Risk Faktörler:
20-24 yaşlar HPV
virüsünün alınması
için en riskli
yaşlardır.
Siz veya cinsel
eşiniz birden fazla
kişi ile ilişkiye
giriyor ise risk
artacaktır.
Klamidya veya Herpes
simpleks gibi başka
cinsel ilişki ile
bulaşan hastalığınız
varsa risk
artmaktadır.
Hamilelik,doğum
kontrol hapı
kullanımı riski
arttırmaktadır.
Hodgkin, lösemi gibi
bağışıklık sistemini
baskılayan
hastalıkları
olanlarda risk
artmaktadır.
Beyaz ırkta daha
fazla görülmektedir.
Sigara içimi riski
arttırmaktadır.
Belirtiler:
Çoğu zaman hastalık
herhangi bir belirti
vermemektedir.Hastaların
yaklaşık %30 unda
siğil oluşmaktadır.
Siğiller kadınlarda
vagina veya anüs
çevresinde veya
vulvada olabilir.
Aynı zamanda
kasıklarda,
bacaklarda, boyunda,
ağızda veya vücudun
herhangibir yerinde
de bulunabilirler.
Erkeklerde ise
siğiller genellikle
penis veya
torbalardadır.
Siğiller büyüklü
küçüklü olabilirler.
Tek veya kümelenmiş
bir şekilde
olabilirler. Bazen
siğillerden oluşan
küme bir karnıbahar
görüntüsünde
olabilir.Genellikle
cilt renginde ve
ağrısızdırlar. Bazen
pembe veya gri renk
alabilirler. Çok
seyrek olarak
kaşıntı, ağrı ve
kanama yapabilir.
Bulaşma:
Vajinal, anal veya
oral sex esnasında
cildin cilde teması
sonucu bulaşır.
Virüs cildin
zayıfladığı bir
noktadan vücuda
girer ve derinin
derinliklerine doğru
ilerler. Burada
aylar hatta yıllar
boyunca sessiz
olarak kalabilir.
HPV tanısı konmuş
bir kişide virüs
cinsel hayatın
herhangi bir
döneminde bulaşmış
olabilir.
Kuluçka Dönemi:
Virüs HPV
enfeksiyonu bulaşmış
bir kişi ile
ilişkiden 4-6 hafta
sonra etkisini
gösterir. Siğillerin
oluşumu 9 ayı
bulabilir.
HPV nin sağlık
üzerine olası
etkileri:
HPV ile enfekte
olmuş kadınlarda
vulva ve serviks
kanseri riski
artmıştır. Ancak
sadece birkaç tipi
(tip 16, 18, 31, 33,
35) kanser ile
ilişkilidir. Bu
tipler genellikle
sessiz (subklinik)
seyreden hastalığa
sebep olurlar.
Tanı:
HPV için
geliştirilmiş
herhangi bir özel
laboratuvar veya kan
testi mevcut
değildir, kültürü
yapılamamaktadır. Bu
nedenle çoğu zaman
gizli kalır.
Hastaların ancak %
30 unda oluşan
siğiller görülerek
tanı konulabilir.
Bunun için
doktorunuzun
kolposkop adı
verilen bir mercek
kullanması
gerekebilir.
Ayrıca bu bölgeye
asetik asit
uygulandığında HPV
li ciltte beyazlaşma
oluşur ve siğiller
ortaya çıkar.
Rutin olarak yapılan
pap-smear
testlerinde bulunan
normal dışı bir
bulgu HPV için
uyarıcı olabilir;
ancak pap-smear HPV
ye özgü bir test
değildir.
Kanser şüphesi olan
olgularda biopsi
alınması
gerekebilir.
HPV-DNA nın
moleküler biyoloji
teknikleri ile
belirlenmesi ne
dayanan testler
ülkemizde yaygın
değildir.
Tedavi:
HPV nin tedavisi
daha çok estetiğe
yöneliktir. Çünkü
virüsü yok
edebilecek bir
tedavi yoktur.
Lezyonların boyutu,
şekilleri, sayısı
gibi etkenlere bağlı
olarak çeşitli
tedavi
seçeneklerinden biri
seçilebilir.Tedavi
yöntemine bağlı
olmaksızın 4
hastadan birinde
siğiller 3 ay
içerisinde
yineleyebilmektedir.
Tedavi seçenekleri:
Hiçbirşey yapılmaz:
Herhangi bir tedavi
uygulamadan
siğillerin
kendiliğinden
uzaklaşması
beklenebilir.
Nonservikal
siğillerde
hastaların yaklaşık
% 20-30 unda
siğiller 3 ay
içinde
kendiliğinden
kaybolabilmektedir.
Krioterapi: Siğiller
likid nitrojen ile
dondurulur. Nisbeten
ucuz ve küçük
siğillerde oldukça
etkili bir tedavi
yöntemidir.
Uygulamanın
yapıldığı yerde ağrı
duyulabilir.
Kimyasallar:Siğillerin
uzaklaştırılması
için birtakım
kimyasal maddeler
kullanılabilir.
Trikloroasetik asit:
Siğiller tarafından
emilir. Haftada bir
tekrarlanır ve 6
hafta uygulanır.
Elektrokoterizasyon:
Siğiller elektrik
akımı ile imha
edilir. Ağrının
azaltılması için
lokal anestezi
uygulaması
gerekebilir.
Lazer tedavisi:
Siğiller laser ışını
ile yok edilir.
Genital bölgedeki ve
ses tellerindeki
büyük siğillerde
yararlı olmaktadır.
Diğer tedavi
yöntemleri
denendikten sonra
uygulanır. Lokal
anestezi ile
yapılır. İz
bırakması veya
enfekte olması
mümkündür. İşlemden
sonra yaklaşık 3
hafta boyunca ağrı
kesici kullanmak
gerekebilir. Pahalı
bir tedavi
yöntemidir.
İnterferon tedavisi:
Siğilin içine bu
antiviral ilaç
enjekte edilir.
ancak pahalı bir
tedavi yöntemidir,
yan etkileri
fazladır ve diğer
tedavilere çok fazla
üstünlüğü yoktur. Bu
sebeple fazla tercih
edilmez.
Eşlerden
herhangibirisi HPV
tedavisi görüyorsa
bu sırada cinsel
ilişkiden kaçınmak
uygun olacaktır.
İlişki esnasındaki
sürtünme iyileşmeyi
engelleyebilir.
Eşlerden biri tedavi
görüyor, diğer
eşte siğil yok
ise bu eş için
tedaviye gerek
yoktur.
Korunma:
Kondom kullanılması
kısmen koruyucu
olabilmektedir. Çok
eşlilikten
kaçınılmalıdır.
Spermisitlerin
etkili olduğu
kanıtlanmamıştır.
Virüsün girişini
engellemek için
ciltte oluşabilecek
küçük aşınmalardan
kaçınmak gereklidir.
Özellikle cinsel
ilişki esnasında
vajen kuru ise
zedelenmelere yol
açabileceğinden
yeterli ıslaklığı
sağlayacak bir
nemlendirme maddesi
kullanılması
önerilir.
Kadınlar periyodik
olarak pap smear
yaptırmalı, şüpheli
durumlarda hpv
tanısı için gereken
tetkiklere
başvurulmalıdır.
Bazı çalışmalar
yeşil lifli
sebzelerle alınan
yeterli folik asitin
(400 mg) HPV den
korunma konusunda
faydalı
olabileceğini
göstermiştir.