|
Aşırı derecede yorgun
olmakla bitkinlik
arasındaki farklar:
Yorgun olduğunuzda
yeniden enerjik
hissetmeniz için güzel
bir uyku yeterlidir.
Bitkinseniz kaç fincan
kahve içerseniz için
gözlerinizi açmakta
güçlük çekersiziniz.
İşte uyukladığınızı fark
edersiniz ve uyusanız
bile yine de kendinizi
bitkin hissedersiniz.
Bitkinlik vücudunuzun
size yetişemediğinin bir
göstergesidir. En çok da
çalışan, ev ve aile
işleriyle uğraşan
kadınları etkiler.
Bitkinliği görmezden
gelemezsiniz, bu kimi
zaman hayatınızı tehdit
eden bir hastalığın
belirtisi bile olabilir.
Bu hastalıklar aşırı
kilo, depresyon,
diyabet, yüksek tansiyon
ve kalp hastalıkları da
olabilir. Kronik olarak
bitkinseniz, vücudunuz
daha ciddi sorunlara
karşı sizi uyarmaya
çalışıyor olabilir.
Bitkinlik her gün çok
sayıda kadını etkiliyor
ve çok azına teşhis
konulabiliyor. Kilo
aldırıyor, üretkenlik
azalıyor ve depresif
yapıyor. Bunun adı
Kronik Yorgunluk
Sendromu.
Kronik Yorgunluk
Sendromu Nedir?
Bu sendromda ürettiğiniz
fazla enerjiyi yakarak
hipotalamusun
etkilenmesine neden
oluyorsunuz. Yorgunluk,
ağrı, kilo alımı, soğuğa
tahammül edememe,
uykusuzluk yaşıyorsanız
ve bu bir döngüyse
kronik yorgunluk
sendromu yaşıyorsunuz
demektir.
Doğru şekilde beslenmek
önemlidir.
Doğru beslenmiyor
olmanız da sorun
olabilir. Bu nedenle Dr.
Öz bolca ıspanak ve
brokoli yemenizi
öneriyor. Kırmızı etten
de alyuvar yapımında
faydalı demir ve
mineralleri almanız
mümkündür. Pek çok kişi
kansızlık çekiyorsa
demir takviyesi alıyor
ama demir hapları da
kabızlığa neden oluyor.
Bu konuda Dr. Öz’ün
önerisi; eskiden
kullanılan demir
tavaları tekrar
mutfağınızda
kullanmanızdır. Çok eski
bir tedavidir bu, demir
tavalar çok işe yarar.
Demir sızıntısı yaptığı
için artık
kullanılmasalar da sizin
diyetinizde demir olması
gerekiyorsa, ne
istiyorsanız pişirin ama
büyük annenizin tavasını
ödünç alın ve geri
vermeyin.
Aşırı derecede bitkinlik
ve uyuşukluğa neden olan
en önemli ikinci unsur
ise bezlerinizdir.
Özellikle de tiroid
bezleri… ABD’de yaşayan
kadınların % 17’sinde
tiroid sorunu olduğu
belirtiliyor. Bu oldukça
büyük bir rakam ve çoğu
kişi bunun farkında
değil.
Bu konuda Dr. Öz
kendinizi muayene
etmenizi öneriyor.
Kendinizi muayene edin.
Kendinizi doğru bir
şekilde muayene etmek
için önce elinizi
boğazınıza koyun. Göğüs
kemiğinizin hemen
üzerindeki boşluğu
bulun. Boyuna doğru 2
parmak yukarı çıkın ve
yan taraftaki kasın
altına bastırarak
yutkunun. Kimilerinde bu
beze daha belirgindir.
Dokunduğunuzda elinize
büyük bir beze geliyorsa
veya üzerinde nodüller
varsa tiroid bezini
buldunuz ve sorunu
teşhis ettiniz demektir.
Bezi doğru şeylerle
beslerseniz yeterli
miktarda hormon salgılar
ve hormonu öldürecek
antikorlar üretemezseniz
-ki bu durum kadınlarda
sık görülür- kimi zaman
bağışıklık sistemimiz
tiroid bezlerimize savaş
açar, bitkinlikte de
sorunun bu olduğunu
düşünmekteyiz.
Magnezyum almak için
kabak çekirdeği ve
ıspanak yiyin.
Yiyecekleri enerjiye
dönüştürebilmek için
magnezyuma ihtiyaç
vardır. Magnezyum
eksikliği çeken
kadınlar, vücudun
oksijen taşıyan
alyuvarlarına daha fazla
ihtiyaç duyar. Bu sorunu
aşabilmek için günde 120
mg magnezyum almak
gereklidir. Peki bu
miktarı nasıl ve nereden
alacağız? Kabak
çekirdeği ve ıspanak
alarak bu ihtiyacınızı
karşılayabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgi için: Pr
Ekstra – Teni Tapık / 0
212 288 51 24
10.02.2010
|