|
Yaşlanma
Uzun bir
yaşam, sağlık göstergesi
olarak kabul
edilmektedir. Nüfusun
yaşlanması da sağlık
alanında iyileşme olarak
yorumlanabilir. Dünyada
hemen bütün ülkelerde 60
yaş üzeri nüfusun oranı
hızla artmaktadır. Yaşam
süresinin uzaması yanı
sıra doğurganlıktaki
azalma da bu artış
oranından sorumludur.
Dünya sağlık örgütü 60
yaş üzeri nüfusu 650
milyon olarak
hesaplamakta ve bunun
2025 te 1.2 milyar 2050
de 2 milyar olacağını
öngörmektedir. Nüfus
yaşlanırken sağlık
politikaları da bu
değişime paralel
değişimler göstermekte,
yaşlı nüfusun topluma
sağlıklı ve güvenli
katılımını sağlamak için
yapılan çalışmalar
artmaktadır. Yaşa bağlı
kronik hastalıkların
görülme sıklığı
artmakta, buna yönelik
koruyucu ve tedavi edici
çalışmaların da bu
politikalarda ağırlığı
artmaktadır..
Yaşlanma
arkadaşlar, iş
arkadaşları, aile
üyeleri ile birlikte
yaşanan süreçtir. Dünya
Sağlık Örgütü sağlığı
fiziksel, mental ve
sosyal iyilik hali
olarak tanımlar.
Yaşlılıkta bunun anahtar
kelimeleri ise bağımsız
ve kendi kendine
yetebilmeyi amaçlayan
aktif yaşlanma
olmalıdır.
Yaşlanma
canlı dokularda zamanla
kendisini gösteren
geriye dönüşü olmayan
değişmelerdir. Yaşlanma
ile vücut
fonksiyonlarında görülen
zayıflama ve azalma,
doğal ve fizyolojik
olarak kabul edilir.
Ancak bu azalmadaki hız
bireyler arasında
farklılıklar
gösterebilmektedir.
Yaşlanma doğumla
başlamakla birlikte
yaşlılık kriterleri
genellikle 60 yaşlarında
kendisini göstermekte ve
80 yaşlarına doğru bu
kriterler
yerleşmektedir.
Yaşlılığın
sınıflandırılması
40-65 yaş
arası orta yaşlılık
olarak adlandırılır.
Genç erişkin döneme göre
fonksiyonel kayıplar %
10 ila 30 arasındadır.
65-75 yaş arası dönem
yaşlılık dönemi. 75-85
yaş arası ileri yaşlılık
dönemi; birey genellikle
başkalarına bağımlı
olmadan yaşamını
sürdürür; 85 yaş üzeri
çok ileri yaşlılıkolarak
adlandırılır, bu dönem
özel bakım
gerektirmektedir.
Yaşlılıkta vücutta
görülen değişiklikler
Kalp ve
dolaşım fonksiyonlarında
azalmalar görülmektedir.
Maksimal kalp atım hızı
yaşla birlikte azalır.
(220-yaş). İstirahat
kalp atım sayısında
fazlaca değişiklik
olmaz. Kalp kasının
pompalama gücü zayıflar.
Dakikada pompalanan kan
miktarı ortalama her yıl
% 1 azalır. Damar
esnekliğinde azalmaya
bağlı olarak kan basıncı
da artma görülür.
Solunum
kapasitesi ve dakika
solunum sayısı azalır.
Kemiklerde mineral
kayıpları görülmektedir
(Osteoporoz) Bu
bayanlarda daha
fazladır. 70 yaşına
kadar kadınlar kemik
kitlelerinin % 30 unu
erkekler ise % 25 ini
kaybeder. Bu da kemik
kırıkları oluşmasına
zemin hazırlar.
Eklemlerde kıkırdak
yapısında bozulmalar
görülür.
Hormon
fonksiyonlarında
(Cinsiyet, büyüme,
tiroid, insulin vb. )
bozulmalar görülür.
Cinsel aktivite gençlik
dönemine göre azalma
göstermekle birlikte hem
erkek hem kadında çok
ileri yaşlarda bile
sürdürülebilmektedir.
