|
Daha gençlerde görülen
unutkanlığın altında ise
sıklıkla psikiyatrik
sorunlar yatar. Örneğin
günümüz şehir ve çalışma
hayatının getirdiği
stres, depresyon,
gerginlik beyin
işlevlerinden dikkat
toparlama ve yöneltmeyi
bozarak unutkanlık
yapar. Buna karşın bazı
vitamin eksiklikleri,
guatr hastalıkları,
beyin tümörleri, beyin
damarındaki tıkanmalar,
beyin kanamaları, MS ve
daha bir çok hastalık da
kendisini unutkanlıkla
gösterir. Sonuç olarak
devam eden bir
unutkanlık tıbbi olarak
araştırılmayı hak eden
bir bulgudur.
Hafif Kognitif
Bozukluk-Bunama Öncesi
Durum
Yaşlılardaki unutkanlık
hafif olmaktan çıkıp
daha aşikar duruma
geldiğinde ise “hafif
kognitif bozukluk-HKB”
adı verilen tablo ortaya
çıkar. Bu durum artık
bir hastalık olarak ele
alınmalıdır çünkü bu
durum birçok bunamanın
erken dönemini teşkil
ettiğinden önem
verilmesi ve
araştırılması gereken
bir durumdur. Bu durumda
yıllık demans dönüşüm
oranı %10’dur; yani 10
HKB hastasından 1 tanesi
ertesi yıl bunama
hastası olur. Süre
arttıkça bu oran da
artmaktadır. Bu durumun
ortaya konması için
ayrıntılı bellek ve
diğer beyin işlevlerini
değerlendiren
“nöropsikolojik testler”
yapılmalıdır.
Yaşlılıktaki hangi
unutkanlık durumlarında
endişelenilmelidir?
*** Yaşlılıktaki her
türlü unutkanlık bir
nörolog, psikiyatrist
veya geriatristin
görmesi ve takip etmesi
gereken bir durumdur.
Unutkanlığı giderek
artan, unutkanlık
dışında yol bulamama,
aritmetik yapamama, içe
kapanma, canlı hayaller
görme gibi ilave
bulguları olan,
ailesinde Alzheimer
hastası olan, felç
geçiren, ciddi kaza
geçiren kişilerde
unutkanlık daha ciddiye
alınmalıdır. Bilinen bir
nörolojik hastalığı olan
(örneğin beyin damar
hastalığı, MS, epilepsi
gibi) veya diğer tıbbi
hastalıkları olan
(örneğin şeker
hastalığı, kalp krizi,
herhangi bir kanser gibi
) kişilerdeki
unutkanlığın altında
mevcut hastalıklar
yatabildiğinden daha
titiz bir inceleme
gerekir.
Unutkanlık nasıl
değerlendirilir?
İlk olarak hekim,
kişinin şikayetlerini
dinler, tüm tıbbi
hikayesini edinir ve
ardından da hastayı iyi
bilen bir yakını ile
konuştuktan sonra
unutkanlığın günlük
yaşamdaki etkisini
saptar. Hastayı en iyi
bilen yakın, her zaman
aileden birisi olmak
zorunda değildir. Bazı
durumlarda bu kişi, bir
komşu, evdeki bakıcı
kadın, mahalledeki
bakkal gibi başka birisi
olabilir.
Bunun ardından
“nöropsikolojik testler”
adı verilen ve kişi ile
yüz yüze ona sorular
sorma, çizimler yaptırma
ve bazıları bilgisayar
başında tuşlara basma
şeklinde yaptırılan bir
takım testler ile
unutkanlığın tipi ve
şiddeti ölçülür. Bu
testlerin ardından hekim
gerekli görürse
laboratuar ve diğer
tetkikleri isteyebilir
(Tomografi, EEG, lomber
ponksiyon, SPECT,PET,
kan-idrar tetkikleri
vs.) Bu tetkiklerden MR
incelemesi özellikle
nadir rastlanan ama
unutkanlığa yol
açabilecek diğer
nedenleri dışlamada
oldukça etkindir. Bazı
durumlarda basit vitamin
eksiklikleri (B12 ve
folik asit) ya da guatr
hastalıkları da
unutkanlık
yapabileceğinden bunlara
yönelik kan testleri de
yapılmalıdır. Bütün
tetkikler ile birlikte
hekim bir klinik yargıya
vararak tanıya ulaşır.
MR çekimi yaklaşık 20-30
dakika sürer ve hastanın
çekim sırasında hiç
hareket etmemesi
gerekir. Kapalı yer
korkusu olan kişilere
sıklıkla MR çekilemez.
Devamlı hareket eden
veya klostrofobisi olan
hastalara MR yerine bir
diğer inceleme olan
bilgisayarlı tomografi
yapılabilir. Bu daha
kısa süren ve daha ferah
bir şekilde yapılan bir
yöntem olmasına karşın
MR kadar detaylı bilgi
sağlamaz.
