Histeroskopi bir teleskopla rahim içerisine girilerek tanısal ve cerrahi işlemlerin gerçekleştirilmesine yarayan endoskopik bir cerrahi girişimdir. Histeroskopi muayene ortamında anestezi uygulanmadan veya ameliyathane ortamında uygulanabilir. Muayenehanede uygulanan ve ofis hiteroskopi adı verilen sistemde sadece kullanılan cihaz çok ince olduğu için rahim ağzının genişletilmesine gerek yoktur ve bu nedenle de anestezisiz yapılabilir.
Yeni Sayfa 1
Histeroskopinin
Uygulama Alanları
Tanısal: Tanısal
işlemler için ofis
histeroskopisi
yeterlidir. Anormal
kanaması olan
hastalarda alınan
biyopsi sonucunda
kanser olmamasına
karşın tedaviye yanıt
alınamıyorsa ve hekim
klinik olarak
şüpheleniyorsa
histeroskopi
yapılabilir. Klasik
biyopsi yöntemlerinde
rahim iç tabakasının
hepsi örneklenmediği
için lokalize
patolojilerin tanısı
konulmayabilir.
Histeroskopide rahim
içi direk olarak
görüldüğü için her
yerden biyopsi
alınabilir. Ayrıca
özellikle meme kanseri
nedeniyle Tamoxifen
kullanan hastalarda
şüpheli durumlarda
histeroskopi
yapılabilir. Tüp bebek
uygulanacak hastalarda
uygulama öncesi bütün
hastalara histeroskopi
yapılması tartışmalı
olmakla birlikte şu an
için rutin olarak
önerilmemektedir.
Cerrahi Girişimler
Polipler:
Polip rahim
içerisine yerleşen
ve adet kanamasının
fazla olmasına neden
olabilen “et
parçası” olarak
tanımlanabilecek bir
yapıdır. Küçük
polipler genellikle
daha çok kanamaya
neden olmakla
birlikte büyük
polipler daha çok
afonksiyonel olup,
kanamaya neden
olmazlar. Çocuk
sahibi olmak isteyen
hastalarda ise rahim
içerisindeki alanı
azalttığı için
normal yollarla veya
tüp bebek
uygulanacak
hastalarda gebelik
oranını düşürürler.
Polip çapı 3 cm’den
küçükse ofis
histeroskopisiyle
alınabilir, daha
büyük poliplerde
klasik histeroskopi
yapmak gerekir.
Hastanın kanama veya
çocuk isteği olsun
olmasın, poliplerin
%1’inde kanser
olasılığı olduğu
için cerrahi olarak
alınması önerilir.
Myom:
Myomlar rahimin dış
yüzeyi, ortadaki kas
tabakası veya iç
tabakasına
yerleşebilir. İç
tabakaya yerleşen
veya orta
tabakasında olmakla
birlikte iç tabakaya
bası yapan myomlar
adet kanamasının
fazla olmasına,
kansızlığa ve çocuk
isteyen hastalarda
gebelik olmamasına
veya düşük ve erken
doğum risklerinde
artmaya yol
açabilirler. Eğer
myom tamamen rahimin
iç tabakasına
yerleşmişse veya
%50’sinden fazlası
iç tabaksının
içindeyse
histeroskopik olarak
alınabilir. Boyutu 3
cm’den küçükse
ofiste, 3-5 cm ise
klasik histeroskopi
ile alınabilir. Daha
büyük myomlarda
histeroskopi oldukça
zordur. Bir kısmı
rahim içinde ve bir
kısmı kas
tabakasının
içerisinde olan
hastalarda bazen iki
girişim gerekebilir.
Rahim
içi yapışıklıklar:
Geçirilmiş myom
ameliyatı, kürtaj
veya sezaryen gibi
ameliyatlardan sonra
ve rahim
tüberkülozundan
sonra rahim iç
tabakasında
yapışıklıklar
oluşabilir. Bu
hastalarda adet hiç
olmayabilir, adet
kanaması normalden
az olabilir veya
yapışıklık az ise
adetler normal
olabilir. Yapışıklık
çok az olsa bile
hastalar gebe
kalmayabilir veya
düşük olabilir.
Çocuk sahibi olmak
isteyen hasta
grubunda en iyi
tedavi histeroskopi
ile yapışıklıkların
açılmasıdır. Bu ofis
veya klasik
histeroskopi ile
yapılabilir.
Hastalarda
yapışıklıklar tekrar
oluşabilir ve tekrar
cerrahi girişim
gerektirebilir.
Uterin septum:
Rahim içi perde
olarak da
adlandırılan
doğuştan bir rahim
bozukluğudur.
Rahimin iç
tabakasını bölen
septum adı verilen
bir doku ile
karakterizedir. Bu
perde kısa
olabildiği gibi
bütün rahim iç
tabakasını ikiye
bölebilir ve hatta
vajenide ikiye bölen
septum da
görülebilir.
Rahimdeki bu bölme
iç tabakanın hacmini
azalttığı için
gebelik oluşumunu
engelleyebilir. Gebe
kalabilen hastalarda
ise düşük ve erken
doğum olasılığı
yüksektir. Ancak
geniş veya derin bir
septumu olan
hastalarda zamanında
doğum da olabilir.