Fiziksel kapasitedeki
azalmalar ve psikolojik
faktörlerin bu azalmada
etkili olduğu
düşünülmektedir..
Beyin ve
sinir sisteminde
İlerleyen yaşla birlikte
kayıplar görülür. Duysal
algılamada azalma,
sinir-kas sistemindeki
değişimler; hareket
yeteneğinde, uyumda,
koordinasyonda,
reaksiyon zamanında
azalmalara yol açar.
Eşilk eden damar
hastalıkları gibi
çeşitli hastalıklar da
bu azalmaya katkıda
bulunur. Bu fonksiyonel
bozulmalar günlük
yaşamda birtakım
riskleri de beraberinde
getirmektedir. Duysal
fonksiyonlarda da
kayıplar söz konsudur.
Yaşlanma
ile fiziksel kapasite
azalır. Kas kuvveti,
dayanıklılık, eklem
hareket açıklığı, denge,
beceri, koordinasyon
gibi fonksiyonlarda
azalmalar, vücut
postüründe bozulma,
reflekslerde azalmalar,
hareketlerde ağırlaşma,
söz konusudur. 20-30
yaşlarda en üst düzeyde
olan kas kuvvetinde 60
yaşlarında % 30 azalma
görülür, ilerleyen
yaşlarda bu azalma daha
fazla olacaktır.
Özellikle gövde ve bacak
kaslarında bu azalma
daha belirgindir.
Bayanlarda benzer
yaştaki erkeklere göre
kas kuvveti daha azdır.
Kas kuvvetindeki
kayıplar fonksiyonları
olumsuz etkiler. Buna
beslenme bozuklukları ve
eşlik eden hastalıklar
katkıda bulunabilir.
Bütün bu değişimler
fizik aktiviteye
katılımı azaltır. Bu da
kısır döngü şeklinde tüm
bu fonksiyonlardaki
olumsuz gidişi artırır.
Eşlik eden hareket
sistemini etkileyen
hastalıklar bu gidişi
daha da hızlandırır..
Sonuçta yatağa ve
koltuğa bağımlı hale
getirir.
Genellikle fizik
aktivite azalmasına
bağlı olarak kas
kitlesindeki azalmaya
rağmen, yağ dokusundaki
artma nedeniyle vücut
ağırlığında azalma
olmaz, hatta artma olur.
Yaşlılarda çeşitli
hastalıkların görülme
sıklığı artar, bunların
yanı sıra nefes darlığı,
yorgunluk, kuvvetsizlik,
kas-eklem ağrıları, bel
ağrısı, gerginlik,
iştahsızlık, üzgün ve
depresif bir ruhsal
durum çoğu kez fiziksel
kapasitenin azalmasının
sonucu olan
şikâyetlerdir.
İleri
yaşlarda tüm bu ve
benzeri fizik kapasite
azalmasına bağlı olarak
oluşan şikâyetlerde
düzenli egzersiz ve
fizik aktiviteye
katılımın sağlanması,
varsa mevcut
hastalıkların tedavisine
ek olarak yaşlılarda hem
tedavi, hem
rehabiitasyon hem de
koruyucu hekimlik amacı
ile başvurulacak tek
seçenektir. Bu aktivite
programlarının gençlik
ve orta yaş dönemlerinde
başlanarak yaşam tarzı
haline gelmesi ve
yaşlılık dönemine
hazırlık olarak tüm
dokuların ve vücudun
yaşlılık dönemine daha
yüksek fizik kapasite
ile girmesi açısından
çok önemli olacaktır.
Tüm fonksiyonlarda
azalmanın kaçınılmaz
olduğu bu döneme ne
kadar yüksek düzeyde
girilirse yaşam kalitesi
o denli yüksek olarak
devam edecektir. Fizik
aktivite yanı sıra uygun
ve sağlıklı bir beslenme
ve ruhsal durumun
desteklenmesi doğal ve
fizyolojik yaklaşımlar
olarak yaşlılık
döneminde diğer
yaşlardan daha çok
yararlı olacaktır.
