|
Gebelik sırasında
rahimin büyümesine bağlı
olarak siyatik sinir
tarafında uyarılan
bacakların arka
kısımlarında ve ayak
altlarında ağrılar
görülebilir. Bu ağrı
genellikle sürekli
değildir, belirli
aralıklarla gelir ve tek
taraflıdır.
Tedavide öncellikle
ağrının bulunduğu
tarafın ters tarafına
yatılması önerilerek
sinir baskısı
engellenmiş olur. Ayrıca
uzun süre ayakta
kalınmaması ve ağır
kaldırılmaması önerilir.
Bazen ağrı olan
bölgelere sıcak veya
soğuk uygulamasının
yararı olabilir. Eğer
yakınmalarda rahatlama
olmuyorsa veya
şiddetinde giderek artma
oluyorsa Beyin Cerrahisi
ile konsülte edilmesi
gerekebilir.
ROUND LİGAMENT AĞRISI
Round ligament rahimi
yerinde tutan bağlardan
bir tanesidir. Gebelerin
bize en çok başvurduğu
nedenlerden birisi ani
karın ve kasık
ağerılarıdır. Özellikle
gebeliğin 4-6 ayları
arasında bu şekilde ani
kasık ağrıları gebe
hastaları oldukça
telaşlandırabilmektedir.
Özellikle otururken veya
ayağa kalkarken, yatakta
dönme sonrasında ve ya
eğilirken bu şekilde
keskin ağrılar olabilir.
Bu ağrıların nedeni
rahimin hızla büyümesi
ve rahimi destekleyen
bağlarda görülen
gerilmedir. Hastanın
pozisyonuna bağlı olarak
bu gerilmede artma
olabilir ve bu şiddetli
ağrılara neden olabilir.
Bu ağrıların erken
doğumla ilgisi ve bebeğe
zararlı etkisi yoktur.
Tedavide ağrının olduğu
tarafın tersine
yatılması, sıcak bir
termos veya havlu
konulması veya sıcak bir
banyo alınması önerilir.
Eğer ağrıda hafifleme
yoksa, doğum ağrısı gibi
periyodik olarak
geliyorsa, kanama varsa
veya beraberinde ateş
gibi enfeksiyon
bulguları varsa doktora
başvurulmalıdır. Ayrıca
yatakta ani dönüşler
yapılmaması,
oturup-kalkma sırasında
ani hareketler
yapılmaması
önerilmelidir.
GEBELİK VE SAÇ
DÖKÜLMESİ
Gebelik sırasında bazen
saç dökülmesinde artış
görülebilir. Normalde
saçların %90’ı büyüme ve
%10’u dinlenme
periyodundadır. Dinlenme
dönemindeki saçlarda 2-3
ayda bir dökülme olur ve
yerine yeni saçlar
çıkar. Ancak gebelik
sırasında dinlenme
dönemindeki saçların
oranında bir artma
görülür ve buda saçların
dökülmesinde bir artış
ile kendini gösterir. Bu
duruma “efflogen telavum”
adı verilmektedir.
Gebelerin %40-50’sinde
görülen bu saç dökülmesi
geçici olup, doğum
sonrası 6-12.aylarda
normale dönmeye başlar.
Aslında gebelik
sırasında artan östrojen
hormonu saçların
dökülmesini önlediği
için esas saç kaybı
doğumdan sonraki ilk 3
ay içerisinde
gerçekleşir. Ancak bazı
kadınlarda bu gebelik
sırasında da
olabilmektedir. İster
gebelik sırasında olsun
veya doğum sonrasında
olsun, bu saç kaybı
geçici olup, kelliğe yol
açmaz.
Önlem olarak saçların
çok gerilmemesi, fön
çekilmemesi, sert tarak
kullanılmaması, ıslak
iken saçların
gerilmesine neden
olabilecek ince aralıklı
tarakların
kullanılmaması, saç
kurutucularının soğuk
ayarda kullanılması gibi
tedbirlerin dışında,
biotin ve silica içeren
şampuanların
kullanılması
önerilmektedir. Ayrıca
multivitamin kullanımı
saç dökülmesini
azaltabilir.
BACAK KRAMPLARI
Gebelerin büyük bir
bölümünde özellikle
geceleri olma üzere
ayaklarda kramplar
görülebilir. Bu
krampların gebeliğe
bağlı ağırlık artışı,
dolaşımda görülen
değişiklikler veya kan
kalsiyum seviyesindeki
düşüklüğe bağlı olduğu
düşünülmektedir.
Gebelikte kalsiyum
gereksinimi günde 1200
mg’a kadar artmaktadır.
Bunun için gebelere
hergün bir bardak süt
içmesi veya peynir ve
yoğurt gibi süt
ürünlerini tüketmesi
önerilir. Dietle yeterli
miktarda kalsiyum
alınmaması kan
kalsiyumunda düşmeye
neden olabilir. Ayrıca
büyüyen rahmin sinir
veya damarları baskısı
sonucunda da kramplar
oluşabilir.
Kramp oluşumunun
azaltılması için düzenli
olarak eksersiz
yapılması ve bacak germe
eksersizlerine özen
gösterilmesi, dinlenme
sırasında bacakların
yüksekte tutulması,
kramp sırasında ayak
topukları çekilmeli ve
masaj yapılması, varis
çorabı giyilmesi,
magnesyum alınması ağrı
için Parasetamol
kullanılması
önerilmektedir. Yeterli
miktarda süt veya süt
ürünü almasına karşın
kramp yakınması olan
bazı hastalarda,
dışardan ek olarak
kalsiyum verilmesi
krampları azaltabilir.
