|
GENÇLERDE DEPRESYON
Andres Martin ve Donald
Cohen
(Adolescent
depression window of –missed?-opportunity;
Am J of psychiatry
157:10, page 1549-1551,October
2000)
Gençlerde sık görülen
ruhsal rahatsızlıklardan
biri majör depresyondur.
Tanı konup tedavi
edilmediği taktirde
hastalarda madde
kullanma eğilimi
artmakta, okul başarısı
düşmekte, toplumsal uyum
bozulmakta en önemlisi
de intihar riski
artmaktadır.
Araştırmalar genç
yaşlarda ortaya çıkan
depresyonun tekrarlama
olasılığının ileri
yaşlarda başlayan
depresyonlara göre fazla
olduğunu göstermektedir.
Bütün bu nedenlerden
dolayı gençlerde
depresyonun tanınması ve
tedavi edilmesi önem
kazanmaktadır. Daha önce
psikiyatride kullanılan
antidepresan ilaçların
çok yan etkilerinin
olması hastaların tedavi
uyumunu bozmaktaydı.
Ancak günümüzde
kullanılan depresyon
tedavi edici ilaçlar çok
az yan etkileri olması
nedeniyle daha rahat
kullanılmaktadır.
Amerika’da yapılan
araştırmalarda gençlerde
depresyon tanısının güç
konduğu ve tedavi olan
hastaların çok düşük
oranda olduğu
görülmüştür. Yurdumuzda
bildiğim kadarı ile bu
konuda yapılmış kapsamlı
bir araştırma yoktur.
Ancak klinik gözlemlerim
bizde de benzer şekilde
bu hastaların doktora
başvurma ve tedavi olma
oranlarının çok düşük
olduğu yönünde.
Lewinson ve
arkadaşlarının aynı
sayıda yayınlanan
makalelerinde gençlerde
depresyonun tanınması ve
tedavi edilmesi ile
madde bağımlılığı
riskinin azaldığı
görülmektedir. Bu konuda
yapılan diğer
araştırmalar benzer
sonuçları
göstermektedir. Bir
başka araştırmada
Birmaher ve arkadaşları
depresyon geçiren genç
hastalarda madde
bağımlılığı gelişme
süresinin ortalama dört
yıl olduğunu
vurgulamıştır. Her genç
depresyon hastası
mutlaka madde bağımlısı
olacak diye bir şartın
olmadığı, sadece
depresyon hastalarında
madde kullanma riskinin
normal topluma göre daha
fazla olduğu, madde
bağımlılığının ortaya
çıkışını etkileyen başka
etmenlerin de olduğu
belirtilmektedir. Madde
bağımlılığının ortaya
çıkışında kişisel
özellikler, aile yapısı
ve toplumsal etkenlerde
en az depresyon kadar
etkilidir. Bütün bu
etkileyici faktörler göz
önüne alınarak uygulanan
tedavi ile madde
bağımlılığı gelişme ve
başka ruhsal
hastalıkların ortaya
çıkma riski
azalabilmektedir.
Gençlerde görülen
depresyon yetişkin
hastalarda görülen
depresyona göre tedaviye
daha dirençlidir. İlaç
tedavisi ile düzelen
genç depresyon
hastalarında hastalık
ilk 1 yıl içinde %39
oranında
tekrarlamaktadır. Bu
hastaların yarısında da
özellikle ilk 6 ayda
hastalık
tekrarlamaktadır. Bu
nedenle yeni tedavi
seçenekleri
geliştirilmelidir.
Depresyona yatkınlığı
olan ve depresyonda olan
hastaların uzmanlarca
takip edilmesi
önemlidir. Geçlerde
depresyon geçirme
olasılığını artıran
özellikler şunlardır:
ailede depresyon hastası
bireylerin olması, anne-
baba ile sürekli çatışma
halinde olmak, daha önce
depresyon atağı geçirmiş
olmak, bazı davranış
bozuklukları göstermek
vb. Kızlarda depresyon
erkeklere göre daha
fazla görülmektedir.
Gençlerde depresyon
yetişkinlerde görüldüğü
gibi tipik belirtilerle
seyretmeyebilir. Çok
değişik belirtilerin
altında depresyon
yatıyor olabilir bu
nedenle tanı koymak
güçtür. Gençlerde
depresyonun ilaçla
tedavisi çoğu zaman
yeterli değildir. Bunun
yanında psikoterapi ve
aile görüşmeleri önem
kazanmaktadır.
Bu
konuda yapılan
araştırmalar çok az
sayıdadır. Daha geniş
araştırmaların yapılması
gerekmektedir.
Kaynaklar:
-
Lewinsohn PM ve ark.
(2000) Natural course
of adolescent major
depressive disorder in
a community sample:
predictors of
recurrence in young
adults. Am J
Psychiatry 157:10
p:1584-1591.
-
Birmaher B ve ark.
Childhood and
adolescent depression:
a review of the past
ten years, part I, J
Am Acad Child Adolesc
Psychiatry 1996;
35:1427-1439.
ARALIK 2000
|