C VİTAMİNİ

 (Askorbik Asit)

 

 

reklam

Hayret Edeceksin: Öğrendikçe şaşıracak, şaşırdıkça öğrenmek isteyeceksin



Askorbik asit olarak da bilinen C vitamini bazı gıdalarda doğal olarak mevcut olan, suda eriyen bir vitamindir. C vitamini vücudumuzda antioksidan rol oynar, serbest radikallerin hücrelerde yaptığı zararı engeller. (Serbest radikaller vücudumuzun yiyecekleri enerjiye dönüştürdüğünde ortaya çıkan zararlı bileşiklerdir. Ayrıca günlük yaşamımızda karşılaştığımız güneş, sigara dumanı, hava kirliliği ve ultraviyole ışık ortamıda serbest radikallere maruz kalmamıza sebep olmaktadır.) Bunun yanısıra C vitamini yaraların iyileşmesine yardımcı bir protein olan kolajenin yapımında önemli rol oynar,bazı bitki bazlı gıdalardan demirin emilimini artırır ve vücudu hastalıklardan koruyan bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olur.


Suda eriyen vitaminlerin vücudun kullanmadığı fazlası idrarla atılmaktadır. Bu yüzden suda eriyen vitaminlerin sürekli diyetle yerine konması gerekir. Çoğu memeliler ve diğer hayvanların aksine, insanların askorbik asit yapma yeteneği yoktur ve mutlaka diyetle C vitamini alması gerekir.

C Vitamininin vücuttaki fonksiyonları:


C vitamini, kolajen, L-karnitin, ve, bazı nörotransmiterlerin biyosentezi için gereklidir.
 C vitamini, protein metabolizmasında yer almaktadır.
C vitamini vücudun tüm bölgelerinde dokuların büyümesi ve onarımı için gereklidir.
Deri, tendon, bağ dokusu ve kan damarları yapımında kullanılan önemli bir protein formudur.
Yara iyileşmesinde ve skar dokusu oluşturlmasında önemli rol oynar .
 Kıkırdak, kemik ve dişlerin onarım ve bakımı için gereklidir.
Serbest radikallerin yol açtığı hücresel zararı önleyen birçok antioksidandan biridir. Serbest radikallerin birikimi yaşlanma sürecinden büyük ölçüde sorumludur ve kanser, kalp hastalığı ve kireçlenme gibi hastalıklarda rol oynamaktadır.
Gıdalardaki demirin barsaklarda emilimini ve biyoyararlılığını arttırır.
Uzun yıllar boyunca, C vitamini soğuk algınlığı için popüler bir çare olmuştur. Ancak araştırmalar, C vitamini takviyesi veya C vitamini yönünden zengin gıdaların soğuk algınlığına yakalanma riskini azaltmadığını, sadece düzenli olarak C vitamini takviyesi alan kişilerde soğuk algınlığının biraz daha kısa sürdüğünü ya da belirtilerinin biraz daha hafif olduğunu göstermektedir. Soğuk algınlığı başladıktan sonra c vitamin alınması bir fayda sağlamamaktadır.

C vitamini eksikliği


Şiddetli c vitamini eksikliğinin yol açtığı ölümcül bir hastalık olabilen İskorbüt hastalığı yüzyıllardır bilinmektedir. Iskorbüt belirtileri arasında deri altı kanamalar, kötü yara kapanması,kolay morarma , saç ve diş kaybı, eklem ağrısı ve şişme sayılabilir. Bu belirtiler kolajen içeren kan damarları, bağ dokusu ve kemiklerin zayıflaması ile ilişkili görünmektedir. Günlük 10 mg vitamin C ile önlenebilir. İskorbüt gelişmiş ülkelerde nadir görülür. Ancak bazen çocuklarda ve çok kısıtlı diyet alan yaşlılarda görülebilmektedir.

