|
Risk
Değerlendirmesi İşçi
Sağlığı ve İş Güvenliği
Yönetim Sistemi içinde
yer alan çok önemli bir
bölüm. Belki de yönetim
sisteminin bel kemiğini
oluşturuyor.
Risk
Değerlendirmesi kavramı
yeni olmakla birlikte
içeriği, kullandığı
yöntemleri ve sonuçları
yeni değil. ILO
tarafından tanımı
yapılan çağdaş “işçi
sağlığı” kavramı ile çok
yakından ilgili. Hatta
Risk Değerlendirmesini
çağdaş işçi sağlığı
tanımının gerçekleşmesi
için yeni bir aşama
şeklinde de ifade
edebiliriz. İşçi sağlığı
uygulamalarının çok
önemli bir bölümü ise
işyerindeki iş hijyeni
faaliyetleridir.
İş
Hijyeni tanımını
hatırlayalım:
İşyerinde oluşan,
hastalığa neden olan,
sağlık ve iyilik halini
bozan, işçiler ve
toplumdaki bireyler
arasında önemli
huzursuzluk ve
verimsizlik yaratan
çevresel etmenleri ve
stresleri
gözlemleyen,
değerlendiren ve kontrol
altına alan teknik
ve sosyal bir bilim ve
sanattır.
“Risk
Değerlendirmesi üç
sihirli kelimenin
üzerine inşa ediliyor;
GÖZLEMLEMEK -
DEĞERLENDİRMEK - KONTROL
ALTINA ALMAK.
Risk
Değerlendirme sürecinin
dili ile söylersek;
a)
tehlikeleri tanımlamak
(gözlemlemek)
b)
her tehlike için riskin
boyutunu tahmin etmek,
saptamak (
değerlendirmek)
c)
riskin kabul edilip
edilemediğine karar
vermek ve riski kontrol
altına almak (kontrol
altına almak)
Risk
değerlendirmesi şüphesiz
eskiden var olan bir
uygulamanın tekrarı
değil. Aksine, İşçi
Sağlığı ve İş Güvenliği
yönetim sistemi içinde
Risk Değerlendirmesi
daha sağlam bir yapıya
kavuşuyor, amaç ve
uygulama süreçleri
verimli olarak hayata
geçiriliyor. Kalite,
Çevre ve İşçi Sağlığı
mozayiği içinde yerini
buluyor.
Bazı
ülkelerde örneğin
İngiltere’de risk
değerlendirmesi 1992’de
kabul edilen Çalışma
Ortamında Sağlık ve
Güvenlik yasaları
çerçevesinde ele alınmış
ve uygulanıyor. Nasıl
yapılacağı, nerelerde
uygulanacağı ve
süreçleri yazılı hale
getirilmiş. Ülkemizde
ise böyle bir çalışma
yasal düzenlemelerde
şimdilik yer almış
değil.
İster
yasalarla getirilsin,
ister getirilmesin risk
değerlendirmesi, mevcut
işçi sağlığı ve iş
güvenliği yasa ve
yönetmeliklerinin
işyerlerinde öncelikli
olarak uygulanmasını, bu
alandaki açıkların ne
düzeyde olduğunun
belirlenmesine ve
açıkların kapatılmasına
sistemli bir şekilde ön
ayak oluyor.
RİSK
DEĞERLENDİRMESİNİN AMACI
Risk
değerledndirmesinde
temel amaç
işyerlerindeki çalışma
koşullarından
kaynaklanan her türlü
tehlike ve sağlık
riskini azaltmak, insan
sağlığını etkilemeyen
seviyeye düşürmektir. Bu
riskler iş kazaları
olabileceği gibi her
türlü meslek hastalığı
ve diğer sağlık riskleri
olabilir. Risk
değerlendirmesi
sonucunda, işyerindeki
tüm tehlikelerin ne
olduğuna karar verilmiş,
kaza olma olasılığı ile
olası kazaların
boyutu/büyüklüğü
hakkında bilgi sahibi
olunmuş olacaktır. Daha
da önemlisi, risk
değerlendirmesi, mevcut
riskler hakkında
herkesin yeterli bilgi
ile donatılması ve kaza
olduğunda kimin ne
yapması konusunda
eğitilmeleri
sağlanacaktır. Özetle
tüm personel işlerini
risksiz sürdürmek için
uygun yöntemlere
kavuşacaktır. Bu amaç
doğrultusunda hemen akla
gelen risk
değerlendirmesi
işyerinin neresinde
yapılmalıdır sorusuna
cevap verelim; işyerinde
iş nedeniyle veya diğer
yapılan işlerle ilişkili
olarak bir tehlike riski
taşıyan her ortamda risk
değerlendirmesi
gereklidir.
