|
Klonlama genel olarak
sperm hücresine
gereksinim olmadan
gebelik oluşabilmesi ve
sonuç olarak üremenin
erkek olmadan da
gerçekleşebilmesidir.
Ancak klonlama tekniği
sadece üremenin
gerçekleşmesi için değil
potansiyel olarak başka
amaçlar için de
kullanılabilir. Bu
nedenle klonlama üç grup
altında incelenmektedir:
-
Üreme Amaçlı Kloning:
Burada vücuttan alınan
bir hücrenin
çekirdeği, çekirdeği
alınmış yumurtanın
içerisine
yerleştirilir ve
döllenme
gerçekleştikten sonra
anne rahmine verilir.
Sonuç olarak yumurta
içerisine
yerleştirilen hücre
kimden alınmışsa
teorik olarak onun
aynısı bir canlı
doğmaktadır.
-
Tedavi Amaçlı Kloning:
Burada yukarıda olduğu
gibi işlemler
yapıldıktan sonra elde
edilen embryo anne
rahmine verilmez ve
bazı teknik işlemlerle
embryodaki kök
hücrelerinin istenen
dokuya farklılaşması
sağlanır. Örneğin bu
yöntemle karaciğer ve
böbrek gibi dokular
elde edilebilir. Bu
yolla insanın kendi
dokularının aynısı
elde edilebilir ve
transplantasyon
işlemlerinde
kullanılabilir.
-
Embryonik kloning:
Burada normal tüp
bebek işlemi
gerçekleştikten sonra
elde edilen embryolar
belirli bir hücre
seviyesine ulaştıktan
sonra her bir hücre
aynı türden alınan bir
yumurtanın içerisine
konarak yeni bir
embryo elde edilir.
Sonuçta bir embryodan
birbirinin aynı birkaç
tane embryo elde
edilir. Yani embryonik
kloningin yukarıdaki
iki yöntemden farkı
sperminde gerekli
olmasıdır. Bu işlem
birbirinin aynı olan
canlılar üzerinde
deney yapılması
amacıyla hayvanlarda
kullanılmaktadır.
Bu
teknik bilgilerden sonra
kopyalamanın insan
üzerinde şu anda
uygulanmasının doğru
olup olmadığı üzerine
biraz bilgi vermek
istiyorum. Genel olarak
bir yöntemin insanda
denenebilmesi için
öncellikle hayvanlarda
uygulanması ve başarılı
olduğunun gösterilmesi
gerekir. Bitkilerde ve
fare gibi küçük hayvan
türlerinde klonlama
tekniği başarı ile
uygulanmaktadır. Koyun,
keçi, inek ve domuz gibi
büyük hayvanlarda ise
klonlama tekniği ile
gebelik oranları oldukça
düşük ve düşük oranları
yüksek olmaktadır. Düşük
oranlarının % 90 gibi
çok yüksek oranlara
ulaştığı bildirilmiştir.
Ayrıca gebelik sırasında
annenin yaşamını da
tehdit eden sorunlara
rastlanmıştır. Düşük
oranlarının yüksek ve
karın içerisinde veya
doğum sonrası ölümlerin
yüksek olması plasenta
(eş) bozukluklarına
bağlanmaktadır. Bu
risklerin dışında
hayvanlarda anomali
olasılığının da arttığı
gösterilmiştir.
Bu
bilgiler ışığında üreme
amaçlı kopyalamanın
insanlara
uygulanabilmesi için
elimizde yeterli ve
güvenli veriler henüz
bulunmamaktadır. Büyük
hayvanlarda ve insana
yakın canlı türlerinde
bile işlemin
güvenilirliğini gösteren
yeterli çalışmanın
olmaması insana
uygulanabilmesi için
henüz çok erken olduğunu
göstermektedir. Ancak
tedavi amaçlı
kopyalamanın ileride
tıpta çok önemli gelişme
olacağını düşünüyorum.
Üreme
amaçlı kopyalama için
güvenilir veriler elde
edilirse ve insanlara
uygulanırsa neler
olabilir? Basında ve
halk arasında Hitler,
Stalin veya diğer ünlü
insanların tekrar
kopyalanacağı ve doğal
dengenin bozulacağı
yönünde geniş
tartışmalar yapıldı.
Hatta gen haritasının
tamamen çözülmesi ile
aynı insanın göz rengi
değişik olanı, daha uzun
boylu olanı veya daha
zeki olanını yaratmak
olası hale gelebilir.
Ancak genetik olarak
tamamen aynı olsa bile
doğacak bebeğin
kopyalanan kişi ile aynı
kişilik ve düşünce
yapısına sahip olacağını
düşünmek oldukça zor.
Hitler şu anda yaşasaydı
herhalde Büyük Almanya
için savaşıyor olmazdı
v.b.
Sonuç
olarak kopyalama
tekniğinin insanlara
uygulanabilmesi için
zamanın henüz erken
olduğunu söyleyebiliriz.
Tedavi amaçlı kopyalama
ise tıpta yerini
alacaktır. Üreme amaçlı
kopyalama ise başka
yöntemlerle çocuk sahibi
olamayan zaten çok az
sayıdaki çifte
uygulanabilir. Ancak
diğer birçok alanda
olduğu gibi amaç dışı
kullanımının
engellenemeyeceğini
düşünüyorum. |