Alzheimer Hastalığı ve
Unutkanlık
Alzheimer hastalığı
bunama yapan hastalıklar
içinde en sık izlenen
bozukluktur. İlk bulgusu
UNUTKANLIKTIR. Zaman
içinde bu unutkanlığa
yön bulamama,
giyinememe, idrar
tutamama, muhakeme
yapamama ve çeşitli
davranış bozuklukları
eklenir.
Bu hastalık yeni bir
hastalık olmasa da
hastaların sayısı
giderek artmaktadır. Bu
hastalık için en önemli
risk faktörünün
"yaşlanma-ileri yaş"
olmasından ileri
gelmektedir. Günümüzde
tüm dünyada (özellikle
gelişmiş ülkelerde ve
refah toplumlarında) en
hızlı artan yaş grubunu
65 yaş ve üstü kişiler
oluşturmaktadır.
Alzheimer hastalığının
görülme sıklığı yaş ile
artmaktadır (65 yaş üstü
100 kişiden 8'inde
Alzheimer hastalığı
görülmektedir). Yaşlanma
kaçınılmazdır.
Günümüzde Türkiye’de 230
bin civarında Alzheimer
hastası olduğu
düşünülmektedir ve bu
sayı ileride maalesef
artacaktır. Çünkü
Türkiye’de 2000 yılında
65 yaş üstü nüfus 5 yıl
içinde yaklaşık ikiye
katlanarak 4 milyon
düzeyine yaklaşmıştır.
Genç nüfusun giderek
yaşlanacağı bir ülke
olarak Türkiye’de 30-40
yıl sonra bu hastalığın
en önemli sağlık sorunu
olacağını söylemek
münecimlik olmayacaktır.
Mevcut tedavilerin erken
dönemde etkili
olmasından dolayı ve
çeşitli koruyucu
tedbirleri almak
amacıyla hastalıkta
ERKEN TANI hatta TANI
ÖNCESİ DEĞERLENDİRME
büyük öneme haizdir.
Hastalık Neden
Olmaktadır?
Alzheimer hastalığı
henüz nedeni tam
aydınlatılamayan şekilde
beyin hücrelerinin
programlanandan daha
erken ölmesi nedeniyle
olmaktadır (yaşla
beraber her kişide beyin
hücre ölümü olmaktadır
ama Alzheimer
hastalığında bu süreç
çok hızlı ve erken
olmaktadır). Hücre
ölümüyle birlikte beyin
yavaş büzüşmeye başlar
ve küçülür (bkz şekil 1)
Alzheimer hastalığı
bulaşıcı bir hastalık
değildir, bir kanser
hastalığı değildir. Çok
nadir (yaklaşık 100
hastanın 5'inde) olmakla
birlikte ırsi formları
mevcuttu ama bunlara
nadir rastlanmaktadır.
Hastalık
için en önemli risk
faktörleri :
1. Yaş
(değiştirilemez faktör)
2. Geçmişte depresyon
(değiştirilebilir
faktör)
3. Damar hastalıkları
(Kalp krizi, tansiyon
yüksekliği, kolestrol
yüksekliği...)
değiştirilebilir
faktörler
4. Geçmişte ciddi kafa
yaralanmaları
5. Düşük eğitim düzeyi
Korunmak için ne
yapmalıyız?
-
Genel sağlımıza dikkat
etmeliyiz.
-
Sağlıklı yaşlanmalıyız.
-
Tansiyon yüksekliği,
kolestrol yüksekliği
gibi kalp hastalığı
riskleri bunama için
de risk faktörü
olduğundan kontrol
altına aldırmalıyız.
-
Zihinsel aktivite
yapmalıyız. Bulmaca,
sudoku çözmeli, kitap
okumalıyız.
-
Düzenli yürüyüş
yapmalıyız ve
vücudumuzu zinde
tutmalıyız.
-
Düzenli beslenmeliyiz.
Katı yağlar yerine
sıvı yağlar
tüketmeliyiz, daha çok
yeşil sebzeli
yiyecekler yemeliyiz.
-
Özellikle depresyon
gibi psikiyatrik
hastalıklar varsa
tedavi olmalıyız.
-
Aşırı alkol
tüketmemeliyiz. Günde
1 kadeh kırmızı
şarabın kalp ve damar
hastalıklarına iyi
geldiği prensibiyle bu
miktarın üstünde alkol
almamalıyız ve
tercihan kırmızı şarap
içmeliyiz.
-
Sigara içmemeliyiz.
-
Unutkanlık olduğunda
“yaşlılıktandır”
demeyip bir hekime
başvurmalıyız.
Kaynak:
www.florence.com.tr
Group Florence
Nightingale
(0212) 4440436
19.03.2009 |