|
Bir zamanlar, kadınların
birçok tıbbî
hastalığının açıklaması
olarak hep histeri
tanısı konulurdu. Bu
durum özellikle de
hastalığın belirtileri
muğlak olduğunda, sık
görülmediğinde veya
bunlara bir de
psikolojik bunalım eşlik
ettiğinde söz konusu
olurdu. Kadınların
hastalıklarının
tanısında o zamandan bu
yana uzunca bir yol
katedilmiş olmasına
rağmen, hâlâ bazı
durumlarda o günlere
dönülebilmektedir.
Kadınlarda görülen
belirtiler hâlâ hatalı
bir biçimde iş
sorunları, aşırı dolu
takvimler, aile ve ev
bakımı gibi günlük
yaşamın getirdiği
zorluklara
bağlanabilmektedir.
Ancak, bazen de koyulan
bir tanı hepten yanlış
olabilmektedir.
Her gün Star TV’de ekrana gelen Dr. Öz, kadınlarda
yanlış yönlendirilmiş
tanıları şöyle
açıklıyor;
Çok veya Az Tercih
Edilen Tanı Yolu
Bir hastalığa doğru
tanının koyulabilmesi
hastanın aktardıkları,
test sonuçları ve
hekimin gözlemleri gibi
birçok faktöre bağlıdır.
Hastalar kendilerinde
görülen belirtileri net
bir biçimde tarif etmeli
ve hekimler de bunları
doğru olarak
yorumlayabilmelidirler.
Dil engelleri, kültürel
farklılıklar, tıbbî
bilgiler ve hastanın
kişiliği bir şikayetin
tanımlanma şeklini
etkileyebildiğinden,
zaman zaman bu noktada
sorunlar
yaşanabilmektedir.
Bir hastalığın
belirtileri herkeste
aynı olmayabilir.
Belirtiler sönük,
belirsiz veya atipik
olabilir. Bazen de başka
hastalıkları taklit
edebilir veya başka
hastalıkların arkasına
gizlenebilirler. Buna
bir de tek bir belirti
veya semptoma
atfedilebilen potansiyel
tanıların sayısını
eklersek, doğru tanıya
nasıl olup da
varılabildiğini anlamak
zorlaşır.
Hastalığın
belirtilerinin doğru
tanıyla birleştirilmesi
karmaşık bir işlem
olabilmektedir. Bu,
kısmen sanat, kısmen de
bilimdir. Hekimler
çoğunlukla doğru tanıyı
koyarlar, ancak bazen de
tamamen yanlış bir yola
sapabilirler. Tıbbî
sistemdeki bir hata veya
muhakemedeki bir kusur
gibi birden fazla
faktörün kombinasyonu
sonucunda hekim erken
veya tamamen yanlış bir
tanı koyabilir. Bu da
çok ciddi sonuçlar
doğurabilir.
İşte hastalık
belirtilerinin yanlış
yorumlandığı ve
dolayısıyla yanlış
tanının koyulduğu üç
durum:
A)Belirtiler:
Baş dönmesi, ayakta
kontrol kaybı (ayağın
tutmaması) ve kusma
İlk tanı:
Labirintitis, ciddi
seviyede vertigoya (baş
dönmesi) neden olan bir
iç kulak rahatsızlığı.
Doğru tanı:
İnme, beyne bir kan
pıhtısının gitmesi.
İskemik atak ya da
çoğunlukla anıldığı
şekliyle inme, pıhtının
beynin neresini
etkilediğine bağlı
olarak farklı belirtiler
ortaya çıkarabilir ve
sonuç itibariyle kas
kontrolünü, konuşma
yeteneğini, görme
yeteneğini veya vücut
dengesini etkileyebilir.
İnmeye yanlış tanı
koyulması ölümle
sonuçlanabilir, zira
inme geçirmek kişiyi bir
başka inme için riskli
duruma sokar ve erken
tanı sayesinde uygulanan
pıhtı parçalama tedavisi
yan etkileri
azaltabilir.
B)Belirtiler:
Sürekli yorgunluk, kilo
alma, letarji
(uyuşukluk), düzensiz
adet kanaması, soğuk
hassasiyeti, saç
dökülmesi ve tırnakların
kolayca kırılması.