RİSK
DEĞERLENDİRMESİNİN
AŞAMALARI
Yazının başında da
belirtildiği gibi risk
değerlendirmesi genel
olarak üç aşamada
yapılıyor; tehlikeleri
tanımlamak (tanımak);
her tehlike riskinin
boyutunu tahmin etmek
(öğrenmek) ve riskin
kabul edilebilir olup
olmadığına karar vermek;
riski kontrol altına
almak.
Tehlikelerin
tanımlanması:
Bir
çalışma ortamında
tehlikeleri
tanımlayabilmek için
öncelikle tüm tehlike
kaynaklarını arayıp
bulmak gerekmektedir. Bu
aşamada çok değişik
verilerden
yararlanılabilir.
Örneğin iş kazası
istatistikleri; kazalar
nerelerde oluyor?, daha
çok kimler kazaya
uğruyor?, kaza sonucunda
hangi organlar daha çok
zarar görüyor?, iş gücü
ve malzeme kayıpları ne
kadardır? v.s gibi.
Diğer bir veri kaynağı
ise günlük poliklinik
kayıtları ile işçi
sağlığı iş güvenliği
toplantı tutanaklarıdır.
Makinaların teknik
dökümanları, güvenlikli
çalışma talimatları ise
başvurulması faydalı
olan kaynaklardır.
Tehlike tanımlanmasına
yönelik en sistematik
yaklaşım ise işyerinde
mevcut tüm iş
çeşitlerinde ve bu
işlerde çalışan personel
üzerindeki tehlikeleri
incelemektir. Bu amaçla
özellikle işyerinde var
olan tüm iş
süreçlerindeki
görevlerin listelenmesi
önemli bir çalışmadır.
Tehlike tanımlarını iyi
ve gerçekçi bir şekilde
elde edebilmek üzere
“tehlike tanımlama”
şemaları, formları
geliştirilmiştir. Her
işyeri özelinde bu tür
formlar hazırlanabilir
ve uygulanabilir.
Burada unutulmaması
gerekli bir konu aynı
görevlerin farklı iş
süreçlerinde değişik
risklere sahip
olduğudur.
Risk-tehlike tanımı
çalışmaları sırasında en
önemli başvuru kaynağı
ise bizzat işi yapan
işçiler, ustalar,
ustabaşları ve teknik
personellerdir. Böyle
bir ekip çalışması,
kimin nasıl bir tehlike
ile karşı karşıya
olduğunu gösterebileceği
gibi, şimdiye kadar hiç
gözlemlenmemiş
potansiyel tehlike
kaynaklarını da ortaya
çıkarabilir.
Risk
tanımlamasının ne
düzeyde ayrıntılı
yapılacağı, işyerinin
pratiğinde yola çıkarak
karar verilecek bir
konudur.
| |
RİSK
DEĞERLENDİRME
SÜRECİ |
|
| |
|
|
| |
TEHLİKELERİ
TANIMLAMA |
|
| |
|
|
| |
RİSKİ BELİRLEME
ve
RİSKİN NE
DÜZEYDE
OLDUĞUNA KARAR
VERME |
|
| |
|
|
| |
RİSKİ KONTROL
ALTINA ALMA |
|
| |
|
|
| |
PLANIN GÖZDEN
GEÇİRİLMESİ
VE İYİLEŞTİRME |
|
|
Şekİl 1. Risk
değerlendirme sürecinin
aşamaları
Tehlike boyutunun ve
ihtimalinin saptanması:
İşyerinde toplanan
tehlike ile ilgili
verilerin değiik
kriterlere göre
sınıflandırılması
gereklidir. Burada temel
olarak iki kriterden
bahsedebiliriz.
