|
BİRLEŞMİŞ MİLLETLERE (BM) GÖRE DÜNYA SU GERÇEKLERİ
•
Yeryüzünün %70’i
su, bunun %97.5’i tuzlu su ve %2.5’i taze sudur. Taze suyun,
%2.14’ü buzullarda, binde 6’sı yer altı, binde 0.9’u yüzey
suyudur.
•
Kirli suların
açtığı hastalıklardan her yıl 2.2 milyon insan ölüyor, her 8
saniyede bir bebek can veriyor.
•
Kirli su
kurbanlarının çoğu gelişmekte olan ülkelerde. 1.2 milyar
insanın içecek suyu yok.
•
Dünya nüfusunun
üçte birinin, 2.4 milyar insanın, su arıtma tesisi yok.
•
Son yüzyılda dünya
nüfusu 2 kat, su tüketimi ise 6 kat artmıştır.
•
Kalkınmakta olan
ülkelerde sanayi atıklarının %70’i, kanalizasyonun %90’ı
doğrudan su kaynaklarına verilmektedir.
•
Dünya nüfusunun
%40’ı su sıkıntısı çekmektedir.
•
Ortalama 2 milyon
ton atık her gün nehirlere, göllere ve derelere
atılmaktadır.
•
1 lt atık su, 8 lt
temiz su kirletmektedir.
•
Dünyada ortalama
12000 m3 kirlenmiş su var. Kirlenme engellenmezse
2050’de bu kirlilik 18000 m3’lük temiz suyun
kaybedilmesine neden olacaktır.
•
Dünya tarım
alanlarının %70’i çölleşme tehlikesi altında.
UNICEF:
Beş Kişiden Biri Temiz Sudan Mahrum
•
1. En yoksul
%20’lik kesim temiz içme suyundan mahrum.
•
2. Dünya nüfusunun
%40 atık su arıtımından yoksun.
•
3. İçme suyu
bulunur ve arıtma sistemi kurulursa pis sudan kaynaklanan
salgın hastalıklardan ölen 1.6 milyon kişinin hayatı
kurtulabilir.
•
4. Avrupa’da kişi
başına günde 160 lt su tüketilirken, bu oran Somali’de 5-10
lt ve bu suya ulaşmak için kilometrelerce yol katedilmek
zorunda.
•
5. UNICEF’e göre
dünya’da her 8 saniyede bir çocuk susuzluk ya da uygun sıhhi
tesis eksikliğinden ölüyor.
•
7. Kız çocukları
suya ulaşmak için çok zaman harcadıklarından okula devam
edememektedirler.
•
8. Beş yaş altı
çocuklarda ishalden günde 4500 çocuk ölmekte.
•
9. 2032’de dünya
nüfusunun yarısı içecek su bulamayacak.
SU ve
İNSAN
•
İnsan vücudu gün
boyunca 2.5 lt su kaybeder. Kaybedilen su yerine konmazsa
dehidrasyon tehditi oluşur. Erkekler günde 3 ve kadınlar 2.2
lt su almalıdır. Katı besinlerden günde 1 lt su alınır.
•
İdrarla su kaybı:
1-1.5 lt
•
Solunumla su
kaybı: 0.35 lt
•
Terleme ile su
kaybı: 0.5-1 lt
•
Dışkı ile su
kaybı: 0.18 lt.
SU
ZENGİNLİK ÖLÇÜTÜ OLMUŞTUR
•
Kişi başına düşen
su miktarı 10000 m3’ten fazla olan ülke SU
ZENGİNİ,
•
Kişi başına düşen
su miktarı 3000-10000 m3 olan ülke YETERLİ SUYU
OLAN,
•
Kişi başına düşen
su miktarı 1000-3000 m3 olan ülke SU SIKINTISI
OLAN ÜLKE
•
Kişi başına düşen
su miktarı 1000 m3 az olan ülke SU FAKİRİ
ÜLKEDİR.
•
En çok suyu sahip
3 Ülke: Fransız Guinası (812 bin m3), İzlanda
(609 bin m3) ve Guyana (317 bin m3).
•
En az suya sahip 3
Ülke: Kuveyt (10 bin m3), Gazze (52 bin m3)
ve BAE (58 bin m3)
TÜRKİYE’DE SU
•
Unicef-2002’de
Sağlıklı içme suyuna ulaşabilen nüfus %: kentte: %96,
kırsal: %87, ort: %93.
•
Unicef-2002’de
yeterli sanitasyon imkanlarına sahip nüfus %: Kentte: %94,
kırsal: %62, ort: %83.
•
Türkiye’de kişi
başına 1642 m3 kullanılabilir su potansiyeli ile
SU SIKINTISI OLAN ÜLKE kategorisindedir.
•
Tüketilebilir yer
altı/üstü su potansiyeli 110 milyar m3/yıldır.