Aktif
Yaşlanma
Aktif
yaşlanma sağlıklı yaşam
beklentisinin ve yaşam
kalitesinin yaşlılkta da
devam etmesini amaçlar.
Aktif anlam olarak
sadece fiziksel olarak
aktif olmayı ve çalşmaya
devam edebilmeyi değil,
aynı zamanda sosyal,
ekonomik, kültürel,
ruhsal, ve toplumsal
etkinliklere katılımın
devam etmesi anlamına da
gelmektedir. Yaşlı
bireylerin fiziksel,
sosyal ve ruhsal iyilik
halini, sosyal yaşama
katılımlarının
artırılabilmesi için
sahip oldukları
potansiyellerinin
farkına varmalarının ve
kullanabilmelerin yolunu
açmak, yeterli korunma,
güvenlik ve bakım
desteğine
ulşabilmelerini amaçlar.
Yaşlılarda fiziksel
inaktivite oranı
yaklaşık %33'tür. İleri
yaşlarda fizik kapasite
eşik değere yakındır ve
minimal azalmalar dahi
sandalyeden kalkmak gibi
günlük aktiviteleri
olumsuz yönde
etkilemektedir. Eklenen
bir hastalık atağı daha
önceden sağlıklı olan
bir yaşlıyı tamamen
bağımlı ve immobil
yapabilir. Fiziksel
kapasite azalması yanı
sıra, kronik hastalıklar
ve uygun olmayan
kullanımlar aktivitede
kısıtlamalara neden
olur. Uygun egzersiz
programları ile fizik
aktivite artışının
sağlanması,
hastalıkların
tedavilerinin ve
rehabilitasyonlarının
vazgeçilmez
bileşenleridir. Düzenli
egzersizler yaşlılığın
tabii bir sonucu olarak
görülen birçok problemi
önlediği gibi yaşam
kalitesini etkileyen
fonksiyonel kayıpları
azaltmada, fiziksel
kapasiteyi arttırmakta
ve yaşlıların kimseye
muhtaç olmadan
yaşamalarına ve
yaşamlarından zevk
almalarına yardımcı
olmaktadır. Etkileri
açısından fiziksel
aktivite gençlere oranla
yaşlılarda çok daha
önemlidir. Fiziksel
aktivitenin insan
yaşamını uzattığına dair
kanıtlar yoktur, ancak
çok önemli ve gerekli
vücut fonksiyonlarını
geliştirdiği açıktır.
Fizyolojik fonksiyonlar
aktif bireylerde aynı
yaştaki inaktif birine
göre % 25 daha
yüksektir.
Yaşlılık
döneminde fizik aktivite
Yaşlılık
döneminde yapılacak
aktivitelerde kas
kuvvetini artırmak,
dayanıklılık, esneklik,
ve koordinasyonu
geliştirmek, kalp ve
akciğer foksiyonlarında
ve kapasitesinde gelişim
sağlamak amaçlanır.
Yaşlı birinin egzersiz
kapasitesi, o kişinin
genel sağlığına,
fonksiyonel
kapasitesine, önceki
dönemlerde yaptığı
fiziksel aktivite ve
egzersiz düzeyine
bağlıdır. Bir yaşlının
egzersiz yapması için
motivasyon çok
önemlidir.
Genel
anlamda ileri yaştaki
biri için yapılacak
egzersiz programı
herhangi bir yaştaki
bireyden farklı
değildir. Özel bir
egzersiz programı
hazırlamadan önce
bireyin günlük
aktivitelerini gözden
geçirerek yaşantısı
içerisindeki fizik
aktivite olanaklarını
değerlendirmesi yönünde
cesaretlendirilmelidir.
Bireyin vücut
özellikleri ve
fonksiyonları
değerlendirilir ve bu
düzeylere uygun olarak
fizik aktiviteler ve
zorluk düzeyleri
belirlenerek program
hazırlanır.
Program
kişisel olmalı
olanakları doğrultusunda
hoşlandığı
aktivitelerden
seçilmelidir. Birey
hedefler ve beklentiler
konusunda
bilgilendirilerek
değişiklikleri kendi
kendisine takip
edebileceği şekilde
planlanmalıdır.