Bunlardan biri a)
potansiyel olarak
oluşacak zararın
boyutudur. İş
ortamında saptanan ve
çalışanların maruz
kaldıkları çevre
zararlılarının
(fiziksel, kimyasal,
biyolojik ve ergonomik )
ne düzeyde olduğu ve
yasa ve yönetmeliklerle
belirlenen müsaade
edilen seviyelerin
aşılıp aşılmadığının
öğrenilmesi, yani ortam
zararlılarının değişik
bilimsel tekniklerle
ölçülmesi gereklidir.
Benzer olarak,
oluşabilecek iş
kazalarının sonucunun
önceden tahmin
edilebilecek şekilde
sınıflandırılmasıdır.
Örneğin hafif, orta ve
ağır iş kazaları gibi.
Diğer kriter ise
b)
zararın meydana gelme
ihtimalinin
belirlenmesidir.
Bir
tehlikeye bağlı olarak
meydana gelecek hasar ya
da zararın ihtimali;
işyerinde yasalara ne
düzeyde uyulduğuna,
tehlikelere kaç kişinin
maruz kaldığına,
güvensiz koşul ve
durumların hangi
sıklıkla var olduğuna,
kişisel ve makina
koruyucularının
kullanılıp
kullanılmadığına, makina
ve malzeme hatalarına
göre larak azalır veya
artar. Bu nedenle
zararın oluşma olasılığı
araştırılırken tüm
sayılan faktörler ele
alınmalıdır.
Oluşacak riskin ne
düzeyde olduğunu, ya da
tehlikelerin ne kadar
ciddi boyutlarda var
olduğunu saptarken iş
ortamında çalışanların
maruz kaldıkları
riskleri ayrı ayrı
incelemenin yanında, tüm
risklerin bileşik
etkisinide
değerlendirmeyi
unutmamak, mevcut
risklerin diğer işlerle
olan ilişkisini kurmak
yararlı olacaktır. Risk
değerlendirmesinin
yapıldığı bu aşama
teknik ve bilimsel bir
ekip çalışmasını gerekli
kılar.
Bu
aşamada tüm tehlikeler
ve riskler
değerlendirilmeli,
yazılı olarak
saklanmalıdır.
Risklerin kontrol altına
alınması:
Tüm risklerin
belirlenmesi ve ne
düzeyde olduğunun
saptanmasından sonra
işyeri ortamına yönelik
çok verimli bir risk
haritası ortaya
çıkacaktır. Bu haritada
hangi risklerin düşük,
orta veya yüksek olduğu,
hangi risklerin hafif,
orta veya ağır düzeyde
insan sağlığını
etkilediği ya da ne
düzeyde müsaade
edilebilir olduğu su
yüzüne çıkacaktır.
Risklerin
derecelendirmeleri
düşük-orta-yüksek,
hafif-orta-ağır
şeklindeki terimlerle
ifade edilebileceği gibi
1,2,3,4,… şeklinde de
puanlandırılabilir.
Burada 1 en azı, son
rakkam ise en fazlayı
göstermektedir.
Telikelerin boyutu ve
tehlikelerin olma
olasılığı puanları ile
bir matrix oluşturup
hangi riskin kabul
edilebilir veya kabul
edilemez olduğuna karar
verilebilir.
|
|
1 (Hafif) |
2 (Orta) |
3 (Ağır) |
|
1 ( Az) |
1 |
2 |
3 |
|
2 (Orta) |
2 |
4 |
6 |
|
3 (Çok) |
3 |
6 |
9 |
Şekil
2. Risklerin puanlama
yoluyla hesaplanması
Matrix’teki her kutu,
tehlike boyutu puanı ile
tehlikenin olma
olasılığı puanının
çarpılması sonucu elde
edilmiştir. Buna göre
eğer 3’lü puanlama
kullanılıyor ise,
riskler 1-9 puan
arasında dağılmış
olacaktır. Burada örnek
olarak 1 ve 2 puanlar
kabul edilebilinir
riskleri, 3-5 puanlar
gerekli iyileştirmeler
yapıldıktan sonra kabul
edilebilir riskleri, 6-9
kabul edilemez riskler
şeklinde düşünülebilir.