C Vitamini ihtiyacı


Günlük olarak ihtiyaç duyulan C vitamini miktarları yaşa göre değişiklikler göstermektedir:
 

Yaş Erkek Kadın Gebelik Emzirme
0-6 Ay 40 mg 40 mg    
7-12 Ay 50 mg 50 mg    
1-3 Yaş 15 mg 15 mg    
4-8 Yaş 25 mg 25 mg    
9-13 Yaş 45 mg 45 mg    
14-18 Yaş 75 mg 65 mg 80 mg 115 mg
19+ Yaş 90 mg 75 mg 85 mg 120 mg


Eğer sigara kullanıyorsanız günlük c vitamini gereksiniminize 35 mg ek yapmanız gerekmektedir.

C vitamini kaynakları


Meyveler ve sebzeler C vitamininin en iyi kaynaklarıdır. Turunçgiller, domates ve domates suyu ve patates beslenmemizdeki en önemli C vitamini kaynaklarıdır. Diğer zengin c vitamini kaynakları kırmızı ve yeşil biber, kivi, brokoli, çilek, brüksel lahanası, ve kavundur. C vitamini tahıllarda doğal olarak mevcut değildir ancak bazı zenginleştirilmiş kahvaltılık tahıllara eklenmektedir. Askorbik asit, suda çözünür olduğu için ısı ile çabuk yok olabilir, bu nedenle gıdaların C vitamini içeriği uzun süreli depolama ve pişirme ile azalabilir. Buharda veya mikrodalga ile pişirme besinlerdeki c vitamini kayıplarını azaltabilir. Neyse ki C vitamin kaynağı birçok meyve ve sebze genellikle çiğ tüketilir. Günde beş değişik porsiyon meyve ve sebze tüketmek 200 mg'dan fazla c vitamini sağlayabilir.


C vitamininin Bazı Seçilmiş Gıda Kaynakları:

 

Yiyecek Miktar Miligram
Kırmızı çiğ tatlı biber 1/2 su bardağı 95
Portakal suyu 3/4 su bardağı 93
Portakal 1 orta boy 70
Greyfurt suyu 3/4 su bardağı 70
Kivi 1 orta boy 64
Yeşil tatlı çiğ biber 1/2 su bardağı 60
Brokoli pişmiş 1/2 su bardağı 51
Çilek taze dilimlenmiş 1/2 su bardağı 49
Brüksel Lahanası pişmiş 1/2 su bardağı 48
Greyfurt Yarım orta boy 39
Brokoli çiğ 1/2 su bardağı 39
Domates suyu 3/4 su bardağı 33
Kavun 1/2 su bardağı 29
Lahana pişmiş 1/2 su bardağı 28
Karnabahar çiğ 1/2 su bardağı 26
Patates pişmiş 1 orta boy 17
Domates çiğ 1 orta boy 17
Ispanak pişmiş 1/2 su bardağı 9
Yeşil bezelye pişmiş 1/2 su bardağı 8


C Vitamini ve Sağlık


C vitamininin antioksidan ve bağışıklık fonksiyonu üzerindeki rolü nedeniyle birçok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde yardımcı olabileceği düşünülmüştür. Kanser (önlenmesi ve tedavisi dahil olmak üzere), kalp-damar hastalıkları, yaşla ilgili maküler dejenerasyon (AMD), katarakt ve soğuk algınlığı üzeinde etkileri hala araştırılmaktadır.

Kanser önleme


Epidemiyolojik kanıtlar yüksek meyve ve sebze tüketiminin muhtemelen yüksek C vitamini içeriği nedeniyle birçok kanser türünde riski azalttığını düşündürmektedir. C vitamini in vivo olarak örneğin nitrozaminler gibi karsinojenlerin oluşumunu sınırlayabilir; bağışıklık tepkisini modüle eder ve antioksidan işlevi ile belki de kansere yol açabilecek oksidatif hasarı azaltır.

Çoğu vaka-kontrol çalışmaları diyetle alınan C vitamininin akciğer, meme, kolon veya rektum, mide, ağız boşluğu, larenks, farenks ve yemek borusu kanserleri arasında ters bir ilişki olduğunu göstermiştir. Kanserli kişilerde C vitamini plazma konsantrasyonları kontrol grubuna göre daha düşük bulunmuştur.