Bunun nedeni süt
içerisindeki kalsiyumun
fosfatla bağlı olması
olabilir. Eğer kalsiyuma
yanıt alınamıyorsa
magnezyum veya sodyum
klorür denenebilir.
SAÇ BOYANMASI
Gebelerin en çok sorduğu
sorulardan bir tanesi
gebelik sırasında saç
boyamanın yasak olup
olmadığıdır. Bu konuda
yeterli çalışma
olmamasına karşın, genel
olarak saç boyalarının
bebeğe bir zararı
olmadığı söylenebilir.
Ancak yine de bazı
doktorlar ilk 3 ay,
bazıları ise gebelik
boyunca saç boyamayı
önermemektedir. Biz şu
an için gebelik boyunca
saç boyanmasında bir
sakınca olmadığını
düşünüyoruz.
Eğer gebe hasta saç
boyama işlemini evde
yapacaksa içerisinde en
az kimyasal madde içeren
saç boyalarını tercih
etmelidir. Saç boyama
işlemi kuaförde
yapılacak ise çevrede
kimyasal maddelerin en
az olduğu sabah
saatlerinde yapılması
uygun olacaktır.
Gebelik planlayan ve saç
boyama işlemini
gebelikten önce
yaptırmak isteyenler
için ise yarı kalıcı,
amonyum ve peroksit
düzeyi düşük veya hiç bu
maddeleri içermeyen
boyalar tercih
edilmelidir.
Gebelik sırasında perma
veya saçların
şekillendirilmesi
önerilmemektedir. Saç
boyasını kendi yapmak
isteyen gebeler için
katkısız tarifler
bulunmaktadır.
GEBELİKTE BOYA VE
KİMYASALLARA MARUZ KALMA
Gebelik sırasında
genellikle doğum öncesi
evin temizlenmesi veya
bebek odasının
hazırlanması nedeniyle
evin boyanması
istenebilir. Ev
boyasında kullanılan
kimyasal maddeler ile
dşük veya anomalili
bebek riski arasında
ilişkiyi gösteren
yeterli çalışma
bulunmamaktadır. Ancak
bu kimyasallara sürekli
maruz kalındığında bu
risklerde bir artış
beklenir. Sadece ev
boyaması şeklindeki kısa
süreli işlemlerde ciddi
bir risk olmamasına
karşın bu işlem
sırasında ortamdan uzak
durulması
önerilmektedir. Eğer
hasta boyama işlemini
kendisi yapmak zorunda
ise veya öyle istiyorsa
sık sık ara vermesi,
vücudu tamamen örten ve
kimyasallarla teması
önleyecek giysiler
giyilmesi ve ortamın iyi
havalandırılması
önerilmektedir.
Mesleki açıdan boya
işlemi ile uğraşan
gebelerde ise ortamda
bulunan kimyasal
maddelerin sayısı ve
özelliklerine göre
riskler artmaktadır.
Özellikle sprey şeklinde
boyaların kullanıldığı
ortamlarda kimyasal
madde oranı yüksek
olduğu için ortamın
havalandırılmasına
dikkat edilmeli ve
vücudu tamamen örten
giysiler giyilmelidir.
SOLUNUM ZORLUĞU
Gebeliğin ilerlemesiyle
birlikte büyüyen rahim
diaframı yukarı doğru
iterek solunum
sıklığında artışa neden
olabilir. Özellikle
gebeliğin 31-34
haftalarında bu tip
yakınmalarda artma olur.
Bu solunum
değişiklikleri vücut
organlarında ve dolayısı
ile bebekte
oksijenlenmenn
bozulmasına neden olmaz.
Daha önce astım gibi
solunum sistemi
rahatsızlıkları olan
hastalarda yakınmalarda
artış görülebilir.
Gebeliğin 36.
haftasından sonra
bebeğin aşağı inmesiyle
birlikte yakınmalar
azalır. Yakınmaları
azaltmak için yavaş
hareket edilmesi, dik
pozisyonda oturulması ve
baş yüksekte yatılması
önerilmektedir.
GEBELİKTE MEME
DEĞİŞİKLİKLERİ
Gebeliğin 6-8.
haftalarında meme
bezleri ve yağ
dokusundaki artışa bağlı
olarak memelerde
belirgin bir büyüme
gözlenir. Göğüsler
dolgun ve duyarlı hale
gelir. Meme kan akımında
artış olur,
damaralarında
belirginleşme gözlenir
ve dokunmakla ağrı
hissedilebilir. Meme
uçları ve çevresinde
koyulaşma görülür.
Gebeliğin 12-14.
haftalarında göğüslerden
süt gelebilir. İlk
dönemlerinde gelen süt
genellikle koyu kıvamlı
ve sarı renkte olup,
gebeliğin son
dönemlerinde daha
renksiz hale gelir.
Masaj veya cinsel ilişki
sırasında süt
salgılanması artabilir.
HEMORRHOİD (BASUR)
Gebelikte sık görülen
yakınmalardan bir tanesi
de hemorrhoid görülmesi
veya daha önce
hemorrhoid yakınması
olan hastalarda şiddetin
artmasıdır. Bu konuda
yapılabilecek en önemli
koruyucu önlem
kabızlığın ve dolayısı
ile ıkınmanın
önlenmesidir. Bunun için
possalı yiyeceklerin
tüketilmesi ve sıvı
alımının artırılması
önerilmektedir. Ayrıca
yakınmaların azaltılması
için ılık oturma
banyoları ve hemorrhoid
kremlerinin kullanılması
önerilmektedir. |