Egzersiz
programına başlamadan
önce bir hekim
kontrolünden geçmek
ileri yaşlarda daha çok
önem kazanmaktadır.
Fizik
aktiviteden beklenen
etkiler
Yaşlılık
döneminde aktivite
artışı ile kazanılması
düşünülen yararlar diğer
yaşlarda olan
beklentilerle benzer.
Ancak yaşlılıkta elde
edilecek minimal düzeyde
iyileşmeler bile bireyin
yaşantısı açısından çok
önemli olacağı için ayrı
bir önem taşır.
Fizik
aktiviteden beklenen
etkiler;
Eklem hareket
açıklığını ve
esnekliğini arttırmak
Kas gücü ve
dayanıklılığını
arttırmak
Denge,
koordinasyon gibi
fiziksel özellikleri
koruma ve geliştirme
Kalp dolaşım ve
solunum sistemi
fonksiyonlarını
geliştirmek
Kemik
mineral yoğunluğundaki
azalmaları önlemek
Düşme ve
kazaların dolayısı ile
kırık riskinin azalması
Günlük
aktiviteleri uygulamak
için gerekli olan
enerjiyi ve motivasyonu
artırmak
Hastalıktan
iyileşmeyi hızlandırmak
ve stresle daha kolay
başa çıkabilmek
Kan yağları
profilinin düzelmesi,
vücut yağ kitlesinin
artması
Sosyal ortamlar
yaratarak topluma
katılımların artması
Ruhsal açıdan
kendini iyi hissetmesini
sağlayarak, mutlu kılmak
Yeni yetenekler
kazandırılması,
Egzersiz
uygulamaları
Germe
egzersizleri:
Günlük aktiviteleri
yerine getirebilmek için
belli eklemlerde olması
gereken hareket
açıklığının
sürdürülebilmesi ve
artırılması amaçlanır.
Düşme ve yaralanmalardan
korumada bu çalışmalar
önemlidir.
Germe ve
gevşeme şeklinde
uygulanır. Eklem hareket
açıklığı egzersizlerine
küçük açılarda
başlanmalı ve nazikçe
yapılmalıdır Germe
egzersizleri ayakta,
otururken ve yatarken
uygulanabilir. Hasta
önce rahat bir pozisyon
alır. Düzgün bir solunum
ile 20-30 saniye germe
pozisyonunda kalır, daha
sonra tüm kaslarını
mümkün olduğu kadar
gevşetir ve sonra normal
pozisyona döner. Tai Chi,
pilates, yoga bu tür
egzersizlere örnek
olarak verilebilir.
Denge
egzersizleri:
Denge egzersizlerinin
yaşlı kadın ve
erkeklerde düşmeyi %50
azalttığı
bildirilmektedir. Kollar
yanda, topuklar bitişik
dik pozisyonda ve tek
ayak üzerinde durma. düz
çizgi üzerinde yürüme
egzersizleri
önerilebilir.
Kuvvetlendirme
egzersizleri:
Çok ileri yaşlarda bile
kuvvet çalışmaları
yapılması
önerilmektedir. Yaşlıda
özellikle büyük kas
gruplarına (uyluk,
karın, sırt) yönelik
çalışmalar verilebilir.
Haftada iki veya üç kez
8-16 tekrarlı 1-3 set,
20- 30 dakikalık
çalışmalar verilebilir.
Bir tekrarlı maksimum
ağırlığın % 30 – 40 ı
ile başlanabilir.
Herhangi kısıtlayıcı bir
durum yoksa bu çalışma
maksimal ağırlığın %
75-80 leri olması
gelişmede daha olumlu
etki gösterecektir.
Çalışma öncesinde ve
sonrasında ısınma
egzersizleri
yapılmalıdır.
Başlangıçta tekrar
sayıları daha düşük
planlanabilir. Serbest
vücut ağırlığı yanı
sıra, toplar, lastikler,
makineler
kullanılabilir. Zaman
içerisinde dirençler
tekrar sayısına uygun
olacak şekilde
artırılmalıdır.
