup halinde ya
da yalnız yapılabilir.
Günün her saatinde, her
mevsimde, her hava
koşulunda yapılabilir.
Özel bir tesis
gerektirmez. Doğal
ortamlarda yapılabilir.
Kişisel kapasitenize
göre temponuzu
ayarlamanız kolaydır.
Diğer birçok fiziksel
aktivitenin vücuda
sağladığı yararları
yürüme ile kazanmak
mümkündür, üstelik daha
riski çok azdır.
Başlamak için özel bir
programa gerek yoktur.
Uygun ayakkabıları giyip
ve dışarı çıkmak
yeterlidir.
Yürümeye kısa süre ve
düşük hızla başlayın gün
geçtikçe daha hızlı ve
daha uzun süre
yürüyebileceğinizi
göreceksiniz. Fiziksel
gelişimin en açık
göstergesidir.
Bir egzersiz programında
kalp-dolaşım-solunum
fonksiyonlarını
geliştirme, kas
kuvvetini geliştirme,
dayanıklılığı
geliştirme, eklem
hareketliliğini ve
esnekliği geliştirme,
hedeflenir.
İdeal olanı egzersiz
şiddetini kalp atım
sayısı yani nabız ile
takip etmektir. Egzersiz
sırasındaki dakikalık
nabız hızının maksimal
kalp atım hızının
(220-yaş) yüzde 60 ila
70 i civarında olması
yapılan egzersizden daha
fazla yarar
sağlayacaktır. Yani 60
yaşındaki birinin
aerobik egzersiz
sırasında nabzının
dakikada 96-112 arasında
olması hedeflenmelidir.
Egzersiz programını
haftada en az üç gün ve
gene 20-30 dakikadan
kısa olmayan sürelerde
yapmak tavsiye edilir.
Başlangıçta bir egzersiz
seansı ikiye hatta üçe
bölünerek yapılabilir.
Egzersizden önce 4-6
dakikalık ısınma
sonrasında da 3-5 dakika
soğuma yapılması ve
egzersiz programı
içerisinde kas kuvveti
çalışmaları, germe ve
esneklik çalışmaları yer
alması önerilir.
Bir egzersiz programına
başlamadan önce hekim
kontrolünden geçmek ve
öneriler doğrultusunda
çalışmalara başlamak ve
yön vermek birçok riski
önleyecektir. Eğer
imkanınız varsa bir
egzersiz danışmanının
programı takip etmesi
adaptasyon ve programı
sürdürmeyi
kolaylaştırır.
Egzersizi düzenli yapın,
yarışmak yerine
kendinizi geliştirmeyi
ön planda tutun, kendi
yetenek ve kapasitenize
uygun düzeylerde
egzersiz yapın. Her saat
yapılabilirse da sabah
erken veya akşamüzeri
yapılması önerilir,
keyif aldığınız
aktiviteleri seçin,
egzersiz programınızı
çeşitlendirin, böylece
monotonluk riskinden
kurtulun, kendi
düzeyinize uygun
kişilerle egzersiz
programlarına katılmak
gelişimi artırır. Spor
ortamının yarattığı
sosyal çevre de
avantajlar arasında
sayılmalıdır.
Egzersiz sırasında
düzensiz ve şiddetli
kalp çarpıntısı
oluyorsa, egzersiz
sonrasında veya
sırasında göğüs ağrısı
oluyorsa, baş dönmesi,
dengesizlik, baygınlık
bulantı kusma, nefes
kesilmesi gibi
şikayetler oluyorsa,
aşırı yorgunluk varsa,
inatçı ağrılar oluyorsa,
egzersizle artan,
ciddileşen kas iskelet
sorunları oluyorsa,
egzersizi durdurmak bir
hekime danışmak
gereklidir.
Sağlıklı bir nesil için,
ülkemizde de giderek
artan çocukluk çağı
şişmanlığı sorunu için
oluşturulacak halk
sağlığı programlarında
doğru beslenme ile
birlikte küçük yaşlardan
itibaren çocukların
fizik aktivite / spor
konularında
bilinçlendirilmesi ve
yönlendirilmesi iki
temel bileşendir.
Sağlıklı beslenme ile
birlikte düzenli
fiziksel aktivite,
günümüzde birçok
hastalıkların risklerine
karşı önemli koruyucu
rol oynar. Bu konuda her
yaşta, her toplum
kesiminde yaşam boyu
spor bilincinin
verilmesi, spor
alanlarının artırılması
ve geniş kitlelerin
spora yönlendirilmesinin
ulusal sağlık
politikasının önemli
hizmet alanları arasında
olacağı açıktır.
|