İlk Tanı:
Perimenopoz ve
depresyon.
Doğru Tanı:
Hipotiroid, tiroid
bezinin yeterli tiroid
hormonu üretememesi, az
çalışması. Hipotiroidin
yanlış tanısı kalp
hastalığına, yüksek LDL
(kötü) kolesterolüne,
kısırlığa, doğum
arazları ve depresyona
neden olabilir.
Hipotiroid hakkında daha
fazla bilgi edinmek için
buraya
tıklayabilirsiniz.
C)Belirtiler:
Sezaryenle doğum sonrası
yüksek tansiyon,
bacaklarda şişme ve
göğsün
sıkışması/ağrıması.
İlk Tanı:
Hamilelik sonrasında
ortaya çıkan yüksek
tansiyon.
Doğru Tanı:
Aortik disseksiyon,
kalpten çıkan en büyük
kan damarının
duvarlarındaki
zayıflamanın, kanın
yanlış kanalize olmasına
neden olarak, yüksek
basınç ve stres
sonucunda yırtılması.
Aortik disseksiyona
koyulan yanlış tanı,
birden fazla organ
yetmezliğine, inmeye,
hemoraj (kanama) ve
ölüme neden olabilir.
Tıbbî tanı sürecinizde
yanlış bir adımı önlemek
için, tıbbî bakım
sürecinizde aktif ve
ısrarlı bir katılımcı
olmalısınız. Bir daha
doktora gittiğinizde şu
tavsiyelere uyunuz.
-
Ev ödevinizi yapın:
Doktora görünmeden
önce çok fazla
araştırma yapmanız
durumunda aklınızın
iyice karışması
riski söz konusu
olmakla birlikte,
önceden kendinizde
bulunan belirtiler
hakkında bilgi
edinmeniz, önemsiz
olabileceğini
düşündüğünüz birşeyi
ortaya çıkarabilir.
-
Düşüncelerinizi
toplayın:
Doktorla yüz yüze
iken söylemeniz
gereken birşeyi
atlamamak için,
doktora gitmeden
önce düşüncelerinizi
toplayın. Notlar
alıp, bunları da
yanınızda
götürebilirsiniz.
-
Belirtilerin
tamamını doktora
aktarın:
Hastalık belirtileri
bir tanının
netleştirilmesine
veya hükümsüz
kılınmasına yardımcı
olabileceği için,
ilgisiz
olabileceğini
düşündüğünüz şeyleri
bile mutlaka
aktarın.
-
Gözlemlediğiniz
belirtileri
ayrıntılı olarak
tanımlayın:
Bunlar ne tür
belirtilerin,
nerede, ne zaman, ne
kadar sıklıkla
görüldüğüne ilişkin
ayrıntılardır.
Doktorunuz
belirtilerin ne
zaman ortaya
çıktığını, ne zaman
yok olduğunu, neyin
kendinizi daha iyi,
neyin daha kötü
hissettirdiğini
bilmek isteyecektir.
Ağrınız var ise, bu
ağrıyı tanımlamak
üzere doğru
sözcükleri seçiniz.
Keskin mi, belli
belirsiz mi, ya da
sadece belli şeyleri
yaptığınız da mı
ortaya çıkıyor, vb.
-
Dürüst olun:
Yaşam tarzınızla
ilgili itiraf
etmeniz gereken hoş
olmayan
alışkanlıklarınızı
saklamanın sırası
değil. Bunlar
durumunuzla ilgili
önemli ipuçları
verebilirler.
-
İçgüdülerinize göre
hareket edin:
Şikâyetlerinizin göz
ardı edildiğini veya
gerektiği gibi
yorumlanmadığını
düşünüyorsanız,
başka bir doktora
gidin; bu kadar
basit.
-
İkinci bir görüş
alın:
Doktorlar bunu
yapmanızdan
rahatsızlık
duymazlar. Aslında,
bir bakıma bunu
beklerler.
Ayrıntılı bilgi için: Pr
Ekstra – Teni Tapık / 0
212 288 51 24
10.02.2010
|