Aerobik
egzersizler:
Hem
kalp-dolaşım-solunum
sisteminde hem de
kas-iskelet sisteminde
olumlu etkiler sağlar.
Aynı zamanda denge ve
koordinasyonda
iyileşmeler sağlar.
Yürüme, hafif koşular,
yüzme, bisiklet, dans
aerobik aktivitelerdir.
İp atlama, şiddetli
tempoda koşma ve
zorlayıcı aerobik
egzersizler önerilmez
Genel olarak haftada 3-4
gün 20-40 dakikallık
sürelerle planlanabilir.
Egzersiz yoğunluğu
maksimal kalp hızının %
50 leri civarı olacak
şekilde program
yapılabilir. Zaman
içerisinde artışlar
yapılabilir ancak
maksimal kalp hızının
(220-yaş) % 70-75 ini
geçmesi önerilmez.
Yaşlının egzersize
toleransı basitçe
konuşma testi ile
anlaşılabilir: Egzersiz
esnasında konuşmakta
güçlük çekiliyorsa
yoğunluk fazla demektir.
Yürüme
ileri yaşlarda
uygulanması önerilen çok
etkili ve uygulaması en
kolay, en güvenli
egzersiz yoludur.
Haftada en az 3 gün ve
her yürümede 20-40
dakika olarak yapılır.
Başlangıçta haftada iki
kez 10 dakika olacak
şekilde başlanabilir.
Süre ve sıklık artışları
haftalık yapılabilir.
Farklı parkurlarda
yürüme, yürürken müzik
dinleme, grupla yürüme
yürümeyi daha renkli
hale getirebilir.
Program
aynı zamanda ısınma,
soğuma ve germe
egzersizleri ile solunum
egzersizlerini de
içermelidir.
Yaşlı
hastalarda önerilen
egzersiz programları ne
kadar bilimsel ve
ayrıntılı reçetelenirse
reçetelensin, hasta bu
egzersizlere katılmıyor
ve uyum göstermiyorsa
hiçbir işe yaramaz.
Sedanter bir yaşlı için
bu egzersizleri
uygulamak zor olabilir
ve çok kompleks olarak
algılanabilir. Orta
yoğunlukta düzenli
egzersizlerin (3-4
km/saat hızında yürüme
gibi) ayrıntılı egzersiz
programlarına yakın
düzeyde fayda sağladığı
gösterilmiştir. Yürüyüş,
dans etme, bahçe işleri
gibi hafif-orta düzey
egzersizlere devam oranı
daha yüksektir. Bahçe
işleri, golf ve bowling
yaşlılar tarafından
kolay benimsenmesine
rağmen, dönme ve eğilme
gibi akiviteler içerir
ve vertebral kırığı
arttırabildiğinden çok
ileri yaşlarda pek
önerilmezler
Egzersizin Yapılmaması
Gereken Durumlar
Kalp
hastalığı (miyokard
infarktüsü, aritmi,
kontrolsüz hipertansiyon
vb), kontrol edilemeyen
hipertansiyon, pulmoner
hipertansiyon, yeni
geçirilmiş derin ven
trombozu, obstrüktif ve
restriktif akciğer
hastalığı, ağır
kas-iskelet sistemi
hastalığı, akut
enfeksiyonlar veya
psikotik hastalığı
olanlarda (ancak
bakıcıları ile) egzersiz
uygulanması
kontrendikedir.
Egzeriz
programı
Isınma;
yapılacak asıl çalışma
için vücudun
hazırlanmasını amaçlar.
Düşük şiddette ve
yoğunluktadır. Hafiften
başlanarak tempo
yükseltilir. Yaklaşık 5
ila 15 dakika arası bir
süre yeterli olacaktır.
Yürüyüş ile birlikte
kolları sallama döndürme
gövdeyi hareket ettirme
gibi hareketler
eklenebilir..
Çalışma
kısmında aerbik
çalışmalar ve kuvvet
çalışmaları yapılır.
Esneklik çalışmaları da
bu kısma eklenebilir.