•
2003’te sulamada
29.6, içme suyunda 6.2 ve sanayide 4.3 olmak üzere toplam
40.1 milyar m3 su tüketilmiştir.
•
Mevcut su
potansiyelimizin %36.5 geliştirilebilmiştir.
•
BM Su Raporuna
göre 2025’de büyük su sıkıntısı çekeceğiz.
•
21 yy ikinci
yarısında komşularımız Orta Doğu ve Arap Yarımadasında büyük
su sıkıntıları yaşanacak.
•
UNESCO’nun Dünya
Su Gelişme Raporuna göre tatlı su kaynakları, temizliği,
atık suyun işlenmesi açısından Türkiye Dünya’da 45/148.
sırada.
•
Türkiye’de
ekolojik dengeye katkı sağlayan 250 sulak alan var.
•
DSİ 50 yılda 558
baraj ve 42 gölet yapmıştır. İşletmeye açılan 135 HES 45151
GWh enerji üretiminde
SU
YAŞAM İÇİN ZARURİDİR
Su sürdürülebilir kalkınma için
özellikle doğal çevremizi korumak, fakirlik ve açlığı
azaltmak için çok önemlidir. Su insan sağlığı ve iyi yaşam
için vazgeçilmezdir.
•
Son yüzyılda SU
kullanım hızı nüfus artış hızının iki katından fazla
büyümüştür. Her ne kadar küresel SU kıtlığı olmasa da
sayıları artan bir çok bölgede kronik SU azlığı
yaşanmaktadır.
•
2025’de, 1.8
milyar insan mutlak SU kıtlığı ile karşılaşacak ve dünya
nüfusunun 2/3’ü SU açısından sıkıntılı günler yaşayacaktır.
•
SUDA
bulunurluk/arz ve talep dengesizliği, yer altı sularının
bozulması yüzey sularının kirlenmesi, bölgesel rekabetler,
bölgesel ve uluslar arası çıkar çatışmaları, SU konusunu her
zaman ön plana çıkarmaktadır.
•
SUYA en fazla
talep tarım için vardır. Tarıma dayalı fakir ülkelerde büyük
ölçek SU geliştirme projeleri fakirliği azaltmada, besin
emniyetinde, sellerden ve kuraklıktan korunma ve geniş iş
alanları yaratmada çok önemlidir.
ORTAK
SORUMLULUK SU
•
Temiz su hayattır,
fakat fazla/kirli su felakettir.
•
Dünyada
milyonlarca insan su kıtlığı ile karşı karşıyadır.
•
Her yıl
milyonlarca çocuk sudan kaynaklanan hastalıklardan
ölmektedir.
•
Bazı fakir ülkeler
kuraklıktan çok sıkıntı çekmektedir.
•
Tarımda suyun
verimi artırılmalıdır.
•
Kadın ve kızlar
uzak mesafelerden su taşımaktan serbestleştirilmelidir.
•
Sanitasyon
öncelikli olmalıdır.
•
Su yönetimine önem
verilmelidir.
•
Tüm insanlara
temiz ve emin su sağlanmalıdır.
•
21 yy’da
yaşayabilmek için dünya su kaynakları dikkatli kullanılıp
yönetilmelidir
•
Fakirlikle
mücadelede: dünyada SU ve enerji çok önemlidir.
•
Dünyada gıda
tüketimi önümüzdeki 25 yılda ikiye katlanacaktır. Bu sebeple
daha çok SU depolanmalıdır.
•
Dünyada mevcut
hidroelektrik potansiyelin %70’i halen değerlendirilmemek-tedir.
•
Hızlı nüfus
artışı/gelişme ve iklimsel değişimler önemli çevresel
problemler yarat-maktadır.
•
Su ve SU KİRLİLİĞİ
ile ilgili bölgesel ve uluslar arası işbirliği artmalıdır.
•
SU kaynakları
korunmalı ve bilinçli yönetilmelidir.
•
Türkiye su
sıkıntısı çekilen bölgelere yakın olduğundan, sahip olduğu
sınır aşan su potansiyelini doğru değerlendirmek zorundadır.
SONUÇLAR
•
LÜTFEN DOĞADA
ZATEN TEMİZ OLAN SUYU KİRLETMEYELİM ve VERİMLİ KULLANALIM.
•
KALKINIRKEN DOĞAL
KAYNAKLARIMIZI AZAMİ KULLANIP; GELECEK NESİLERE KORUYARAK
AKTARMAYI GÖREV KABUL EDELİM.
•
SU ARITMA, SIFIR
ATIK, TEKRAR KULLANIM ve GERİ DÖNÜŞÜME ÖNEM VERELİM.
Bu
çalışma: 3-4 Haziran 2006 Çeküd ve İstanbul Bahçeli Evler
Belediyesi tarafından İstanbul Polat Renaissance Hotel’de
düzenlenen “Uluslararası Çevre Sempozyumunda” sunulacaktır.
|