Ancak, prospektif kohort çalışmalardan elde edilen kanıtlar henüz tutarsızdır.


Kanser tedavisi
 

1970'lerde, Cameron, Campbell ve Pauling tarafından yapılan çalışmalar yüksek dozda C vitamininin terminal dönem kanser hastalarında yaşam kalitesi ve hayatta kalma süresi üzerinde olumlu etkileri olduğunu ileri sürdü. Ancak daha sonraki bazı çalışmalar bu bulguları desteklememiştir. Ileri evre kanser hastalarında iv olarak uygulanan (damardan) C vitamini plazma düzeylerini maksimuma çıkararak kanser hücrelerine toksik etki yapabilir. Fareler üzerinde yapılan denemelerde iv c vitamininin zor tedavi edilen tümörlerin tedavisinde ümit verebileceği düşündürmektedir. Yüksek konsantrasyonlardaki C vitamini pro-oksidan olarak hareket eder ve kanser hücrelerine karşı seçici toksisitesi olan hidrojen peroksit meydana gelebilir. Bu bulgular ve yüksek doz IV C vitamini verilmesinden sonra oldukça uzun yaşam sürelerine ulaşmış gelişmiş kanserli birkaç hastanın varlığı kanser tedavisi için bir ilaç olarak yüksek doz IV C vitamini kullanımının yeniden değerlendirilmesini desteklemektedir.

Ancak ek vitamin C ve diğer antioksidanların, kemoterapi ve / veya radyasyon ile etkileşimleri belirsizdir. Bu nedenle, bu prosedürleri geçiren bireyler, özellikle yüksek dozlarda C vitamini ya da diğer antioksidan takviyeleri almadan önce takip eden onkoloğa danışmalıdır.

Kardiyovasküler hastalık
 

Birçok epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen kanıtlar yüksek miktarlarda alınan meyve ve sebzelerin kardiyovasküler hastalık riskinin azalması ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Düşük yoğunluklu lipoproteinlerin (LDL) oksidatif modifikasyonunu da içeren oksidatif hasar, kalp-damar hastalıklarının önemli bir nedenidir ve riskin azalması kısmen bu besinlerin antioksidan içeriğinden kaynaklanıyor olabilir. Antioksidan özelliklere ek olarak c vitamini damar genişleme yeteneğini geliştirir ve ateroskleroz plaklarını azaltır. Ancak C vitamini alımı ve kardiyovasküler hastalık riski arasındaki ilişkiyi inceleyen prospektif çalışmaların sonuçları çelişkilidir .

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD) ve katarakt
 

AMD ve katarakt yaşlı kişilerde görme kaybının önde gelen nedenlerinden ikisidir. Oksidatif stres her iki durumun etiyolojisinde katkıda bulunabilir. Bu nedenle araştırmacılar, vitamin C ve diğer antioksidanların bu hastalıkların gelişimi ve / veya tedavisinde önemli bir rol oynadığını ileri sürmektedir. Ancak kesin olarak kanıtlanmış bir çalışma yoktur.

Soğuk algınlığı
 

Uzun yıllar boyunca, C vitamini soğuk algınlığı için popüler bir çare olmuştur. Ancak araştırmalar, C vitamini takviyesi veya C vitamini yönünden zengin gıdaların soğuk algınlığına yakalanma riskini azaltmadığını, sadece düzenli olarak C vitamini takviyesi alan kişilerde soğuk algınlığının biraz daha kısa sürdüğünü ya da belirtilerinin biraz daha hafif olduğunu göstermektedir. Soğuk algınlığı başladıktan sonra c vitamin alınması bir fayda sağlamamaktadır.

Aşırı C vitamini alımının riskleri


C vitamini toksisitesi düşüktür ve yüksek dozlarda alımının ciddi yan etkilere neden olmadığı düşünülmektedir. En sık görülen şikayetler gastrointestinal sistemde emilmeyen C vitamininin ozmotik etkisi nedeniyle ishal, bulantı, karın krampları ve diğer gastrointestinal rahatsızlıklardır.


