|
Bazı
durumlarda, işyeri
kanserojenleri (kanser
üreten maddeler)
kanserin asıl sebebidir.
Bu tür kanserlere klasik
örnek kol ve masa saati
endüstrisinde çalışan,
ve saatlerin yüzeyini
radyumla boyayıp,
parlatan işçilerdir.
Saatleri boyama
öncelikli ve detaylı bir
iştir, boyacılar fırçayı
ağızlarına alıp daha
sonra boyayarak, bir
terzinin dikiş dikmesi
gibi bir iş yapmış
olurlar. İşçiler
fırçaları ağızlarına her
götürdüklerinde bir
miktar radyum yutarlar.
Bu işçilerde, anormal
oranlarda kemik kanseri
gelişimine rastlanır ve
hastalıkları radyumla
yakından ilişkilidir.
İşyerlerindeki
kanserojenler ve yol
açtıkları kanserlerle
ilgili bilgilerimiz
sadece başlangıç
seviyesindedir. 1775'de
Sir Percival Pott ilk
olarak skrotum kanserini
baca temizleme işinde
maruz kalınan kurum ve
katrana bağladıysa da,
20. Yüzyıla kadar kurum
ve katran
kanserojenlerinin
belirli mekanizmaları ve
özel kanserojen
bileşenleri
keşfedilememişti.
İşyerinden kaynaklanan
mesleki kanserlere yol
açan tehlikeleri yeni
anlamaya başlıyoruz. Bu
ilk bilgiyi kavramamıza
rağmen, kanser ve işyeri
kanserojenleri
arasındaki yeni
ilişkiler rutin olarak
keşfedilmiştir. Bunun
yanında, USA'daki Ulusal
Kanser Enstitüsü (NCI)
2.000.000.000 $'lık
yıllık bütçesinden
19.000.000 $'ı işyeri
kanserojenlerinin yol
açtığı kanser ile ilgili
çalışmalara ayırmıştır.
Amerikan işgücü kanser
bombasıyla yaşamaktadır
ve saat ilerlemektedir.
İş
kanserlerinin oluş
derecesi bir çok tutucu
tahmin için bile
şaşırtıcı bir orandadır.
NIOSH (National
Institute for
Occupational Safety and
Health) tarafından
1972'de toplanan
verilere göre 110.000
işçi potansiyel olarak
21 kimyasal maddeye
maruz kalmış ondan sonra
bu maddeler OSHA (Occupational
Safety and Health
Administration)
tarafından kanserojen
olarak tanımlanmıştır.
İşyerlerinde kullanılan
daha bir çok kanserojen
madde OSHA'nın
standartlarına
girmemiştir.
Bu
kimyasallara maruz
kalanlar da
eklendiğinde, mesleki
kanserojenlere maruz
kalabilecek potansiyel
işçi sayısı en az
3.000.000'a fırlıyor, en
fazla 9.000.000'a kadar
da çıkabiliyor. 1982'de
American Journal of
Industrial Medicine'da
çıkan bir makaleye göre
27.500.000 kadar işçi,
kanserojen bir madde
olup ciğerleri, plevrayı
ve karın zarını
etkileyen asbeste maruz
kalmıştır. Asbest
işyerlerindeki
kanserojen maddelerden
sadece bir tanesidir.
Bir
işçinin bir iş güvenliği
görevlisine veya iş
hijyenistine
sorabileceği en zor soru
"bu maddeler beni kanser
yapar mı?" dır. İkinci
aydınlatıcı soru ise "bu
maddeler kansere neden
olur ise ne yapacağım?"
dır.
Bu
soruları cevaplayabilmek
için, iki metod
uygulanmalıdır. İlk
metod, bilimsel
çalışmalarla
kimyasalları analiz
edip, insanları
etkileyen kanserojen
madde içerip
içermediklerini
anlamaktır. İkinci metod
ise, durumun tam olarak
risk araştırmasını
yapmaktır.
Bir
çok ulusal ve
uluslararası kurum
işyerlerinden
kaynaklanan
kanserojenleri
araştırmaktadır. Bu
kurumlardan önemlileri
şunlardır: American
Conference of
Govermental Industrial
Hygienist (ACGIH),
International Agency for
Research on Cancer (IARC),
Deutsche
Rorhungsgemeinschaft
Commissin (DFG),
Environmental Protection
Agency (EPA), National
Institute for
Occupational Safety and
Health (NIOSH),
Occupational Safety and
Health Administration (OSHA),
National Toxicology
Program (NTP).
Bu
çeşitli kurumlar değişik
değerlendirme sistemleri
kullandıkları için
kimyasallar,
değerlendirildikleri
kuruma göre
sınıflandırılabilir.
Örnek olarak; bir çesit
mantar öldürücü olan
captafol IARC tarafından
"insanlar için muhtemel
kanserojen", NIOSH
tarafından "kanserojen"
ve ACGIH tarafından
"insanlar için
kanserojen sınıfında
değil" sınıfına
konulmuştur. Bu
kurumların değerlendirme
sistemleri arasındaki
farklar, kimyasalları
kansere bağlamanın ne
kadar zor olduğunu
göstermektedir. Çünkü
hem kanserin teşhisinden
önce uzun bir zaman
vardır hem de olabilecek
diğer sağlık koşulları
durumu etkilemektedir.
Tüm
bu kurumlar 317
kimyasalı kanserojen
olara incelediler ve bu
maddelerden 11 tanesi 7
kurum tarafından
kanserojen olarak
sınıflandı. Kurumlardan
altısı 27 maddeyi ek
olarak kanserojen
listesine koydu.
Bunların dışında
iyerlerinde kanserojen
olarak tanımlanan başka
kimyasalar da bulunuyor.
Kimyasalları kanser
potansiyeline göre ayırt
etmek risk
değerlendirmesinin küçük
bir bölümüdür. Risk
değerlendirme konusunu
anlamak önemlidir,
sadece kanser için
değil, tüm işyeri
hastalıkları için
önemlidir,
Kaynak:
www.safetyonline.com
28.02.2000 |