Sigaranın genel olarak sağlık üzerindeki olumsuz etkileri iyi bilinmektedir. Sigara kullanımı ile akciğer kanseri, kalp-damar hastalıkları, kronik akciğer hastalıkları, mesane kanseri, mide-barsak kanserleri ve rahim ağzı kanseri gibi birçok hastalığın riskini artırdığı birçok çalışmada gösterilmiştir. A.B.D’de yılda 450.000 ölümden sorumlu nedenler arasında sigara da yer almaktadır. Ayrıca sigaranın neden olduğu hastalıklar nedeniyle yapılan harcamaların 157 milyar dolar olduğu belirtilmektedir. Bu istatistikler sigaranın gerek sağlık, gerekse ekonomik açıdan ne kadar önemli bir sorun olduğunu net olarak göstermektedir.
Yeni Sayfa 1
Gebelik sırasında sigara
kullanımının hem kadın,
hem de bebek üzerinde
çok önemli olumsuz
etkileri bulunmaktadır.
Gebelikte sigara
kullanımı göbek kordonu
ve plasentada
değişiklikler,
plasentanın aşağı
yerleşmesi, dış gebelik,
bebekte gelişme
geriliği, düşük, erken
doğum, düşük doğum
ağırlığı, idrar yolları
anomalileri, bebekte
doğum öncesi ve sonrası
ani ölüm gibi önemli
hastalık ve durumların
riskini artırmaktadır.
Ayrıca süt vermede
sorunları, bebeğin
fiziksel gelişimi, sinir
sistemi fonksiyonlarında
bozukluk, bebeğin
entellektül gelişimi ve
ruhsal durumunda
bozulmalara neden
olabilmektedir. Solunum
sistemi, sinir sistemi,
duyu organları, deri ve
idrar yolları
hastalıkları sigara içen
annelerin çocuklarında
daha sık görülmektedir.
Sigarada nikotin dışında
karbon monoksit, siyanid,
anilin, metanol,
hidrojen sülfit,
arsenik, kurşun ve
kadmiyum gibi birçok
toksin bulunduğu için
potansiyel olarak
bebekte enomalilere
neden olabileceği
düşünülmektedir.
Sigaranın içerisinde
3000’nin üzerinde toksin
bulunmaktadır. Şimdi bu
riskleri biraz daha
istatistiksel bilgilerle
ortaya koymak istiyorum.
Düşük doğum ağırlığı
nedenlerinin % 20-30’nun
annenin sigara
kullanımına bağlı olduğu
düşünülmektedir. Genel
olarak sigara kullanan
annelerin bebekleri
200-250 gram daha düşük
ağırlıkta ve 1 cm daha
kısa doğmaktadır. Ayrıca
doğum kilosu düşük olan
bebeklerin kronik bir
hastalığa yakalanma ve
doğumdan sonraki ilk 1
ay içerisinde ölüm riski
40 kat artmaktadır.
Doğum ağırlığındaki
düşüş ile içilen sigara
sayısı arasında direk
bir bağlantı
bulunmaktadır. Yani çok
yaygın bir inanış olan 5
sigaranı zararı yoktur
düşüncesi tamamen yanlış
olup, sigaranın zararlı
etkileri ilk sigara ile
birlikte başlamaktadır.
Gebeliğin ilk 16
haftasında sigarayı
bırakan anne
bebeklerinde doğum
ağırlığı normal
olmaktadır.
Sigara içen gebelerde
düşük ve erken doğum
olasılığı 2 kat artmakta
ve doğumdan sonraki ilk
1 yıl içerisinde ölüm
riski artmaktadır.
Doğumdan sonra 2-5.
aylar arasında “ani
bebek ölümü” en önemli
bebek ölüm nedeni olup,
sigara içen annelerin
bebeklerinde bu risk
içilen sigara sayısına
bağlı olarak 2-6 kat
artmaktadır.
Gebelik sırasında sigara
bırakıldığı zaman doğum
sonrası bebek
ölümlerinde %10 ve
gebeliğin son dönemleri
ile doğum sonrası erken
dönemde bebek kaybı
riskinin ise %12
düzeyinde azalacağı
tahmin edilmektedir.
Gebelikte sigara
kullanımın bir diğer
önemi de bebeğin sinir
sistemi gelişimi
üzerindeki olumsuz
etkileridir. Yapılan
çalışmalarda doğum
öncesi sigaraya maruz
kalan bebeklerde
hiperaktivite, dikkat
eksikliği, heceleme ve
okuma zorluklarınındaha
sık olduğu görülmüştür.
Yine bazı çalışmalarda
bu bebeklerde
entellektüel gelişimde
yetersizlik ve bazı
davaranış
bozukluklarının daha sık
olduğu gösterilmiştir.
Bunun sonucunda dikkat
eksikliği, okuma ve
matematik problemlerinin
öğrenilmesi ortalama
olarak 4-5 ay daha geç
olmaktadır.
Sigara içerisindeki
karbonmonoksitin beyin
proteinleri, DNA,
noradrenalin ve
seratonin
konsantrasyonlarını
azaltması, dopamin
dolaşımını değiştirmesi
ve nikotinin beyin
oksijenlenmesini
azaltmasının yukarıda
sözettiğimiz etkilerden
sorumlu olduğu
düşünülmektedir.