Iowa 'da yapılan bir çalışmada menapoz sonrası diyabetli kadınlarda günde en az 300 mg diyet harici tamamlayıcı c vitamini alımının kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerde anlamlı olarak artış ile ilişkisi saptanmıştır. Bu etkinin mekanizması açık değildir. Yüksek C vitamini alımının özellikle böbrek bozukluğu olan kişilerde, böbrek taşı oluşumuna katkı sağlayabileceği, üriner oksalat ve ürik asit atılımını artırma potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir. Ancak,günde 30 mg ila 10 g arasında değişen C vitamini alımının üriner oksalat atılımı etkilerini değerlendiren çalışmalarda çelişen sonuçlar elde edilmiştir, bu yüzden C vitamininin aslında böbrek taşlarının gelişiminde rol oynayıp oynamadığı açık değildir.Ancak önceden hiperoksalürisi olduğu bilinen hastalarda C vitamininin böbrek taşı oluşumuna katkıda bulunduğuna dair güçlü kanıtlar vardır.

C vitamininin nonhem demir emilimini arttırması, yüksek C vitamini alımının aşırı demir emilimine neden olabileceğine dair teorik bir endişe oluşturmaktadır. Sağlıklı bireylerde, bunun önemi yoktur ancak, kalıtsal hemokromatozis olan kişilerde, C vitamininin yüksek dozlarda kronik tüketimi demir emilimini arttırarak doku hasarına neden olabilir.

Yararlanılan Kaynaklar:


http://ods.od.nih.gov/factsheets/VitaminC-HealthProfessional/


http://ods.od.nih.gov/factsheets/VitaminC-Consumer/


http://www.nlm.nih.gov/medlineplus/ency/article/002404.htm


http://lpi.oregonstate.edu/infocenter/vitamins/vitaminC/

 

 

10.10.2014
 

Menu

Bacak Estetiği  
Tüp Bebek-Bülent Tıraş  

 

 

 

 

 

Yeniler
 

Resveratrol ve Yaşa Bağlı Unutkanlık

Obezite tedavisi için ilk elektronik cihaz FDA onayı aldı

 Hayret Edeceksin
Parmaklarımızda kas varmıdır? Parmaklarımızda kas var mıdır?
Parmaklarımız ıslanınca neden buruşur? Parmaklarımız ıslanınca neden buruşur?
Yenilenen Vücudumuz Yenilenen Vücudumuz
 

 Yeni Konular

Dünya Doğum Kusurları Günü

Dünya Doğum Kusurları Günü

B Grubu Streptokok Enfeksiyonları

Meditasyonun Tıbbi Faydaları

Ateşli Havale (Febril konvülziyon)

 

 

 

 

Yeni Sayfa 1

 

Anestezi Çok Okunanlar
Vitamin - Mineral Çok Okunanlar
vitamin b7 potasyum fosfor vitamin d

B7 Vitamini (Biotin)

Vitamin H veya Biotin olarak da adlandırılan B7 vitamini bazı gıda maddelerinde küçük miktarlarda bulunan suda çözünen bir vitamindir.

 

Potasyum

Potasyum böbrek fonksiyonlarına ve kalp, iskelet ve düz kasların kasılmasına yardım eden temel bir mineraldir ve vücut hücrelerinin sıvı ve elektrolit dengesini sürdürmede sodyum ile birlikte çalışır

 

Fosfor

Fosfor vücudumuz için zorunlu minerallerden biridir ve vücutta en çok bulunan minerallerin kalsiyumdan sonra ikincisidir.

 

D Vitamini

D Vitamini yağda eriyen vitaminlerdendir. Daha çok iki şekilde bulunur.

 

      

alt

Gizlilik   l   Kullanım  l   İletişim  l   Reklam

© 1999-2014 www.populermedikal.com

 

Facebook'ta takip et        Twitter'da takip et       

 

DİĞER SİTELERİMİZ

Tıp Rehberi

Sağlığınız

Hayret Edeceksin

Bilim Club

Hayret Edeceksin TV