Bu nedenle daha önce
kısırlık öyküsü
olmayan veya düşük
yapmamış hastalarda
septumun alınıp
alınmaması konusu
tartışmalıdır. Ancak
düşük veya erken
doğum öyküsü olan,
gebe kalamayan ve
tüp bebek
uygulanacak
hastalarda
histeroskopi ile
alınması önerilir.
Ayrıca adet dışı
kanama veya adet
sırasında ağrısı
olan hastalarda da
alınması önerilir.
İşlem ofis veya
klasik histeroskopi
ile yapılabilir.
Endometrial ablasyon:
Anormal kanaması
olan ve rahimin
alınmasının uygun
olmadığı hastalarda
rahim iç tabakasının
yakılmasıdır.
Hastada başka bir
hastalık nedeniyle
rahimin alınması
gibi zor bir işleme
alternatif olarak
veya hastanın genç
olması ve rahmini
aldırmak istememesi
durumunda ablasyon
yapılabilir. Eğer
hasta çocuk
istiyorsa ablasyon
yapılamaz. Bu
işlemden sonra
hastanın adet
kanaması ileri
derecede azalır veya
hasta hiç adet
görmeyebilir.
İşlemin en önemli
riski daha sonra
kanser olan
hastalarda tanının
gecikebilmesidir.
Rahim kanseri olan
hastalarda en önemli
belirti anormal
kanamadır. Bu
hastalarda kanama
çok az olduğu için
hastalığın farkına
varılması daha
zordur.
Spiral alınması:
Bazı hastalarda
spiral normal
yöntemlerle
alınmayabilir. Bu
hastalarda rahim
içerisi direk olarak
görülerek spiral
rahime zarar
vermeden alınabilir.
Tekrarlayan gebelik
kaybı:
Bu hastaların önemli
bir bölümünde rahim
anomalilerine
rastlanabilir ve
bunların bir bölümü
rahim filminde
görülmeyebilir. Bu
nedenle histeroskopi
rutin olmamakla
birlikte, bazı
hastalara
uygulanabilir.
Tüp
bebekte tekrarlayan
başarısızlık:
Embryo kalitesi iyi
olmasına karşı
tekrarlayan
başarısız denemesi
olan hastalarda
rahim içerisinde
myom, polip,
yapışıklık veya
doğuştan bir
bozukluk olup
olmadığının
araştırılması için
histeroskopi
yapılabilir.
Rahim
içerisindeki
damarsal
bozuklukların
tedavisi
Rahim
içerisine direk
olarak kemoterapi
verilmesi
Histeroskopinin
Riskleri
Histeroskopi işlemi
sırasında işlemin
tanısal veya cerrahi
amaçla yapılıp
yapılmamasına göre
veya koter gibi
elektrik akımı
gerektirecek bir alet
kullanılıp
kullanılmamasına bağlı
olarak rahim içerisini
genişletecek bir sıvı
verilmektedir. Bu
sıvının fazla
verilmesi durumunda
vücut tarafından
emilen sıvı
hiponatremi adı
verilen kanda sodyum
düzeyinin düşmesi veya
kan volümünün
yükselmesine neden
olabilir. Sonuç olarak
hastada akciğerlede su
toplanması, kalp
yetmezliği veya ritim
bozuklukları ve beyin
ödemi görülebilir. Bu
nedenle işlemin
uzatılmaması,
verilen-alınan sıvının
hesaplanması ve
hastanın kalp-akciğer
fonksiyonlarının iyi
takip edilmesi
gerekir.
Rahimin Delinmesi
Enfeksiyon
Barsak ve idrar
yolları yaralanmaları:
Bunlar rahimin
delinmesi sonucu
zedelenebilir veya
rahim delinmemesine
karşın, rahim
içerisinde elektrik
akımı ile uygulanan
cerrahi işlemlerde ısı
etkisiyle görülebilir.
Rahim içerisinin
genişletilmesi için
sıvı yerine
karbondioksit verilen
hastalarda bu gaz
damar içerisine geçip
akciğer zedelenmesi ve
kalp yetmezliğine yol
açabilir.
Dikkat: Bu sitede
kullanılan tüm resimler lisanslıdır. Kopyalanması yasal sorumluluk yaratacaktır.
www.populermedikal.com halkı sağlık
konusunda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek amacıyla kurulmuş bir sitedir.
Sitedeki bilgiler teşhis ve tedavi amaçlı kullanılmamalıdır ve doktor tavsiyesi
yerine geçmez. Sitemiz
bilgilerin herhangi bir amaçla kullanılmasından doğacak zararlardan dolayı
hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmemektedir.www.populermedikal.com sitedeki
bilgilerin doğruluğu ve güncelliği konusunda garanti vermemektedir. Sitede
yayınlanan yazılar izinsiz kopyalanamaz.
Gizlilik Politikaları: Web
sitemizi ziyaret ettiğiniz zamanlarda reklam hizmeti vermek için üçüncü taraf
reklam şirketlerini kullanmaktayız. Söz konusu şirketler, bu sitelere ve diğer
web sitelerine yaptığınız ziyaretlerden elde ettikleri (adınız, adresiniz,
e-posta adresiniz veya telefon numaranız dışındaki) bilgileri ilginizi çekecek
ürün ve hizmetlerin reklamını size göstermek için kullanabilir.