Son zamanlarda yapılan
bir çalışmada ise
sigaraya maruz kalan
bebeklerin daha
hiperaktif olduğu,
stressle başa çıkmada
daha çok sorun
yaşadıkları, daha az
uyudukları, daha sık
soludukları, beslenme
sorunlarının daha sık
olduğu, daha çok
terledikleri ve daha sık
ateşlendikleri
gösterilmiştir.
Sonuç olarak gebelikte
sigaranın bebek üzerinde
doğum öncesi ve sonrası
dönemde çok önemli yan
etkileri bulunmaktadır.
Genel olarak sağlık
üzerindeki olumsuz
etkileride gözönünde
bulundurulduğunda sigara
bırakmanın önemi açıkça
görülmektedir. Burada
direk olarak
değinmemekle birlikte
sadece aktif değil,
pasif içicilikte aynı
olumsuz etkilere yol
açmaktadır.
Gebelikte Sigara
Bırakmanın Yolları
Gebelik dönemi
kadınların sigarayı
bırakma konusunda en
motive olduğu dönemdir.
Ancak buna rağmen birçok
kadın sigara bırakma
konusunda başarısız
olmakta veya hiç bırakma
girişiminde
bulunmamaktadır. Burada
hekime de çok önemli
görevler düşmektedir.
Öncellikle sigaranın
bebek üzerindeki olumsuz
etkileri hastaya detaylı
bir şekilde anlatılmalı,
hastaya sigarayı bırakma
yolları konusunda bilgi
verilmeli ve gerekirse
bir psikiyatrist veya
psikolog ile konsulte
edilmelidir.
Birçok hasta gebelikte 5
sigaranın hiçbir zararı
omadığını düşünmekte ve
yine birçoğu bu bilgiyi
direk olarak bir
hekimden aldığını
belirtmektedir. Bu
kesinlikle doğru
olmayıp, daha önce de
belirttiğim gibi
sigaranın olumsuz
etkileri ilk sigara ile
birlikte başlamaktadır.
Sigara bırakma yolları
benim direk olarak
alanıma girmediği için
sadece başlıklar
şeklinde verceğim:
1. Sigara bırakmanın
motive edilmesi: Bunun
için hastaya sigrayı
bırakmanın önemi ve
sigaranın riskleri
anlatılmalı, sigaranın
bırakılması ile elde
edeceği ekonomik
kazançlar anlatılmalı ve
gerekirse hasta belirli
aralıklarla kliniğe
çağrılmalıdır.
2. İlaçlar: Bupropion SR
(Zyban): Uzun dönemde
sigara bırakma oranını 2
kat artırmaktadır. Tek
başına veya nikotin
replasman tedavisi
(yapıştırma, sakız,
sprey gibi) ile birlikte
kullanılabilir.
3. Nikotin Replasman
Tedavisi: Bunun için
yapıştırma, sakız,
solunum yolu veya burun
spreyi şeklinde
alınabilir. Nikotin
yapıştırma bantları
sigarayı bırakma oranını
2 kat artırmaktadır.
Yine yapılan
çalışmalarda nikotin
sakızlarının sigarayı
bırakma oranını %30-80
artırdığı
gösterilmiştir. Burun
spreyinin en önemli
avantajı ise sigarayı
bırakmaya belirtileri
hızlı bir şekilde
hafifletmesi ve kilo
alımının daha geç
görülmesidir. Yani kilo
alımını önlememekte,
ancak daha geç ortaya
çıkmaktadır.
4. Diğer tedaviler: Daha
az kullanılmakla
birlikte Klonidin ve
Nortriptilin gibi
ilaçlarda sigarayı
bırakmak için
kullanılmaktadır.
5. Bilişsel-Davranışçı
Tedaviler: Öncellikle
sigara isteği uyandıran
durumlarda sigara
içilmemesi
sağlanmalıdır. İçilen
sigara sayısı tek tek
kaydedilmeli ve
sigaranın zararları her
defasında hastaya
anımsatılmalıdır. Sigara
içilmesini teşvik eden
nedenler ve çevresel
etkenmeler mümkün
olduğunca azaltılmalı ve
hastanın sigara içmediği
dönemdeki psikolojik
etkilerini nasıl
azaltabileceği konusunda
bilgi verilmelidir.
Sigara bırakma konusunda
bir gün belirlenmeli ve
bir eksersiz programına
başlanmalıdır.
Dikkat: Bu sitede
kullanılan tüm resimler lisanslıdır. Kopyalanması yasal sorumluluk yaratacaktır.
www.populermedikal.com halkı sağlık
konusunda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek amacıyla kurulmuş bir sitedir.
Sitedeki bilgiler teşhis ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır ve doktor tavsiyesi
yerine geçmez. Sitemiz
bilgilerin herhangi bir amaçla kullanılmasından doğacak zararlardan dolayı
hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.www.populermedikal.com sitedeki
bilgilerin doğruluğu ve güncelliği konusunda garanti vermemektedir. Sitede
yayınlanan yazılar izinsiz kopyalanamaz.
Gizlilik Politikaları: Web
sitemizi ziyaret ettiğiniz zamanlarda reklam hizmeti vermek için üçüncü taraf
reklam şirketlerini kullanmaktayız. Söz konusu şirketler, bu sitelere ve diğer
web sitelerine yaptığınız ziyaretlerden elde ettikleri (adınız, adresiniz,
e-posta adresiniz veya telefon numaranız dışındaki) bilgileri ilginizi çekecek
ürün ve hizmetlerin reklamını size göstermek için kullanabilir.