Aerobik aktiviteler daha
çok ritmik, büyük kas ve
eklem gruplarını
içerecek şekilde seçilen
daha önce bahsedilen
aerobik aktiviteler
olarak 30 ila 40 dk
yapılabilir.Ancak
çalışmalara 5-10
dakikalık çalışmalarla
başlanarak bu süreye
uzun bir çalışma süresi
sonrası ulaşılması
gerektiği
vurgulanmalıdır.
Kuvvet
egzersizleri
Kas
kuvvetini korumak ve
geliştirmek
hedeflenmeli. Uyluk
ön-arka, baldır, karın,
göğüs, sırt ve kol kas
gruplarına yönelik
çalışmaların haftada iki
kez 8-12 tekrarlı 1-2
set hareketler seçilerek
tekiğine uygun olarak
ağrısız yapılması
sağlanmalıdır. Ağrılık
çalışmaları öncesinde de
ısınma ve germe
yapılmalıdır.
Egzersiz
programlarına pilates
yoga, gibi farklı
eğzersizler hem renk
katacak hem de farklı
yararlar ve yetenekler
kazandırabilecektir.
Soğuma
dönemi Bu dönemde kalp
atım sayısının ve
solunumun normale yani
istirahat düzeyine
dönmesi hedeflenir. 5
ila 10 dakika süresinde
giderek yavaşlayan
yürüme temposu ile
birlikte gevşeme ve
germe hareketleri uygun
soğumayı sağlayacaktır.
Egzersizle ilgili
uyarılar
Kolayca
benimsenip sevilecek
egzersizler
seçilmelidir. Önemli
olan egzersizdeki
devamlılıktır. Yürüyüş,
dans etme, bahçe işleri
gibi hafif-orta düzey
egzersizlere uyum ve
devamın daha yüksek
olduğu gösterilmiş.
Ayrıntılı ve karmaşık
egzersiz programlarına
katılım ve uyum daha güç
olabilir.
Sert
yüzylerde egzersizden
kaçınılmalıdır. Ayakkabı
seçimi konusunda da
dikkatli olunmalıdır.
Varsa
hastalıkları ve
kullandığı ilaçlar
dikkate alınmalı
egzersiz programı
bunlara göre
düzenlenmelidir. Örneğin
diz eklemi kireçlenmesi
olan kişiler için
ağırlık taşımayacağı
yüzme ya da kondüsyon
bisikleti seçilebilir.
Bisiklette de dizi aşırı
kıvırmayı
gerektirmeyecek şekilde
ayarlamalar yapılabilir.
Bacaklarında sorunları
olanlar için kol
kaslarını
kullanabileceği
egzersizler seçilebilir.
Seçilen
aktivite büyük kas
gruplarını çalıştırmaya
yönelik olmalıdır.
Yürüme, tempolu yürüme (jogging),
yüzme, bisiklet, dans
gibi
Programdaki aktiviteleri
zaman içerisinde
çeşitlendirmek
sıkıcılığı engelleyerek
motivasyonu
artıracaktır.
Yapılan
egzersiz asla yarışma
amacı taşımamalıdır
Egzersiz
temposunun bireysel
olduğu, grup içindeki
bireyler arasındaki
farklılıklar olacağı
unutulmamalıdır. Kişiye
uygun tempoyu saptamak
ise kendi vucudunu
tanıması gerekir.
Ağrı
vücudun uyarısı olarak
kabl edilmeli ve ağrılı
hareketlerin üzerine
gitmekten kaçınılmalıdır
Egzersiz
süre ve şiddetini
artırmak için acele
edilmemeli basamaklar
yavaş yavaş
artırılmalıdır.
Özellikle uzun süre
aktif olmayanlar çok
düşük yük ve tempo ile
başlamalıd.
Egzersiz
sırasında ya da
sonrasındaki şikayetler
(çarpıntı, göğüs ağrısı,
sık soluma vb) dikkate
alınmalı bir hekime
başvurarak program
gözden geçirilmelidir.
Benzer şekilde aşırı
yorgunluk, inatçı
ağrılar, uyku
bozuklukları gibi
bulguların da aşırı
yüklenme bulguları
olabileceği
unutulmamalıdır.
