|
Nedenleri:
Endometriozisin nedeni
kesin olarak
bilinmemektedir. Öne
sürülen nedenlerden en
önemlisi adet sırasında
adet kanamasının
tüplerden karın
içerisine dökülmesi ve
orada yerleşmesidir.
Ancak kadınların büyük
bir bölümünde adet
sırasında kanın bir
kısmı karın içerisine
dökülmekle birlikte
bunun bazı kadınlarda
niye endometriozise
neden olduğu tam olarak
bilinmemektedir. Öne
sürülen diğer nedenler
arasında kan veya
lenfatik dolaşımla
hücrelerin gelip
yerleşmesi, buradaki
hücrelerin farklılaşarak
endometriozise neden
olması, genetik
yatkınlık, bağışıklık
sisteminde oluşan
değişiklikler ve
hormonal değişiklikler
sayılabilir. Ancak
bunların hiçbirisinin
tek başına
endometriozise neden
olduğu
gösterilememiştir.
Belirtiler:
Endometrioziste en sık
görülen belirtiler
kronik kasık ağrısı,
adet sırasında ağrı,
cinsel ilişki sırasında
ağrı ve çocuk sahibi
olamamadır. Daha az
sıklıkta adet öncesi
damla damla kanama,
dışkılama sırasında
kanama, kanlı idrar,
ciltte mor renkli
kabarıklıklar ve öksürme
ile kanama görülebilir.
Adet döneminde ishal,
kanlı dışkılama ve
karında ağrı
endometriozisi
düşündürür.
Tanı:
Endometrioziste tanı
laparoskopi ve biopsi
ile konur. Klinik
belirtiler
endometriozisin evresi,
yani yaygınlığı ile
direk olarak bir ilişki
göstermeyebilir. Erken
evre endometriozis
odakları metabolik
olarak daha aktif olduğu
için ağrı daha şiddetli
olabilir ve yine
salgılanan bazı
maddelerden dolayı
kısırlık olabilir.
Endometriozis İlerleyici
Bir Hastalıktır.
Yapılan çalışmalarda
tedavi edilmeyen
hastaların %47-64’ünde,
tedavi verilen
hastaların ise %20’sinde
endometriozisin
ilerlediği görülmüştür.
Bu nedenle endometriozis
tanısı alan hastalarda
ilerlemeyi önlemek için
tedavi etmenin
yararlılığı
savunulmaktadır.
Endometriozis odakları
önce beyaz bir kabarcık
şeklinde görülürken
zaman içerisinde kırmızı
ve daha sonra siyah renk
almaktadır.
Endometriozis-Kısırlık
İlişkisi:
Endometriozisli
hastaların % 30-40’ında
kısırlık sorunu
görülmektedir. Bu oran
normal populasyonda
görülen sıklığın 3 katı
kadardır. Yapılan
çalışmalarda aylık gebe
kalma şansının
endometriozisli
hastalarda anlamlı
olarak daha düşük olduğu
gösterilmiştir. İleri
evre hastalarda bu
düşüklük yapışıklıklara
bağlı antomideki
bozulmaya bağlıdır.
Erken evre hastalarda
ise hormonal
bozukluklar, yumurtlama
bozuklukları ve
bağışıklık sistemi
bozuklukları gibi
nedenler öne
sürülmektedir.
Tedavi:
Endometriozisli
hastalar iki nedenle
tedavi için
başvurabilir: Ağrı ve
çocuk sahibi olma
isteği.
-
Tıbbi Tedavi:
Ağrı nedeniyle
başvuran hastalarda
ilaç tedavisi ile % 90
iyileşme veya ağrıda
hafifleme
sağlanabilmektedir.
İlaç olarak doğum
kontrol hapları,
danazol, gestrinon,
medroksiprogesteron
asetat ve GnRH
analogları adı verilen
ilaçlar
kullanılabilmektedir.
İlaç tedavisi
kesildiği zaman ağrı
yakınmalarında büyük
olasılıkla tekrarlar
görülebilmektedir.
Çocuk sahibi olmak
isteyen hastalarda ise
tek başına tıbbi
tedavi, cerrahi öncesi
veya sonrasında
yapılan tıbbi
tedavinin gebelik
oranını artırmadığı
gösterilmiştir.
-
Cerrahi Tedavi
:
Endometrioziste esas
tedavi cerrahidir.
Çocuk sahibi olmak
isteyenlerde hafif
vakalarda
endometriozis
odaklarının yakılması
gebelik oranını
artırmaktadır. Bu
nedenle tanısal
laparoskopi
yapıldığında hafif
endometriozis
odaklarına rastlandığı
zaman yakılması
önerilmektedir. Ayrıca
hastalığın ilerleyici
özelliği gözönünde
bulundurulduğunda
endometriozis
odaklarının
yakılmasının
ilerlemeyi azaltacağı
da düşünülebilir.
İleri evre hastalarda
ise bütün
endometriozis odakları
yakılır, yapışıklıklar
açılarak anatominin
normale dönmesi
sağlanır ve büyük
odaklar çıkarılır.
Özellikle yumurtalıkta
çukulata kisti (endometrioma)
adı verilen kistlerin
mutlaka çıkarılması
gerekir. Çünkü bu
kistler çevre
dokularda
yapışıklıklara neden
olmakta ve yumurtalık
dokusunu tahrip ederek
kapasitesini
azaltabilmektedir.
-
Kombine Tedavi
:
Bazı hastalarda
cerrahi öncesi veya
sonrasında ilaç
kullanılabilir.
Sadece ağrı yakınması
olanlarda ise tıbbi
tedaviye yanıt
alınamazsa cerrahi
olarak yapışıklıkların
açılması ve
endometriozis
odaklarının yakılması
veya çıkarılması ile
önemli ölçüde iyileşme
sağlanabilir. Yanıt
alınamayan hastalarda
rahime giden sinirler
veya sakrumun hemen
önündeki sinirler
kesilerek iyileşme
sağlanabilir. Bazı
hastalarda rahim ve
yumurtalıkların
alınmasına kadar
gidilebilir. |