1 seviyesindeki
puanların karşılığı olan
riskler için
değerlendirme
yazılmayabilir. Puanlama
ve puanların karşılığı
olan değerlendirmeler
her işyerine göre
değişebilir.
Bu
aşama bir final olup
daha sonra alınacak tüm
kararlara, eylemlere
rehberlik edecektir. Bu
açıdan bakıldığında,
ayrıntılara boğulmuş bir
risk değerlendirmesi
hedefleri iyi
belirleyemediği için,
çok yüzeysel yapılmış
bir çalışma ise var olan
riskleri gözden
kaçırdığı için işletme
açısında emek ve para
kaybıdır.
Bir kez risk
değerlendirme sonuçları
alındıktan sonra
işletmenin hangi
riskleri ne düzeyde ve
ne zaman azaltacağı veya
ortadan kaldıracağına
karar vermesi
gereklidir. Bu karar,
yolun başında, risk
değerlendirmesi
çalışmasından
beklenenlere, bir diğer
ifade ile risk
değerlendirmesinin
amaçlarına, işçi sağlığı
ve iş güvenliğinin yakın
ve uzak hedeflerine, bu
iş için ayrılan bütçeye
ve insan gücüne bağlı
olarak değişecektir.
Riskleri kontrol altına
alma yöntemlerine
gelince elimizde yine
geleneksel işçi sağlığı
yöntemleri var. Daha
az tehlikeli maddeyi
kullanma, süreci
değiştirme, yalıtma,
havalandırma, ıslak
çalışma, mühendislik ve
idari önlemler,
ergonomik yaklaşımlar,
kişisel koruyucular
gibi.
Riskleri kontrol etme
aşamasında bazı iş
süreçleri geçici veya
sürekli olarak
durdurulabilir, gerekli
iyileştirmeler
yapılabilir veya
değiştirilebilir.
RİSK DEĞERLENDİRMESİNİ
KİMLER YAPMALIDIR?
Risk değerlendirmesi
işyeri yönetiminin bir
kararı olduğu için
işveren veya işveren
vekilleri her aşamada
yer almalıdır. Ancak
olayın yürütülmesi varsa
başta risk değerlendirme
uzmanları veya işçi
sağlığı ve iş güvenliği
uzmanları olmak üzere
işyeri hekimleri, teknik
elemanlar ve
çalışanlardan oluşan bir
ekip tarafından
gerçekleştirilmelidir.
RİSK DEĞERLENDİRME
SÜRECİNİN GÖZDEN
GEÇİRİLMESİ
Bir kez risk
değerlendirme raporu
ortaya çıktıktan sonra,
raporun değişik
zamanlarda gözden
geçirilmesi, yeniden
değerlendirilmesi
gereklidir. Raporun
yeniden ele alınmasına
neden olan şartlar şöyle
sıralanabilir: risk
değerlendirmesinin halen
geçerli olduğunu kontrol
etmek amacıyla, yeni
makina ve iş
süreçlerinin devreye
girmesiyle, risk
değerlendirmesinden
beklenen sonuçlar
alınmıyor ise. Aksi
takdirde risk
değerlendirme
sonuçlarının
değiştirilmesine gerek
yoktur.
SONUÇ
Risk değerlendirmesi
işyerinde daha güvenli
bir ortamın oluşması
için yapılan bir çalışma
ve bir yatırımdır. Böyle
bir çalışma ve yatırımın
mutlaka sağlık, güvenlik
olarak geri dönmesi ve
iş ve emek gücü
kayıplarını azaltması
gereklidir.
|