Egzersiz sırasında ve
sonraki birkaç dakika
kalp hızının artması ve
solunumun sık sık olması
doğaldır.
Egzersiz
için uygun saatler
seçilmeli, hemen yemek
sonrası ya da aç olarak
egzersiz yapılmamalıdır.
Yaşlılarda ısı
düzenlenme mekanizmaları
daha yavaş çalışabilir.
Susuzluk hissi de
azalmış olabileceği için
sıcak havalarda sıvı
alımı konusunda dikkatli
olmalıdır.
Egzersiz
öncesi ısınma ve sonrası
soğuma dönemleri
atlanmamalıdır.
Kişi
yapacağı egzersiz ve
sınırları konusunda
iyice
bilinçlendirilmelidir.
Riskler anlatılmalıdır.
Ancak sürekli egzersiz
riskleri konusunda
uyarmak ters etki
yaparak egzersizden,
aktiviteden
uzaklaştırabileceği göz
ardı edilmemelidir.
Fizik
Aktiviteyi durdurmayı
gerektiren işaretler
Aktivite
sırasında aşağıdaki
bulgularla
karşılaşıldığında
aktiviteye son verilerek
en kısa zamanda bir
hekime danışılmalıdır.
ü
Kalp
ritim bozuklukları
ü
Baş
dönmesi, baygınlık,
fenalık hissi
ü
aktivite
ile artma gösteren
kas-iskelet problemleri.
ü
Kusma,
bulantı veya değişik
rahatsızlıklar.
ü
Göğüs
ağrısı ve kol, çene,
diş, veya kulağa yayılan
ağrı.
ü
Denge
kaybı
ü
Aşırı
yorgunluk.
ü
Fizik
aktiviteyi takip eden 10
dakikada kalp
atımlarının istirahat
kalp atım sayısına
düşmemesi.
Hastalık
ve hastalıklara bağlı
sakatlıkların en az
olduğu, ruhsal, fiziksel
fonksiyonların ve
yaşamla bağlığın yüksek
olduğu, sağlıklı
yaşlanmanın amaçlandığı
sağlık politikaları
yürütülmektedir.
Kaynaklar;
1.
ACSM
Guidelines for adults
over age 65 http://www.acsm.org/AM/Template.cfm?
Section=Home_Page&TEMPLATE=
/CM/HTMLDisplay.cfm&CONTENTID=7764
(erişim 21.12.2008)
2.
Cindaş A
Yaşlılarda Egzersiz
Uygulamasının Genel
İlkeleri Geriatri 2001,
Cilt: 4, Sayı: 2, Sayfa:
77
3.
Çetin A.
Geriatride Yaşam
Kalitesi ve
Rehabilitasyon. In:
Gökçe-Kutsal Y, editör.
Geriatri s. 218 2002;
4.
Dincer CA
Yaşlanma ve Egzersiz
Spor ve Tıp Yıl 9 sayı
11-12 s. 49-52 2001
5.
Durmuş D,
Cantürk F, Topal
T;Yaşlanma ile Kastaki
Değişimler, Beslenme ve
Egzersiz Türk Geriatri.
Dergisi Cilt 8, Sayı:
1, s. 38 2005,
6.
Gür H. Yaşlılık ve fizik
aktivite http://www.sporhekimligi.com/index.php?option=com_content
&view=article&id= 92&Itemid=116
(erişim 21.12.2008)
7.
Harridge
S, Suominen H. Physical
Activity in the elderly
in Editor Kjaer M et all.
Textbook of sports
Medicine P 337-354 2003
8.
Karan A. Yaşlılıkta
Egzersiz ve Spor Türk
Fiz Tıp Rehab Derg
2006;52(Özel Ek
A):A53-A56
9.
Meijer EP,
WestertrepKR, Verstappen
FTJ; Effect of exercise
Training on Physical
Activity and Substrat
Utilization in the
elderly. Int. Sports Med
21;499-504 2000
10.
WHO Dünya
Sağlık Örgütü
http://www.who.int/en/
(erişim 21.12.2008)
25.03.2009 |